Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu "Okumak isteyen herkes ünİversİte okusun"

Selami ÇalışkanAtatürk Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu: "Okumak isteyen herkes üniversite okusun" dedi. "Bizim 80‘i aşkın hocamız var. Bunların 30 tanesi profesör, ki, yeni kurulan üniversitelerin hiçbirinde 30 tane profesör yok. Bizim fakültede 30 Profesör, bir o kadar Doçent, bir o kadar da Yardımcı Doçent var. Araştırma görevlilerimiz Doçent oldu. Bizde araştırma görevlisi sayısı 8-10‘u geçmez. Diğerlerinin hepsi öğretim üyesidir. Tabi sadece kontenjanların artması yeterli değil. Yine geçen seneden beri Arapça hazırlık sınıfı uygulamasına geçtik. Hazırlık sınıfı fakültemizde çok kaliteli bir şekilde yürütülüyor. Okumak isteyen herkes üniversite okusun. Onun için kontenjanı arttırdık. İnşallah bu sene 1200 öğrenciyle eğitim ve öğretime devam edeceğiz. Yine geçen seneden beri Arapça hazırlık sınıfı uygulamasına geçtik. Hazırlık sınıfı fakültemizde çok kaliteli bir şekilde yürütülüyor" diyen Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu ile söyleşimiz şöyle sürdü:

* Sayın Hocam, Sizin, medrese alimlerinden icazetli, ilahiyat fakültesinden diplomalı olduğunuzu biliyoruz. Sizin gibilere bu yüzden "çift kanatlı" deniliyormuş. İzah eder misiniz? Çift kanatlı ne demektir?

-Yani öyledir. 5 yaşımızdan beri farklı bir meslek yapmadık. Hep okuduk ve okuttuk. İşte hala okuyoruz ve okutuyoruz. Hala eksiğimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Çift kanatlı tabiri benim gibi hem medrese alimlerinden icazetli, ilahiyat fakültelerinden diplomalı olanlar için söylenir.

*  Şu anda Atatürk Üniversitesi (Erzurum) İlahiyat Fakültesi‘nin Dekanısınız. Ne kadar öğrenci ve öğretim üyeniz var?

-Fakültemiz "İslami İlimler Fakültesi" ismiyle 1970-71 eğitim-öğretim yılında açıldı. 2000 yıllarına kadar hep gelişme kaydetti. 1200 öğrencimiz oldu tüm olarak. Sonra bir planla kontenjanlarımız azaltıldı. Gele gele, mesela 2008 yılında 30 öğrenci kontenjanına düştük. Ve öyle bir hal aldı ki, fakültemizin tüm sınıflar öğrenci sayısı 100‘e düştü. 2009 yılında Allah nasip etti, ben Dekan olduğumdan itibaren bu bir ilahi lütuf oldu. 250 gündüz-250 gece olmak üzere geçen sene 500 öğrenci aldık.

*  Bu sene ne kadar öğrenci aldınız?

Bu sene de 500 öğrenci aldık. Hatta okul birincilerini de eklemek suretiyle 517 öğrenci fakültemize okumak için kayıt yaptırdı. Dolayısıyla tümüyle 100 öğrenciye düşen fakültemiz, bu sene inşallah bir ay sonra toplam 1200 öğrenciyle eğitim ve öğretimine devam edecek. Tabi kontenjanların yükselmesi okumak isteyen vatandaşın tabii hakkıdır. Vatandaş Üniversite okumak ister. Eğer fiziki imkanları müsaitse, eğer alt yapı müsaitse, hocalar sayı olarak yeterli ise.

*  Peki efendim, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi‘nin toplam kaç daimi hocası var?

Bizim 80‘i aşkın hocamız var. Bunların 30 tanesi profesör, ki, yeni kurulan üniversitelerin hiçbirinde 30 tane profesör yok. Bizim fakültede 30 Profesör, bir o kadar Doçent, bir o kadar da Yardımcı Doçent var. Araştırma görevlilerimiz Doçent oldu. Bizde araştırma görevlisi sayısı 8-10‘u geçmez. Diğerlerinin hepsi öğretim üyesidir. Tabi sadece kontenjanların artması yeterli değil. Yine geçen seneden beri Arapça hazırlık sınıfı uygulamasına geçtik. Hazırlık sınıfı fakültemizde çok kaliteli bir şekilde yürütülüyor. Çünkü Arap Dili ve Belağatı Ana Bilim Dalı bizim burada önceden çok sağlam bir şekilde kuruldu. Öğretim elemanları, doçenti profesörü var. Önce Arapçada hocalık yapmış, tefsir, hadis ve fıkıh gibi ana bilim dallarına geçen öğretim üyelerimizden de faydalanıyoruz. Mısır‘dan geçen sene üç tane Arapça dil hocası getirdik, bu sene de gelecekler. Böylece hazırlık sınıfı da mükemmel bir şekilde devam ediyor. Çok şükür maddi ve manevi gayet iyi bir şekilde gelişim kaydederek fakültemiz eğitim ve öğretimine rotasını çizmiş devam etmektedir.

Öğrenci kontenjan problemimiz yok. Yani biz istediğimizi aldık. Rektörlük sağ olsun hayır demedi YÖK de kabul etti. Fakültenin fiziki ve bilimsel imkânlarını YÖK‘e sundum. Sizin hakkınızdır dediler. YÖK başkanı olsun, YÖK başkanı yardımcıları olsun oradaki üyeler olsun hepsi muzahir oldular. Yekta Bey çok muzahir oldu sağ olsun. Çok şaşırdılar zaten. Bu kadar fiziki imkan ve bu kadar akademik elemanın bulunduğu yerlerde 30 kontenjan bu resmen kasıttır, başka hiçbir şey değil. Okumak isteyen vatandaşın istediği okulu okusun.

*  28 Şubat da etkili oldu mu?

Tabii maalesef bizim kontenjanlarımız azaltıldı ama şimdi de istediğimizi aldık. Ayrıca biz Açık öğretim İlahiyat Ön lisansını bitiren öğrencilere İlahiyat Lisans Tamamlama Programı açtık bu sene.

*  Oğlum da açık öğretimde okuyor.

Tamam. Seneye buraya müracaat edebilir. Bu sene 500 öğrenci de İLİTAM‘dan aldık. Anadolu Üniversitesi Açık öğretimi bitiren açık öğretim Fakültesi İlahiyat programını bitiren öğrenciler lisans tamamlamayı bizde yapacaklar. Bu sene 500 kontenjan aldık. Kayıtlar yapıldı. Burada tabi ki çok büyük bir talep hasıl oldu. 500 kontenjanımıza 6500 müracaat oldu. Benim puanım tuttuğu takdirde ben orada okumak istiyorum uzaktan eğitim programını bitirmek istiyorum. Fakülte Anadolu deyimiyle sönmekte olan bir petek. Arı peteği söner. Sarhoş sarhoş birkaç arı görürsünüz girer çıkar. Ama şimdi bir anda çok şükür çok canlı oğul veren bir petek haline geldi.

* Çok güzel bir örnek.

Çok güzel oldu. Allaha şükürler olsun. Burada mutluyuz. Anadolu insanına hizmet edeceğiz. Okumak isteyen gelsin.

Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu  kimdir?

1945‘te Trabzon‘un Çaykara ilçesinde doğdu. İlk dini ilimleri babası Müftüzade Hacı Mehmet Efendi‘den  ve meşhur alimlerden Hacı Hasan Efendi‘den (Çaykara vaizi) müderris. ikmal ederek eski deyimle icazet aldı. Trabzon İmam-Hatip Lisesi‘ni bitirdi ve 1975‘te İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü‘nden mezun oldu. Erzurum İmam-Hatip Lisesi, Meslek Dersleri Öğretmenliğine tayin edildi. Üç ay kadar bir süre çalıştıktan sonra o zamanki ismiyle Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi‘ne intisap etti. Fakültede öğretim üyesi sayısı o zaman az olduğundan, bir yandan ders verirken, bir yandan da akademik çalışmalarını tamamlayarak profesörlüğe kadar yükseldi. Şu anda Fakültenin Dekanı. İhtisas alanı Tefsir ilmi. Kur‘an‘ın icazı ve mucizeliği üzerine akademik çalışmalar yaptı. Çeşitli alanlarda makaleler yazdı. Yazıları Fakülte dergilerinde neşredildi. Çok sayıda kitabı var piyasada. Arapça Fahreddin-i Razi‘nin edisyon kritiğini yaptığı eseri Beyrut‘ta basıldı. Konferanslara, seminerlere, TV programlarına sıkça katılan bir öğretim üyesi olarak mesleğimi sürdürüyor. Arapça, İngilizce ve Farsça biliyor.

Evli ve 5 çocuk babası. İmam Hatip kökenli çocuklarının hepsi meslek sahibi. Birisi Tıp Doçenti, diğeri Hukukçu (Avukat) bir diğeri Ziraat Mühendisi. Eşi; ev hanımı. Çaykara Müftüsü ve Reis‘ül Kurra Yusuf Efendi‘nin kızı. Rahmetli babası "ilim için gurbet şarttır" demiş;. Kasabadan ilçeye inmek bir gurbet sayılırmış o zaman. Babası, onu esas alarak, yani mutlaka hicret ederek, "ilim için O‘nu  evden ayıralım. Orada okusun" demiş. O da meşhur Hacı Hasan Efendi‘den okumuş, . İcazet almış.

Muhabir: Haber Merkezi