Ölüm şerbeti

Abone Ol

“Her canlı ölümü tadacaktır.” Bu hüküm Allah (c.c.)’nün kesin emridir. Bu emir gereği hepimiz bu dünyada sınanıyoruz. Nefes sayımız tükenince ebedi âleme gideceğiz. Buna mü’minler “İnnalillâhi ve innaileyhirâciun…” diyerek teslimiyetlerini ikrar ederler. Kimisi kimisinden önce gider. Arkada kalanlar ibret ala ala akıbetlerine ulaşırlar. Allah (c.c.) hepimize iman, Kur’an ve hidayetle gitmeyi ihsan etsin.

Son bir ay içinde iki sadık dostumu Aşık Veysel Şatıroğlu’nun “sadık dostum” dediği kara toprağa tevdi ettim. İnanır mısınız bunlardan çok sarsıldım. Evet, ben de gideceğim ama dosttan ayrılmak zor oluyor. Allah ayrılıkları çok zor olan dostlarla dost olmayı nasip etsin.

Bunlardan ilki Zeytinburnu’nda İmam-Hatiplik yaptığım dönemde bulunduğum câmide Ramazan aylarında öğle namazından önce gelip unutamadığım duruş, ses, vakar ve ihlâsla okuduğu Kur’an ayetlerinden aldığım hazzı yaşatan Hafız Kadir Temel kardeşimdir. Kadir Temel Kur’an-ı Kerim’i çok güzel okurdu. Etrafına daima iyi örnek olurdu. Çok ihlâslıydı. Besmelesiz ne bir şey konuşur ne de bir fiilde bulunurdu. Asla menfaatperest değildi. Yaptığını Allah (c.c.) için yapardı. Biz hayatta birçok tavır ve davranışı ondan öğrendik. Hep dünyanın bir imtihan sahnesi olduğunu hatırlatırdı. Onun davranışları yanındakilere Allah (c.c.) ve Rasûlüllah (s.a.v.)’i asla unutturmazdı.

Hafız Kadir Temel’in muhterem babaları İstanbul /Fatih semtinde bulunan Pirinci Sinan Kur’an Kursu’nda Kur’an-ı Kerim hocasıydı. O dönemde Zeytinburnu’ndan Fatih’e haftanın birkaç gününde gider Kur’an talimi yapardım. Çok şeyler öğrendim. Özel Kur’an-ı Kerim dersi aldığım hocamdan kendimi inanılmaz derecede geliştirdiğimi hiçbir zaman unutmadım ve unutamam da. Allah razı olsun… Mekânı Cennet olsun…

Hafız Kadir Temel daha sonra Ankara’ya hicret etti. Bir hacc yolculuğu sebebiyle Diyanet İşleri Başkanlığı müfettişlerinden birinin kendisini Diyanet yetkililerine müsbet rapor vererek zamanın Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yanında bulunan Kocatepe Camii İmam Hatipliğine getirilmişti.

Ben Ankara’ya her gidişimde Hafız Kadir Temel’e uğrar arkasında cemaat olup namaz kılar kendisiyle zamanın elverdiği oranda sohbet ederdim. O tatlı tebessümü ile beni uğurlarken çok içten bir birlikteliğimizin hazzını yaşardık. Son görüşmemizde emekli olduğunu buna da yakalandığı nefes darlığı probleminin sebep olduğunu söylemişti. Son görüşmemizde onun Kur’an okuyuşunu bu rahatsızlığı sebebiyle dinleyemedim.

Bir gün sabahleyin oğlum Mustafa telefonla arayıp vefatını bildirdi. “İnnalillahi ve innaileyhirâciun…”diyebildim. O andaki rahatsızlığım sebebiyle cenazesine katılamadım.

Allah Hafız Kadir Temel hocama mağfiretiyle muamele buyursun diye dua ediyorum.

İkinci kaybım K. Naci Doğan kardeşimi de önümüzdeki günlerde yazacağım, inşaallah…

Mekânları Cennet olsun…