Ramazan on bir ayın sultanı! Müslümanlar için fırsat ve imkân ayı. On bir ay İslami değerleri görmezden gelen boyalı basın ve TV’ler bile Ramazan geldi mi bir başka oluyorlar. İftar ve sahur programları, dini içerikli dizi/filmler, saatlerce ekranlarda sohbet eden hoca efendiler. Seç beğen al!
Yıllardır ekranların gediklisi olan hocalar da var elbette. Onlar iftar / sahur programlarında etkili konuşmaları ve özellikle Ramazanla ilgili sorulara verdikleri cevaplara göre gündemimizde yer işgal ederler. Kimisi lahuti sesiyle kütüğün ağlayışını anlatıyor, kimisi olmadık sorulara acayip cevaplar vererek herkesi şaşırtıyor. Hele Sahabenin hayatı kimisi için çoktan kazanç kapısı haline gelmiştir. Anlatmaya başladı mı Sahabenin hayatını hüngür hüngür ağlatıverir dinleyenlerini. İşin daha enteresan yanı ise Ramazan ayı olması hasebiyle oruç ön planda olduğundan orucu neyin bozup neyin bozmadığına yönelik sorular sorulur hocalara genellikle. Oysa yüzlerce yıldır orucu bozan veya bozmayan şeyler hep aynı değil midir Her evde bulunduğuna inandığım İslam ilmihalini açıp okusa insanımız pek çok konuyu oradan öğrenecek. Ama ne hikmettir her Ramazan hep aynı sorular sorulur ve cevapları de hep aynı olur elbette. “Hocam denize girince oruç bozulur mu ”, “Hocam sakız çiğnemek orucu bozar mı ”, “Hocam sahurda ezan okunurken uyandım bir şeyler atıştırdım orucum kabul olur mu ”, “Hocam annemden fırça yedim orucum zarar görmüş müdür ”, “Hocam oruçluyken bilgisayar oyunlarında zombi, yaratık gibi şeyleri öldürmek caiz midir ” vs.
Bu anlı şanlı hocalarımız da her sene aynı konuları anlatır dururlar. Ekranlarda saatlerce halkı uyarmak vazifesini deruhte etmiş olan bu hocalarımız bu işi oldukça yüksek meblağlarla ifa ederler üstelik. Peki, bu on binlerce lira ücretli hocaların İslam’ın temel meseleleri ile ilgili hiç mi görüşü olmaz Ellerine imkân geçmişken halkı aydınlatalım, temel ve önemli İslami bilgileri de arada öğretelim diye neden düşünmezler Mesela İslam coğrafyası kan ağlarken İslam birliğinden, ümmet bilincinden niçin bahsetmez bu hocalarımız Ya da en büyük cihat zalim idareciye karşı Hakkı haykırmaktır neden demezler Faizin, zinanın haram olmasından tutun da Müslümanların kardeşliğine kadar pek çok konuda hazır fırsat bulmuşken neden halkı bilinçlendirmezler Tesettür konusundan pek bahsetmezler hele kimilerinin yanında duran hanım hanımcık sunucular varken değinecekleri varsa da değinmeden başka konulara geçiverirler.
Cihat ayetlerinden bahsetse farzı muhal sunucular hemen geçiştiriveriyorlar bu konuyu. Gündemlerinde cihat, mücahit lafızları olmuyor veya olması istenmiyor nedense bu hoca efendilerimizin.
Ya Müslümanlara ne demeli! Ülkemizde ve İslam dünyasında onca sorun varken, üstelik Ramazan ayı gibi her anı rahmet ve bereket olan bir zamanda nelerle uğraştığımızın farkında mıyız sizce Hani bizler bir duvarın tuğlaları gibi olacaktık ya da bir bedenin uzuvları gibi Şöyle bir düşünün bakalım ciddi bir İslami mesele hakkında eşinizle, dostunuzla uzun uzun en son ne zaman konuştunuz Ümmetin dertleriyle ne zaman dertlenir oldunuz ya da o dertlere merhem olmak için ne gibi faaliyetlerde bulundunuz Eğer bu ülkenin Müslüman halkı bu tür dini programlara prim vermemiş olsa ne hocalar aldıkları onca paraya rağmen böyle konuşur ne de TV’ler böyle programlar yapmayı düşünür. Galiba hepimizin işine geliyor böylesi durumlar. Hiç kimseyi ilgilendirmiyor Arakan, Doğu Türkistan, Filistin, Mısır, Suriye… Bizler denize girmenin orucu bozmadığını, sakız çiğneyince tüm sorunların halledileceğini, fırça yenilince oruca halel gelmediğini öğrenerek, bilgisayar oyunlarında daha çok zombi öldürüp daha çok sevap kazanmayı pek sevdik. Kendimize hiç sormadık dünyanın bir yerinde mazlum bir kardeşim öldürülürken benim hâlâ sakız çiğnemem doğru mu diye!
Minik bir tebessüm
Yamazan
Adamın biri yürürken bir çocuk görür ve çok sevimli bulduğu çocuğa:
* Senin adın ne bakayım. Dur baş harfini söyle ben tahmin edeyim der.
Çocuk cevap verir: Y.
Adam başlar saymaya Yasin, çocuk iki yana başını sallar. Adam Yusuf der, çocuk yine iki yana başını sallar. Adam bildiği tüm erkek isimlerini sayar ancak bulamaz çocuğun ismini.
Bu kez kız isimlerini sayar ancak yine bulamayınca iyice sinirlenir ne senin adın diye çıkışır çocuğa.
* O da cevap verir: Yamazan
İlgilisine Notlar:
* “Cahilin en büyük kusuru; kendi kusurlarını görmemesi ve nasihat dinlememesidir.” Hz. Ali
* “Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur.” Cemil Meriç
* Dini okuduğu romanlardan öğrenen dindarın dini yaşantısı da romanlaşır.
* Mutlu olmak için fazla şeye ihtiyaç yoktur aslında. Elinizde kahve fincanı ve gözlerinizin önünde manzara olması yeterlidir.