Gündem

Olayların arkasında dış güçler var

Olayların arkasında dış güçler var

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, Taksim‘de meydana gelen bombalı saldırının arkasında karanlık planların olduğuna dikkat çekti.

Şevket Kazan, yapılan saldırının Türkiye‘ye ABD‘nin NATO aracılığıyla konuşlandırmaya çalıştığı füze kalkanı sisteminin gündeme gelmesinden sonrasına denk gelmesinin manidar olduğunu söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, Taksim‘de meydana gelen bombalı saldırının arkasında karanlık planların olduğuna dikkat çekti. Kazan, yapılan saldırının Türkiye‘ye ABD‘nin NATO aracılığıyla konuşlandırmaya çalıştığı füze kalkanı sisteminin gündeme gelmesinden sonrasına denk gelmesinin manidar olduğunu söyledi.

Taksim‘de meydana gelen provokasyonun ülkemizde tedirginlik meydana getirdiğinin altını çizen Kazan,  "Bu olay PKK ile olan mücadeleyi yeniden silahlı çatışmaya doğru götürecek mi diye hafızalarda bir takım endişelere neden olmuştur. Her şeyden önce İstanbul gibi ülkenin en kalabalık merkezinde ve toplum polislerinin yoğun olduğu bir yerde böyle bir operasyonun meydana gelmesi vatandaşlar için bir dehşet oluşturmuştur. Olay fevkalade üzücüdür" dedi.

Olayların temelinde füze kalkanı mı var?

"12 polisimiz başta olmak üzere toplam 32 kişinin yaralandığı olayın perde arkası iyi araştırılmalıdır" diyen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kazan, olayın arkasında PKK‘nın olup olmadığının aranmasının kolay bir yol olduğunun altını çizdi. Kazan, "Bunun perde arkasında başlangıçta PKK‘nın olduğu yorumları yapılmışsa da bu konuda PKK yetkililerinden yapılan açıklamalarda bunun bir PKK hareketi olmadığı ifade edilmiştir. Ancak olay bir terör olayıdır ve Türkiye‘nin huzurunu bozmak isteyenlerin bu huzuru bozmak için nasıl menfur emeller peşinde koştuğu görülmektedir. Olayın PKK‘ya atfedilmesi kolay bir yoldur ama bize göre aynı tarihte meydana gelen bir ikinci olay işin arkasındaki güçlerin dışarıda olduğunu göstermektedir. İkinci olay Yemen‘den bir uçakla ABD‘ye gönderilmek istenen patlayıcılarla ilgili paketlerdir. Bilindiği gibi ABD İran‘a karşı planladığı eyleme başvurmadan önce orta doğuda çevrenin temizliğini hedeflemektedir. Bu amaçla bir yandan Türkiye‘nin içinden terör hareketlerini arka plandan desteklediği gibi buna ilaveten Türkiye‘yi İran‘dan Batı‘ya yönelik bir tehlikeye karşı füze kalkanına ikna etmeye bunun yanında Yemen‘i de bu tedhiş olayları bahanesiyle tam kontrol altına almaya çalışmakta ve böylece İsrail‘in güvenliğini sağlama çabası içinde olmaktadır" dedi.

Kazan, olayın arkasında yapılan açıklamalara dikkat çekerek, "Olayların arkasından PKK ile bağlantı konusunda acaba Kandil dağından mı talimat verildi sorusuna Kandilden verilen cevapta bu işte kendilerinin olmadığı gibi dün APO ile görüşen eski milletvekili Aysel Tuğluk‘un söylediğine göre bunun APO tarafından da kabul edilemez bir hareket olduğu ifade edilmiştir.

Silah bırakmak imaj düzeltmek için mi?

Türkiye‘nin şu anda seçim sürecine girdiğini de kaydeden Kazan, "Başbakan tarafından Haziran‘ın ilk haftasında seçimlerin yapılacağının açıklanması ve dünde Abdullah Öcalan‘a atfen yapılan açıklamalarda seçimin sonuna kadar silah bırakılma kararının alındığının ifade edilmiş olması, o tarihe kadar bu gibi olayların olmayacağı anlamına getirilmemelidir. Çünkü her yıl kış ayları geldiği zaman PKK‘nın silah bırakması gibi, bir dönemin ve sürecin yaşandığı bilinmektedir. Şuanda gerek İmralı‘dan gerekse Kandil‘den verilen mesajlarda yine böyle bir sürecin başlamış olduğunun açıklamalarıyla BDP hakkındaki bölgede oluşan olumsuz ve güven kaybı şeklindeki görüntünün düzeltilmesi amaçlanmaktadır" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan, son olarak şunları dile getirdi: "Saadet Partisi olarak parlamentonun dışında olmamıza rağmen ülkemizin bir an önce huzura kavuşabilmesinin siyasi platformda cereyan eden kavgaların son bulmasıyla mümkün olacağını düşünüyoruz. AKP‘nin uygulamaya koyduğu demokratik birliktelik çalışmalarında eksikler noksanlar olabilir. Ama bir siyasi parti liderinin kalkıp da bu türlü çalışmaların niyet değerlendirmesini yaparken vatana ihanetle suçlamaya kalkışması, 1071 Malazgirt‘ten 30 Ağustos 1922 Afyon cephesine varıncaya kadar yapılan savaşları da bin yıldan beri yaşanan birlikteliğe ihanet teşkil edeceğini görememesi büyük bir gaflettir" dedi.

Biz kendi işimizi kendimiz görmeliyiz

"Bu olay karşısında Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere bütün siyasi partiler tarafından yapılan açıklamalar terör konusunda Türkiye‘nin kararlılığını ortaya koymuştur" açıklamasında bulunan Kazan, Başbakan Erdoğan‘ın yaptığı açıklamaları dikkate alınması gerektiğini söyledi. Kazan, "Bu meyanda Başbakan‘ın dün gerek ABD‘nin kulaklarını çınlatması, AB‘nin Türkiye‘deki bu terör olaylarına karşı duyarsız kalması hususundaki açıklamaları düşündürücüdür. Biz kendi işimizi kendimiz görmedikçe, bunu önleyin dediğimiz olayların taraflarca planlandığını göz önüne almadıkça elbette bu açıklamalar sitemler hiçbir mana ifade etmeyecektir" eleştirisinde de bulundu.