"Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et"

Abone Ol

Gerçek Müslümanın hali, işi, gücü, ibadeti, taati, nefsi ile olan mücadelesi Ramazan ayı içinde ne ise; Ramazan ayının dışında da bunlar yine aynıdır. Ramazan ayı, ibadet mevsimidir de, diğer aylar isyan mevsimi mi Bu sebeple Ramazan ayından sonra bunları terk etme veya ihmal etme diye bir şey yoktur. Bunun için, Ramazan ayındaki ibadet ve taata devam edişimizde bir eksilme olmasın. Her zaman ALLAH Teâlâ nın  emirlerini yerine getirmek lazımdır. Çünkü Müslümanlık, mevsimlik bir elbise değildir ki, belli bir ay gelince giyilsin, o ay çıkınca da çıkarılsın. Müslüman, yaşadığı sürece dinin emir ve yasaklarına uymak mecburiyetindedir. Bu hususta Cenâb-ı Hakk:

"Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et" (Hicr Sûresi:99) buyurmaktadır.

Evet Ramazan ayı bitti, amma vazifelerimiz, ibadet ve kulluk bitmemiştir, devam etmektedir. Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimiz de bir çok hadis-i şeriflerinde ibadete devamı teşvik etmiştir. Hz. Aişe (R.Anha) validemizden rivayete göre, Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimize: Amellerin hangisi ALLAH Teâlâ ya daha sevimlidir diye sorulunca, (S.A.V.) Efendimiz:

" Az da olsa, en devamlı yapılandır." buyurmuştur. (Buhari, Rikak:18; Müslim, Müsafirin:216-218; Ebu Davud, Tatavvu:27; Nesei, Kıyamü l-leyl:19; İbn-i Mace, Zühd:28; A.b.Hanbel:2/250)

Anlaşılıyor ki, daimi surette yapılan az ibadet, bir müddet sonra kesilen çok ibadetten daha hayırlıdır. Çünkü daimi surette yapılan ibadet, az bile olsa ALLAH Teâlâ ya itaat zikir, murakabe, niyet ve ihlası devam ettiriyor demektir. Bu devam sayesinde az amel devam etmeyen çok ameli kat kat geçer ve daha etkili, daha tesirli olur. Bir varil suyu, bir beton üzerine birden boşaltsanız, o beton üzerinde kalıcı bir etkisi, tesiri olmaz. En fazla tozunu-toprağını giderebilir. Fakat o varil suyu iki metre yukarıya asıp, altından bir delik delseniz, o delikten beton üzerine düşen damlalar, düştüğü yerde mutlaka kalıcı bir etki, kalıcı bir tesir yapar. İşte ibadetler de aynen böyledir. Az da olsa devamlı yapılan ibadetler maneviyatımız, ruhumuz üzerinde daha etkili, daha tesirli olurlar.

Binaenaleyh, yalnız Ramazan ayı gelince camilere koşmakla iş bitmez. Buna bayramdan sonra da devam etmeli ki, yüreklerimiz parlaklığını, ruhumuz yüksekliğini muhafaza etsin. Sadece Ramazan Müslümanlığı yapan, kulluğunu Ramazan ayına tahsis eden, Ramazan ayı çıktıktan sonra: "ALLAH a ısmarladık namaz, Kur an-ı Kerim, cami. Ben tam onbir ay istirahatliyim. Arada sırada Cuma ve bayramlarda seni ziyarete gelirim!" kabilinden Müslüman olanlara derim ki: ALLAH a karşı vazifelerimizi yapmak sadece Ramazan ayına mahsus değildir. ALLAH ve Resûlü nün emirleri sadece Ramazan ayına tahsis edilemez. Onlar hayatımız boyunca tatbik edeceğimiz ilahi düsturlardır.

O halde ibadetlerimizi Ramazan ayı çıktı diye kesivermeyelim. ALLAH ın verdiği sağlık ve rızık gibi sayısız nimetlerinden her an ve her zaman yararlandığımıza göre O na olan şükür ve kulluk borcumuzu da her zaman yerine getirmek zorundayız. Esasen kul olduğumuza göre ve ölünce O nun huzuruna varıp rahmetini ve cennetini isteyeceğimize göre ibadetlerimize devam etmekten daha normal bir şey olamaz.

Şevval ayındaki altı gün orucu sakın ihmal etmeyelim. Ramazan-ı şerif ayından sonraki Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehabtır.13 Çünkü Ebû Eyyüb el-Ensarî (R.A.) den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimiz:

"Her kim Ramazan orucunu tutar, sonra peşinden Şevval ayından da altı gün oruç tutarsa, bütün sene oruç tutmuş gibi olur." buyurdu. (Alemgir, el-Felavai-Hindiyye, 1/201)