Olmayacak hayaller kuranların kaçınılmaz sonu!.

Abone Ol

AK Partİ adayı İsmet Yılmaz’ın Meclis Başkanı seçilmesinin ardından özellikle CHP’nin büyük bir hayal kırıklığı yaşadığı, bunun sonucu olarak da öfkeye kapılındığı gözleniyor. CHP sözcülerinin açıklamalarına bakıldığında sanırsınız ki CHP ile MHP arasında Meclis Başkanı olarak Baykal’ın seçileceği yönünde bir anlaşmaya varılmış. Hâlbuki böyle bir anlaşmanın olmadığı, hatta olamayacağı Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin günlerden beri yaptıkları açıklamalardan anlaşılıyordu. Kılıçdaroğlu kendince bir blok oluşturmuş, CHP ile MHP birlikte hükümet kuracak, HDP’de bu oluşuma dışarıdan destek verecek izlenimi oluşturmaya çalıştı. Hâlbuki böyle bir bloğun oluşması mümkün değildi. MHP’nin HDP desteğinde bir koalisyonda yer alması kendisini inkâr anlamına gelirdi. Aslında seçmenin oyları ile Meclis’e girmiş tüm partilerin birbirlerine aynı mesafede olmaları gerekir diye düşünülebilir. Ama bu iş bizde hiç de böyle gitmedi/gitmiyor. Çünkü bazı partiler toplumu kamplaştırarak oy toplamaya soyundular. Böyle olunca da isteseler de bir araya gelmeleri mümkün olmadı/olmuyor.

Meclis Başkanı’nın seçilmesinin ardından Başbakan Davutoğlu’nun, “Blok çöktü” şeklindeki değerlendirmesi de aslında bir gerçeği ifade etmiyordu. Çünkü oluşmamış bloğun çökmesi de söz konusu olamazdı. AK Parti dışındaki partilerin bir blok oluşturarak Meclis Başkanı’nı seçmesi ve hükümeti kurması Kılıçdaroğlu’nun hayalini oluşturuyordu. Bunun içindir ki Bahçeli’ye Başbakanlık teklif ediliyordu. Hükümeti kurmakla bir görevlendirme yapılmadan Kılıçdaoğlu’nun böyle bir teklifi nasıl olup da dillendirebildiği ayrı bir  konu olmakla birlikte bu teklife Bahçeli’nin verdiği tepki ortada iken CHP-MHP-HDP arasında bir bloğun oluştuğundan söz etmek de gerçeklerle bağdaşmıyor. Bu bakımdan Meclis Başkanı seçiminde MHP’nin tarafsız kalarak İsmet Yılmaz’ın seçilmesini blok çökmesi olarak nitelendirmek mümkün değildir. Kaldı ki, partilerin Meclis Başkanlığı seçimine takılıp kalmaları, özellikle CHP’lilerin MHP’ye yönelik ağır söylemleri koalisyondan da ümitlerini kestikleri anlamına gelir. Belli ki, AK Parti ile bir koalisyon kurabilecekleri yönündeki Kılıçdaroğlu’nun geçmişte yaptığı açıklamaları da bu söylem geçersiz kılıyor. Hâlbuki Meclis Başkanlığı seçimi geride kalmış, önümüzde hükümetin kurulması vardır. Meclis Başkanlığı ile hükümet kuruluşunu birbirine karıştırmak da doğru bir yaklaşım değildir.

Peki, CHP ve MHP Meclis Başkanlığı seçiminin ardından birbirlerine yönelik yaptıkları ağır ithamları bir kenara bırakabilseler bile hükümetin kurulması kolay bir iş midir Hemen belirteyim ki, hükümetin kurulması, ülkenin yeni bir krize sürüklenmemesi toplumun çoğunluğunun arzusudur. Ancak, eğer geçmişte yapılan açıklamalar da ısrar edilirse bilinmelidir ki, CHP ve MHP ile bir koalisyon kurmak çok zordur.

Çünkü daha hükümet kurma temasları başlamamış iken Kılıçdaroğlu ve Bahçeli sıraladıkları şartlarla Davutoğlu’na, “Hükümet kurmak için bize gelmeyin” mesajı vermişlerdir. Buna rağmen elbette koalisyon hükümeti kurulabilir ama Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin daha önce ileri sürdükleri şartlardan vazgeçmeleri gerekiyor. Bunu yapabilirler mi bilemiyorum ama siyasette, “Dün, dünde kaldı” mantığı geçerliliğini hâlâ koruyorsa yeni hükümet kurulabilir. Aksi halde bir erken seçim gündemimizden düşmeyecektir.