Galatasaray müthiş bir iş başardı. Tabela böyle diyor. Ne
diyor Schalke: 2-G. Saray: 3... Yani ilk maç 1 1 bittiğine göre, ikinci maçın
kim kazanmışsa o turu geçer beyim... İyi de bu ne biçim giriş diyebilirsiniz.
Haklısınız da... Amaaaaa.
Evet, ama böyle bir çöküşün kenardaki izleyicisi Fatih
Terim olursa ne yazacağımızı bilemeyiz... İkinci yarı ile birlikte rakip topu
ile tüfeğiyle geliyor. Müthiş bir pas trafiği ile geliyor. Ama Galatasaray ilk
yarıdaki tam tersine bir görüntü veriyor Her defasında Drogba, Sneijder ve
ilkyarının müthiş adamı Hamit hep topun arkasında değil önünde kalıyorlar. Yani
Galatasaray giderek 11 e 8 oynamaya başladı. Peki, kenardan hamle Yok... Uyku
hali... Oysa önce Sneijder, sonra Drogba ve de Hamit kenara alınmalı... Sahaya
girecekler aynı ilk yarıdaki oyunu oynayacaklar. Bunlar kim Umut-Drogba,
Yekta-Sneijder, Sabri-Hamit... Benim aklıma bunlar geldi. Yani eskisi gibi hep
onbire onbir... Ama o da ne Fatih Hoca uyumaya devam ediyor. Ve doğal olarak da
her şeyi mahvedebilecek gol geliyor. Gelmeyenler sayısız neredeyse... Muslera
kalede dev ve savunma inanılmaz hamlelerle toplara duvar oluyor. Ama nereye
kadar Fatih Hoca
Ve hayret! Oyuna Sneijder in yerine Amrabat giriyor. Yani
topun arkasına geçmede eksiklik devam edecek... Sonra Umut geliyor ama çıkan
Burak... Yani Ali ve Veli meselesi... Özetle turu rakibe vermek için davetiyeyi
kırmızı mumla sunuyoruz. Ama kalede bir dev var ve rakipte de büyük panik...
Son onbeş dakika için Terim hocanın bu ülkenin insanına
ortalama beşer sene ömür borcu oluyor. Ama dedik ya Aykut Kocaman la şansta
yarıştırırım diye... Bir çıkan çabuk top ve Selçuk un araya yuvarladığı topu
Umut iki hamlede ağlara yollayıp maçı bitiriyor. Ben de Semih, sonra Gökhan,
Dani, Riera, Melo ve hatta Eboue ye şükranlarımı sunuyorum. Muslera ya da
ayrıca özel olarak... Selçuk un son yarım saatiçinde harcadığı eforla üç gün
uyumakta zorluk çekeceğine de bahse girerim.
Tebrikler çocuklar! Ama Fatih Hocam bize bir kaç senelik
ömür borçlusun bunu da bilesin.