Olmayanı bile tükettiren "tüketim toplumu" anlayışı

Abone Ol

Sanayileşmenin getirdiği tüketim toplumu olma arzusu ya da yönlendirmesi, dar gelirli ailelerin korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Bu yüzden de kendine telkin edilen her vaade umut bağlamaktadır.

İletişim araçlarının, özellikle de televizyonun buyruğu altına giren insan, sanki tek çarenin tüketmek olduğu inancına kapılmaktadır. Türk insanının geçmişten getirdiği geleneğine, felsefesine de ters olan bu durum aileleri perişan etmektedir. Hatta bu yüzden birçok olumsuzluğa mubah gözüyle bakmasına sebep olmaktadır.

Var olanı değil, olmayanı bile tükettiren tüketim toplumu anlayışına kendini kaptıran insanlar, var oluş özelliği ile hiç de bağdaşmayan ve barışmayan bunalmayı, bunalımlı olmayı doğallaştırmaktadır.

Yokluktan anlamamak, elinde olanla yetinmemek gibi hususlar ayağını yorganına göre uzatma anlayışını da geçmişin derinliklerine gönderdi.

Borç alma, borç verme gibi insanları birbirine yaklaştıran ve hatta kaynaştıran eş-dost, arkadaş, akraba gibi unsurları da ortadan kaldıran kredi kartları, tüketmenin, daha çok tüketmenin çağdaş aracı olmanın hazzını yaşatıyor bankalara...

İnsan olmanın erdemleri arasında sayılan "kılleti taâm" (az yeme), "kılleti menâm" (az uyuma), "kılleti kelâm" (az konuşma) gibi hasletler tasavvuf kitaplarının sayfaları arasında kalmış durumdadır.

İsraf haramdır. Hangi konuda israf haramdır Elbette israf olarak değerlendirilen her konuda... Öncelikle yemede içmede, giyimde kuşamda... Az ile yetinmek, kanaatkâr olmak önemli insan hasletlerindendir.

Sabır, koruğu bile üzüm yapar. İnsanın hamını olgunlaştırır sabır... İnsân-ı kâmil olmak sabrın ürünüdür. Sabır iradenin kardeşidir. İrade varsa sabır da vardır. İradesine hâkim olan "canlı", insan olma mertebesine yükselir. Çünkü nefis insanı azdırır. Nefis devreye girince irade pencereden çıkar.

İnsanı bunaltan, aileleri çökerten, onları mutluluğa hasret eden, iradenin yerine nefsin devreye girmesidir. Çünkü nefis istiyor, çok şey istiyor. Var olanla yetinmesine müsaade etmiyor. Nefis, tüketim toplumunun en belirgin vasfıdır. Tüketim, nefse ait bir olgudur. Dolayısıyla televizyonların hedefinde "nefis" vardır. Kitle iletişim araçları nefse hitap eder ve insanı en hassas noktası olan nefsinden yakalar.

Tüketim toplumu felsefesi "sürekli tüket" diyor. Tüketimin en önemli özelliği de para harcamaktır. Bir taraftan "ye" diyor, bir taraftan "giy" diyor. Çeşit çeşit yiyecekler var. Onlara özendiriyor insanı, aileleri yemeye alıştırıyor. Yeni şeyler "giy" diyor, "moda" diyor. İnsanın nefsini okşayan türlü türlü yiyecek ve giyecekler var. Tüketim toplumunun en büyük özelliği üretmesidir. Üretecek ki tüketsin. Tüketecek ki üretsin.

Yediriyor, yediriyor, sonra da yediklerini eritmesi için "tüketim salonları" açıyor. Koşturuyor, hoplatıyor, zıplatıyor. "Sen dünyanın en güzel insanısın" diyor ve ona "tüketim morali" depolatıyor. Oradan aldığı moralle "tüketici" tüketmeye devam ediyor. "Mutluluk tüketmektir" ya da "Tüketmek mutluluktur" felsefesi, zamanla toplumun mutluluk felsefesi haline geliyor. Günlük konuşmaların, sohbetlerin, dostlukların en önemli malzemesi tüketmenin, daha çok tüketmenin tahrik edilmesi şeklinde ortaya çıkıyor. Peki bu hep böyle mi olacaktır Bütün bu olumsuzluklardan uzak veya müstağni kalmak, çok daha mütevazi ve mutlu aileler olarak yaşamak mümkün olmayacak mı

Dünyanın ve dünyalıkların geçiciliğinin farkına varmak mümkün olmayacak mı Aslında hepimiz veya en azından birçok kimse biliyor ki dünya "fânî"dir. Geçici olana bağlanmanın anlamsızlığı basit bir muhakeme ile de halledilebilecek bir meseledir aslında!

Bireysel veya toplumsal görevler konusunda herkes üzerine düşeni başkasının üzerine atmakta oldukça mahirdir. Birçok sorumluluk devletten ya da birtakım özel veya resmî kurum ve kuruluşlardan beklenmektedir.

Kimse, "Benim kişisel sorumluluğumun önceliği var" demiyor, demek de istemiyor. Çünkü sorumluluktan kaçıyor. Oysa asıl olan ya da olması gereken bireysel sorumluluktur.

Herkes üzerine düşen görevi yerine getirse, önümüzde duran ve gözümüzü korkutan sorunların ortadan kalktığı görülecektir.