Futbol alanının uluslararası ölçüleri 105x68dir. Yani 7 bin 140 metre kare oluyor bu alan... Ve bu alanda 11er kişiden 22 futbolcu bir tek topun peşinde koşuyor. Ve bu mücadeleyi, hele hele son yıllarda eskiye oranla yüzde bin bir alan-vücut kapışmasına neden olmaktadır, sadece ve sadece bir orta hakem yönetmektedir. Bu nedenle de kararlarda daha yerinde olmak adına da son yıllarda iki adet çizgi hakemi eklenmiştir bu ortadaki garibana... Hatta hatta daha önceleri bir de dördüncü hakem konmuştur saha kenarına... Eh bir de iki eski deyimle iki adet yan hakem, yani yeni deyimiyle iki de yardımcı bulunmaktadır. Burada bakınca bir futbol maçını yönetmenin ne kadar zor olduğu kabul görmüştür. Şunu da ilave etmek isterim ki, hiç bir spor dalında kısa sürede bu kadar çok hakem ilave edilmemiştir oyun alanlarına...
Devam edelim ki, kavgacı değil bilgi aktarıcı olduğumuz bir kere daha anlaşılabilsin. Zaten mesleğimizin ana ilkesi de budur. Efendim; Uluslararası kural belirleyici, yani International Board der ki, "Bir hakem, şayet direkt olarak maçın skoruna etki etmemişse, yüzde 40 hata ile maçı yönetmiş ise, o hakem o maçı iyi yönetmiş sayılır. Sanırım burada 22 oyuncu, tek top ve o dev ölçüler dikkate alınmıştır.
Yine devam... Fransanın İrlandayı Dünya Kupası yolundan eden elle atılan gol hem yardımcı, hem çizgi hakemi, hem de orta hakem tarafından atlanmıştır. İsveçli o hakem bu kararından sonra ipe çekilmemiş, tam tersine 15 gün sonra Şampiyonlar Liginin en kritik maçı sayılan Beşiktaş- Spartak Moskova maçı verilmiştir. Bununla da yetinilmemiş, kendisi hemen 21 gün sonra Dünya Kupasında göreve çıkmıştır. Maradonanın eliyle attığı golü veren hakem de İngiltere gibi futbolu icat eden ülkenin Dünya Kupasından elenmesine neden olmuş olmasına rağmen düdük çalmaya devam etmiştir.
Ve de bazı yazar ve kendini yorumcu sananların, hatta bazı kendini kulüp yöneticisi sayanların "Pazarlıklı hakemler" iddialarını da burada kanıtlamaya davet ediyorum. Yoksa sizler birer müfterisinizdir.
Evet, Galatasarayın ilk golünde Podolskinin ayağından kontrolden kaçıp seken top, devamla sol kolunun pazı kısmıyla temas etmiştir. Topun ayaktan sekmesinden sonra oyuncunun kolları açıkken, aynı kol öne değil arkaya yöneltilmiştir. Bu refleks topun arkaya kaçmasını mı önlemeye yöneliktir yoksa göğsü arkaya alıp topun yeniden vuruş için öne inmesine mi İşte bu! Hakemlerin üçünün de konumları derslik bir üçgendir. Ben kolla oynama veririm. Ama İsveçli hakem vermemiştir. Maradonanın icraatındaki hakem de vermemiştir. Bizim yerli de öyle...
Maç mı Nelerle uğraşıyorum Ya Rabbim! Bu Yasin Galatasaray oyuncusu değildir. Bu bir tekrar görüştür. Sabri, Denajerden daha iyi sağ bek oynar. Bu bir vazgeçmediğim görüştür. Bu koşullarda Umutsuz olmaz. Abdullah Avcı kardeşimiz de yaptığı saçmalık dolu değişiklikleri için bu kulüpte kime hesap verir bilemem... Orta sahanı yok et ki, o ana kadar tekleyen Sneijder gibi bir usta iş yapsın... Ardından da maçı hepten kaybet!
Hepsi bu dostlar! Bilmediğimi öğrenmeye hep çok hevesli, çok istekli olan bendenizin bu yazısını bir kaç kere okuyun derim.