Okurla beraber! Ve Güneş e soru

Abone Ol

NE zamandır yazılarımın içinde yeri geldiğinde bazı okurlardan gelen sorulara veya eleştirilere cevap yazıyorum. Bugün de bir kaç okuruma tek tek cevap yazayım dedim.

Ahmet Balcı, futbolun sadece yeşil sahada oynanmadığına dikkat çekmiş. Doğrudur.  Ben doğduğumdan beri bu futbol işinin içindeyim. Aklımın erdiği kadarı ile de 60 senedir. Neler yaşadım, neler oldu. Ama 48 yıllık meslek hayatımda elimde belge olmadan hiç topa girmedim. Dedikodu yazarı olmadım. Dediğiniz doğrudur. Sahada kazanılmamış çok iş bilirim. Ama hepsi hasıraltı edildi. Bir keresinde iddia yasaya takıldı, onu da en gayri medeni şekilde yaşamaya devam ediyoruz. Aziz Yıldırım’ın, bu transfer patlamasını Galatasaray’ın şampiyonluk yaygarasını susturmak için yaptığı şeklindeki görüşünüz de enteresan doğrusu...

Muzaffer Tekin isimli okurum ki, sürekli beni okur, Oktay Derelioğlu ile spor programına çıkmamı istememiş. Gerekçe olarak da Oktay’ın sık sık sözümü kestiğini ve kuralları iyi bilmediğini dile getirmiş.  Muzaffer kardeş; Oktay şimdilik böyle... Ancak ne var ki zaman içinde çok kişiyi sanki aşacak gibi... Kurallara gelince. Böyle bir federasyon görevde iken hangi kuralı kestirebiliriz ki Sevgiler!

Mahmut Alma isimli okurum, düşman kelimesinin tepkiler içinde kullanılmasına gazetemin nasıl izin verdiğini sorgulamış. Sanırım okur özgürlüğüne giriyor. Hakaret olmadıkça eleştiri serbesttir. Ancak ben de sizin gibi bir yazara, bir yorumcuya veya herhangi bir spor meraklısına düşman yaftası yakıştırmanın yanlış olduğu görüşündeyim.

Bu çirkin kelimeyi kim soktuysa bu spora, sanırım zaman içinde bedelini ödeyecektir. Çünkü Allah hiç bir kötülüğün karşılığını öbür tarafa bırakmıyor.

Ramazan rumuzlu veya isimli okurum da, Hamit Altıntop’un geçenlerde kamuoyuna yaptığı açıklamaları sormuş. Harika! Son yıllarda izlediğim, dinlediğim bir sporculuk harikası idi. Hamit’in eğitimi, sporculuğu bunu bize sundu. Kendisini kutlarım. Keşke tüm sporcularımız bunu örnek alabilseler. Çok önemli bir meseleye değinmişsiniz kutlarım.

Nebi Ateş isimli okurum 14 yabancı kuralı ile yazdığım ve Fenerbahçe üzerinde yaptığım değerlendirme ilgili sormuş. Bence zaman içinde, belki de pek yakında Fenerbahçe takımının sahaya çıkağı ilk on bir de sadece Caner oynayacaktır. Tabi iki yabancıların herhangi birinde sakatlık veya cezalı durum yoksa... Bu benim tahminim. Umarım daha çok sayıda bizim çocuklar forma giyer de, ben de yanılırım.

Sadettin Bilgiç isimli, eski ünlü siyaset adamımızın adaşı da harika bir soru sormuş. Demişler ki, “Çin kulübü Demba Ba’ya 13 milyon avro bonservis vereceğine, acaba neden 7 milyon avroya Van Persie’yi transfer etmedi Ben buna çok net ve sağlıklı cevap vermek isterdim. Neredeyse yarı yarıya fark var. Üstelik ucuz olanı Hollanda milli takımının ve de Manchester United’in oyuncusu... Diğeri, yani pahalı olanı Beşiktaş’tan... Acaba derim, yine kesin cevap değildir onu da belirteyim, Hollandalının sık sık geçirdiği ağır sakatlıklar mı kuşku oluşturdu Bekleyelim görelim...

Noktayı koyalım mı Okurlardan bu konuda hiç soru gelmedi ama ben kendime sorayım bari... Şenol Güneş gibi bir prensip sahibi, adam gibi adam, nasıl oluyor da, “Yönetim isterse Quaresma gelebilir” diyor... Hocam; sonra sakın dizlerini dövme!