Ölçümüz Kur'an

Abone Ol

Kör, fakir ve bekâr bir adama sormuşlar: "Allah ın senin bir tek duanı kabul edeceğini bilsen ne isterdin " demişler. "Çocuğumu bir küp altın sayarken görmek isterdim" diye cevap vermiş.

Biz bu dünya yolculuğumuzda bir milyondan fazla okuduğumuz Fatiha sûresinde Rabbimize "Ancak Sana kulluk yaparız ve ancak Senden yardım isteriz" dedikten sonra bütün istekleri içine alan bir istekte bulunuyoruz. O da Allah ın Peygamberlere, sıddıklara, şehitlere ve salih insanlara bir ni met olarak lütfettiği doğru yoldur.

Barışta ve savaşta, dosta ve düşmana karşı, ticarette, siyasette, komşuluk ilişkilerinde, arkadaşlıklarda, ilim hareketlerinde, fikir hareketlerinde vs.. her yerde hava gibi, su gibi lâzım olan doğruluk.

Peki, ama kimin doğruluğu sorusu bütün dünyada tartışmaya açılmış durumda.

 Irkları, dilleri, dinleri, bölgeleri, gelenek ve görenekleri ayrı ayrı olan altı milyar insanın hangisinin dediği doğru

"Anam beni doğurdu, besleyip büyüttü ve şimdi öldü. Onu toprakta değil karnımda taşırım, anama mezar olurum" diyen yamyamın dediğini kabilesinde oylarsanız demokratik yollarla anasını yer.

Hindistan da başbakan bayan Gandi nin cesedini oğlu Rajiv başbakan olarak kendi elleriyle yakarken bir milyarlık Hindistan göz yaşlarıyla onayladılar ve demokratik bir yakma merasimi gerçekleştirdiler.

Faşistler toplanmışlar oy birliği ile komünistleri yok edelim kararı almışlar ve demokrasiye de riayet etmişler.

Komünistler/ateistler toplanmışlar onlar da oy birliği ile Müslümanlığa geçit vermeyelim kararı almışlar ve demokratik kuralları zedelemeden işkenceye başlamışlar. 

Irmağı geçmek isteyen biri karşıdakine sormuş "Karşıya nasıl geçebilirim " demiş.

Karşıdaki bencil adam cevap vermiş "Karşıdasın ya"

Peki, kim karşıda

Herkesin durumuna göre karar vermesi karşı taraftan görüneni hesaba katmaması toplumda bunalım meydana getirir.

Sanatçı ruha sahip insanlara göre kelebekler dünyanın en zararsız, en sevimli yaratıklarıdırlar.

Çiftçiye göre ise, elmalarının üzerine yumurta bırakan ve meyvelerini kurtlandıran ve milyarlarca zarar veren ipek elbiseli canavardırlar.

Şair, çiçeklerin solmasına üzülür, çitçi ise çiçeğin dökülmesiyle meyvenin görülmesine sevinir.

Meslekler bile eşyaya bakışımızı yönlendiriyor bizim.

Serçe kuşu minnacık vücudu ile sevimli bir kuştur ama mısır/darı ekene göre en amansız düşmandır.

Emekli bir öğretmen, hanımı, oğlu ve gelini yolda yürürlerken emekli babasının üşüdüğünü gören oğlu, paltosunu çıkarır,  babasına giydirir.

Baba paltoyu iyice bir koklar. Gelin, merak eder ve kocasına: "Baban paltoyu niçin kokladı" deyince kocası "Babam paltoya el koydu" der.

Gelin, kaynanasına "Babam paltoyu niçin kokladı" der. Kaynana "Paltoda evlat kokusu var da ondan" der.

Gelin kaynatasına "Baba, paltoyu niçin kokladın. Niçinini en iyi sen bilirsin" der.

Emekli öğretmen: "Paltoda sigara kokusu var" diye cevap verir.

Herkes yaşı, kültürü, bölgesi, hissiyatı, gurup gayreti, milli gayreti doğrultusunda değerlendirmeler yapar.

Hava bulutlanınca köpeğe sormuşlar ne olacak

Köpek,  "Gökten kemik yağacak" demiş.

Kedi "Fare yağacak" demiş.

Bülbül: "Gül yağacak" demiş.

Çiftçi "yağmur yağacak" demiş.

Altı milyar insanın altı milyar parmak çizgisi olduğu gibi altı milyar karakter çizgisi vardır.

Altı milyar ayrı görüş olması da çeşitliliktir. Herkes görüşünü pazara sürsün.

Altı milyarı Yaratanının Kur an ı ise mihenk taşı gibidir. Ona uyanları alırız, uymayanları bırakırız, o kadar.