ON İKİ BÜYÜK BİD?AT

Abone Ol

1. EHL-İ Sünnete göre namazda başın takke, sarık, fes,

arakiye gibi bir islamî serpuşla örtülmesi, namazın edeb ve sünnetlerindendir.

Başı açık olarak namaz kılmak saygısızlıktır, tehâvündür. Eskiden bu bid at

yaygın değildi. Ehl-i Sünnet düşmanları çıkarttı ve yaydı.

2. Mü minlerin Kur an yazısını kullanmayıp Latin ve Frenk

alfabesini kullanmaları da bir kültür bid atidir. Anadili veya kültür dili

Türkçe olan Müslümanların mutlaka Osmanlıca bilmeleri gerekir. Elinde imkan

olan bütün Hocalar, Hocaefendiler, Şeyhler, Üstadlar, Ağabeyler ve sair

büyükler ve idareciler (kendilerine hürmetlerimi sunarım) bilhassa lise ve

üniversite gençliğine Osmanlıca öğrettirmelidir. Millî Eğitim Bakanlığı nın

(MEB) açtığı Osmanlıca kursları hem ücretsizdir, hem de mükemmel bir şekilde

okumayı yazmayı öğretmektedir. Bu konunun ihmal edilmemesi gerekir. Bu

coğrafyanın ve tarihin Müslümanları İslam yazısının bin yıldan fazla bir zaman

dilimi içinde kullanagelmişlerdir. Tarihimiz, edebiyatımız, kültürümüz, arşivlerimiz,

hafızamız bu yazı ile kayıt altına alınmıştır. İslam ve Kur an yazısını ihmal

eder, dışlarsak yabancılaşır ve köleleşiriz. Düşünelim bir kere: İsrail

devleti, niçin Latin yazısının almamış da, kendi İbranî yazısını kullanıyor

3. Müslüman kesim, kadın tesettür kıyafeti konusundaki

perişan halini de mutlaka ıslah etmelidir. Tesettür konusunda Kur an, Sünnet,

Şeriat, İslam ın yüksek medeniyet ve kültürü ne emr ediyorsa ona dönülmelidir.

Bugünkü rezil, gülünç ve rüküş gökkuşağı Süslüman kıyafetleriyle en uygun

şekilde mücadele edilmeli, hanımlarımız ve kızlarımız, onları kırmayacak ve

üzmeyecek şekilde uyarılmalı, Kur an yoluna sokulmalıdır.

4. Resulullah Efendimizin (Salat ve selam olsun ona)

vefatından sonra ilk çıkan bid atin, insanların doyduktan sonra yiyerek

semirmeleri olduğunu, Hz. Âişe validemiz beyan buyurmaktadır. Birtakım

Müslümanların aşırı şekilde tıkınmaları, aşırı şekilde israf etmeleri,

sağlıklarını kayb etmeleri faciası, rezaleti, beyinsizliği ile mutlaka ve en

uygun şekilde mücadele edilmelidir. Allah müsrifleri sevmez.

5. Zamanımızın kötü ve çirkin bid atlerinden biri lüks ve

pahalı cep telefonu bağımlılığı ve manyaklığıdır. Bu cihaz, lazımsa, ihtiyaçsa

elbette kullanılacaktır ama asla statü haline getirilmeyecek ve ona bağımlı

olmaktan uzak durulacaktır.

6. Din konusundaki en tehlikeli bid atlerden biri, bazı

câhil ve gafil Müslümanların; kötü düzenleri ve sistemleri hakmış doğruymuş

gibi görmeleri ve benimsemeleri, onlardan razı ve hoşnut olmalarıdır. Müslüman

halkın ve gençliğin bu konuda da uyarılması, aydınlatılması, bilgilendirilmesi

gerekir. İslama, Kur ana, Sünnete, Şeriata aykırı ve zıt kötü düzenler ve

sistemler hiçbir zaman iyi veya eskisine göre daha iyi olmaz. Bu konuda

bilenlerin bilmeyenleri uyarmaları ve düzeltmeleri gerekir. Bu hizmeti ve

vazifeyi yapmazlarsa sorumlu olurlar, vebal altında kalırlar.

7. Bir ara reformcular camileri sandalye, tabure, sinema

koltuğuyla doldurmak konusunda kampanya başlatmışlardı. Bu da çirkin bir

bid attir. Şeriatımız ve fıkhımız, ayakta namaz kılamayan kimselerin nasıl

namaz kılacağını açıkça bildirmektedir. Camilerimizin kiliseler gibi oturakla

doldurulması gizli ve derin reformculuk hareketinin bir teşebbüsüdür ve buna

bütün samimî Müslümanların karşı çıkması gerekir. Bu konuda, Ehl-i Sünnetin

yılmaz savunucusu muhterem Enver Baytan hocamızın Sandalyede Namaz Meselesi

isimli risalesi okunmalı ve camilerdeki bütün dinde reform sandalyeleri

atılmalıdır. (Adı geçen broşür, İstanbul Sultanahmet Vakfı İSVA yönetim kurulu

üyesi Ramazan Apaydın beyden temin edilebilir.)

8. Minarelerdeki ve camilerdeki aşırı ve madenî sesli,

akustik ilmine ve tekniğine riayet edilmeden rastgele monte edilmiş vahşi

hoparlörler de büyük bir bid attir ve ses terörü ile ezana ve namaza zarar

vermektedir. Bu da mutlaka zabt u rabt altına alınmalıdır. Lazımsa,

gerekiyorsa, zaruretse olsun, lakin akustik ilmine riayet edilsin, fıkıh bu

konuda ne diyorsa ona kulak verilsin ve uyulsun.

9. Müslüman halkın ve gençliğin büyük kısmının beş vakit

namazı terk etmesi toplumu yıkacak çok büyük bir bid attır ve bütün Müslümanlar

bu konuda derin derin düşünmeli ve tedbir almalıdır. Resulullah Efendimiz

(Salat ve selam olsun ona) Namaz dinin direğidir buyurmuş ve Müslümanların

çoğunluğu onu terk etmiş Böyle bir İslam toplumu ayakta durmaz. Bendeniz nâçiz

bir yazar olarak bu kadar uyarabiliyorum. Ellerinde milyarlarca dolarlık

imkanlar bulunan sorumlular, Müslüman halkı ve gençliği namaz konusunda yeteri

kadar uyarmazlarsa büyük vebal altında kalırlar.

10. Cami altlarındaki, bahçe ve avlularındaki paralı,

yaftalı, reklamlı WC ler de çirkin bir bid attir. Kutsal mekanlarda hela

ticareti yapılması ayıptır, utanç vericidir. Vakıflar idaresinin cami

helalarını açık arttırma ile kiraya vermesini doğru bulmuyorum.

11. Bilhassa cuma günleri camilerde makbuzsuz olarak para

toplanmaktadır. Cumanın farzı biter bitmez, masa kuruluyor, üzerinde karton bir

koli ve bir kimse, Sünnet ve zuhr-i âhir namazı kılan cemaati rahatsız ve

tedirgin ederek yüksek sesle para para para diye bağırıyor. Zaten huzurumuz

yok, bir de bu para feryatları büsbütün huzursuz ediyor. Müftülükler ve

Diyanet, kanunlara aykırı bu çirkin bid ati önlemiyor.

12. Zamanımızın, İslama ve Ümmete en ağır darbeyi vuran

hain bid atlerinden biri, imamlığın (istisnalar dışında) parayla namaz kıldırma

memurluğu statüsüne getirilmiş olmasıdır. Bir Müslüman olarak bu konudaki

haklarımı sorumlulara helal etmiyorum. Mihraplara icazetli alim ve faqih olan,

hem İslamı iyi bilen, hem de çağdaş genel kültüre sahip bulunan, ihlaslı,

taqvalı, yüksek ahlaklı, faziletli, fedakar, mürüvvetli, Resulullah Efendimizle

irtibatlı kimseler geçirilmelidir.

04 .12.2015