Öldüren sevgi, sevgi değildir

Abone Ol

Hrant Dinkin öldürülme haberi cuma günü bir anda ülkemizin gündemine bomba gibi düştü. Haberi ilk duyduğumda geçmişte belli hedeflere varabilmek için ülkenin gündemini germek isteyen, böylece bir müdahalenin gerekli olduğuna insanımızı inandırmaya yönelik bir provokasyon olabileceği aklıma geldi. Ancak, biraz düşününce böyle bir provokasyonun ülkemize vereceği zarar beni gerçekten huzursuz etti. Çünkü, ABD ve ABde ülkemiz aleyhinde özellikle sözde Ermeni soykırımı iddiaları etrafından estirilen rüzgara bu cinayet güç kazandıracaktı. Diyebiliriz ki, Hrant Dinkin öldürülmesinin Türkiyeyi düşünme ve sevme ile bir bağlantısı olamazdı. Çünkü, görünen oydu ki, gerek Ermenistan gerek dünya Ermenileri bu olayı Türkiye aleyhine kulanacak, bunu bir fırsat olarak göreceklerdi.

Yine bu olayı ABD, Ortadoğuya yönelik planlarında Türkiyeye biçtiği rolü oynatmak için ülkemizi köşeye sıkıştırmada kullanabilirdi. Öbür yandan başından beri ülkemizi ABye almak istemeyen cephe bu çabalarını haklı gösterebilmek için yeni malzeme ele geçirmiş oluyorlardı. Bir bakıma bu cinayet ABnin bir Hristiyan Birliği olduğu gerçeğinin gizlenmesine vesile olarak kullanılabilir.

Özetle Hrant Dinkin katli her bakımdan ülkemize zarar verecek bir olaydır. Bu bakımdan hiç kimse ülke sevgisi arkasına sığınarak bu cinayetine gerekçe arayamaz, arayanlara ise aklı başında olarak bakılamaz. Kaldı ki, birileri kendi başlarına harekete geçerek birilerini ülke düşmanı ilan edip bu düşmanı ortadan kaldırma hakkını hiçbir sebeple kendilerinde göremezler. Görenler var ise bunlar ruh sağlığı yerinde olmayan kişilerdir.

Eğer Hrant Dink böyle bir mantıkla öldürülmüş ise -şahsen buna ihtimal vermiyorum- böyle bir sevgi olmaz olsun demek gerekir. Bu noktada bir hikaye aktarmak istiyorum.

Adamın birisi karısını öldürmekten yakalanıp mahkemeye sevkedilmiş. Duruşmasında Hakim, sanığa, "Yavrum anlat bakalım. Karını niçin öldürdün " diye sorunca sanık gayet masun ve sakin bir şekilde, "Hakim Bey. Karımı çok seviyordum, dayanamadım öldürdüm" karşılığını vermiş. Böyle bir mantığın kabulü mümkün olabilir mi

Seven sevdiğini bırakın öldürmeyi zarar verebilir mi Öldüren sevgiye sevgi denebilir mi Sevgi hayatı anlamlı kılan, çevresine güzellikler saçan bir duygu olmaktan çıkıp öldüren bir ruh haline bürünmüşse Allahın insanımızı bu tür sevgiden korusun diye dua etmek durumundayız.

Aslında Hrant Dink cinayeti etrafında çok şey söylemek mümkün. Katil ya da katillerin lanetlenmesinden tutun da, geçmişte yaşadığımız benzer olayların dökümünü yapmaya kadar. Ancak, bunlar şu anda pek önemli değil.

Şu anda önemli olan faillerin en kısa zamanda yakalanması gerekiyor. Bu da yeterli değildir.. Cinayetin arkasındaki kişi ya da örgütlerin ortaya çıkartılması önemlidir. Eğer, katil yakalanamaz, yakalansa bile sır perdesi kaldırılamazsa üzüntümüz daha da ağırlaşacaktır. Yapılan yorumlarda olayın iç kaynaklı olabileceği gibi dış kaynaklı olabileceğine de dikkat çekiliyor. Elbette mümkündür. Hatta, olayın gerisinde yabancı istihbarat örgütleri bile bulunabilir. Bulunabilir değil, ağırlıklı ihtimalir. Ne var ki, böyle olduğu zaman soruşturma bir yere kadar uzanıyor orada tıkanıp kalır. Toplum olarak bizler de olayın esasını bir türlü öğrenemiyoruz.

Eğer bu olay Ermenilerin dünya üzerindeki durumunu kuvvetlendiriyorsa ASALAbenzeri bir örgütün bile cinayetin arkasından çıkması sürpriz olmaz. Ama ihtimaller üzerine akıl yürütmek, birtakım senaryolar üretmek mümkün.

Ülkemizi dünya üzerinde zor duruma düşüren bu cinayetin arkasından içeriden birtakım örgüt ya da kişilerin çıkması çok daha üzüntü verici olur. O zaman anlarız ki bu ülkede birileri kendilerini hala devlet koruyuculuğu adına, emniyet güçleri ve yargının yerine koymaya devam ediyorlar. Özellikle de TÜSİADın demokrasi raporunun açıklanmasının ardından böyle bir cinayetin işlenmiş olması üzüntümüzü daha da artırır.

Zaten polis yaptığı açıklamada dün saat 12.00 itibariyle gözaltında 8 kişinin bulunduğunu belirtirken, bakanlıktan gözaltında kimsenin olmadığının duyurulması insanın midesini bulandırmaya yetmektedir.