Okuduğumuz Fatihalara ters düşmeyelim!

Abone Ol

Beş vakit namaz kılanlar günde kırk defa halkımızın Elham

dediği Fatiha suresini okuyorlar. Cuma namazıyla yetinenler bile Fatiha yı Cuma

günleri on defa okuyor ve imamla birlikte okumuş oluyorlar. Hiç namaz

kılamayanlar bile kabir ziyaretlerinde birer defa okuyorlardır. Fatiha büyük ve

etkili bir duadır; ama ona uymak şartıyla, onunla ters düşmemek kaydıyla.

Fatiha yı okuyan veya dinleyen kimse orada birçok

taahhütte (söz veride) ve birçok istekte bulunuyor. Söz veride bulunduğu

hususların başında Allah ı övmek ve Allah için övmektir. Elhamdü lillahi

rabbil alemin cümlesini telaffuz eden müslüman bu sözü vermiş oluyor. Öyleyse

Fatiha-i şerifi okuyan ve dinleyen her müslüman Allah ı ve onun kitabını övecek

ve öveceği kişileri de Allah için övecektir. Dolayısıyla müslüman Allah a karşı

suç işleyenleri övemez. Eğer bir kimse hem günah ve hem de sevap işliyorsa onu

ya övmeyecek veya iyi taraflarını överken birçok yanlışı da var kaydını

koyacaktır. Çünkü hem günah işleyen ve hem de sevap işleyen kişilere tam

güvenilmez. Böyle insanlar sadece övmekle bırakılırsa bazı insanlar ona tam bir

güven içine girer ki bu sonradan pişmanlıkla, bunalımla sonuçlanabilir.

Özellikle kötü tarafı çok bir insanın iyi tarafını överken çok yanlışları var

ama şu iyilikleri de var şeklinde övülebilir. Tabii ki bu o kişileri tanımak

için bir soru sorulması halinde söz konusudur. Aksi halde gıybet günahı

işlenmiş olur.

Seçim atmosferinde ise aday olan kişiler hakkında

konuşurken çok dikkatli olmak gerekir. Onların kötü yönleri varsa mutlaka

söylenmelidir. Bu gıybet değil, adeta görevini yapmayan bir görevliyi ona

görevini yaptıracak veya onu görevden alabilecek yetkiliye şikâyet etmek gibi

olup buna göredir de. Yani seçimler arifesinde adayların, hatta partilerin

hataları olduğu halde sadece savaplarını (doğrularını) saymak çok yanlış bir

davranış olur ve halkı aldatmak anlamına gelir. Demek oluyor ki Fatiha yı

okuyanlar seçimlerde de ona uyumlu hareket etmek zorundadır.

Fatiha nın ortasında Ancak sana ibadet eder, ancak

senden karşılıksız yardım isteriz mealindeki cümleyi okuyoruz ki burada bir

söz veriş, bir de istek vardır. Söz veriş çok önemlidir. Ancak Allah a ibadet

edeceğimize söz vermiş oluyoruz burada. İbadet deyince sadece namaz, oruç,

zekât ve haccı sanmayalım. İbadet kulluk demektir. Kulluk ifadesini Türkçe

olarak basite almak mümkün olabilir ama Arapçada bu kölelik manasınadır. Yani

ibadet ederiz diyen insan kölenin efendisine itiraz etmeden itaat etmesi gibi

Allah ın Kur an-ı Kerim de geçen tüm emirlerine itaat edecek, onların gereğini

yerine getirecektir. İşte bu Müslümanın her an ilahi emirleri yapar durumda

olmasını gerektirir. Yani Müslüman her an ibadet halinde olur. Yoksa o sayılı

ibadetleri yapıp diğer vakitlerde yasaklarını çiğnemesi onu ibadet halinden

çıkarır ve onu Fatiha ya ters düşürür ki böyle bir insanın okuduğu Fatiha kabul

olmayabilir.

Fatiha nın sonunda Allah tan bizi en doğru (kavamını

bulmuş) yola iletmesini isterken GAYRİLMAĞDUB-İ ALEYHİM VE LEDDAAALLİN Gadaba

uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil kaydını da okuyoruz. Öyleyse Fatiha

suresini okuyanlar asla Allah ın gadabına uğramış Yahudilerin ve tevhid

yolundan sapan Hıristiyanların adet ve geleneklerine, onların İslam a uymayan

kanunlarına uymamalıdır; aksi halde okuduğu Fatiha suresiyle ters düşmüş olur.

Bu aynı zamanda bir müslümanın kendisiyle çelişmesi anlamına da gelir.

Geliniz bu Kur an anahtarı olan duaya ters düşmeyelim ki

işlerimiz ters gitmesin!