Okşayan elin kıymetini bilmeyenler

Abone Ol

Millî Görüş ün muhterem lideri Prof. Dr. Necmettin

Erbakan 1969 dan itibaren 42 yıl destanlık bir mücadele verdi. Millî ve manevî

değerlerimizi önceleyerek işe başladı. Bin yıl dünyada hak ve adaletin

temsilcisi olan bir millet olduğumuzu hatırlattı. Türkiye nin muazzam bir güç

ve mirasa sahip olduğunu ortaya koydu.

Türkiye aydınları 150 senedir Batı karşısında komplekse

kapılmıştı. Avrupaî hayat tarzı ve Batılı kavramlar giderek sosyal hayata yön

vermeye başlamıştı. Erbakan Hoca, her şeyden önce zihinleri Batı işgalinden

kurtarmaya çalıştı. Değerlerimizi ön plana çıkardı. Millî ve yerli çözümler sundu.

Eğitim, kültür, ekonomi ve sanayi alanındaki Batı etkisini kırmaya çalıştı.

Toplu iğne bile yapamayız düşüncesinin yerleştiği bir dönemde Ağır Sanayimizi

kurabileceğimizi anlattı. Makine yapan makine den söz etti. Büyük bir düşünce

devrimi gerçekleştirdi.

 Siyasette de

millî liğe önem verdi. Sağ ve solculuğun Batı dan ithal olduğunu, bizim

milletimizi temsil edemeyeceğini söyledi. Bize ait hayat ve düşünce tarzı olan

Millî Görüş ü sistematize etti.

Sağ ve sol partilerin uyguladığı politikalar Türkiye nin

yapısına uymuyor, problemlerimiz arttıkça artıyordu. Ülkemiz sanayi ve

ekonomide dışa bağlıydı. Bu durum, tarihte dünyaya öncülük etmiş bir millete

lâyık bir görüntü değildi. Siyasîler, karşılıklı horoz dövüşü ile vaziyeti

kurtarmaya çalışıyordu. Erbakan Hoca bunun böyle devam edemeyeceğini gördü.

Renksiz - liberal anlayışa sahip politikacıları Millî Görüşçü çözümlere davet

etti. Yanlış zihniyetlerle mücadeleye girişti. Hükümetlerde 3 kez Başbakan

Yardımcısı olarak görev aldı. Hepsinde lokomotif oldu. Kıbrıs taki katliamı

durdurdu.

Batıcı zihniyetler Millî Görüş karşısında tutunamadılar.

Erbakan Hoca, Batıcı zihniyetleri çuvalla silkeler gibi devre dışı bıraktı.

Halk Millî Görüş e büyük teveccüh gösterdi.

Batıcılar Rahatsız Oldu

Türkiye nin aslına dönerek Yeni Bir Dünya kurulmasına

öncülük edecek bir yola girmiş olması Batıcıları rahatsız etti. MNP ve MSP bu

amaçla kapatıldı. 12 Eylül darbesi yapıldı. Millî Görüş ün 3. siyasi aksiyonu

olan RP de hızla gelişti. 1996 da Erbakan Başbakanlığı nda hükümet oldu. Denk

Bütçe, Havuz Sistemi ve İslâm Birliği nin çekirdeğini oluşturan D - 8 lerin

kurulması gibi güzel hizmetler yaptı.

1996 da başkanlarının vefatı ile boşalan 15 ayrı yerde

belediye başkanlığı ara seçimleri yapıldı. RP, bu seçimde yüzde 42 oy aldı. 28

Şubatçıların araştırmasına göre RP ilk seçimde yüzde 38, ikinci seçimde yüzde

62 oy alacaktı. 28 Şubat darbesi bu amaçla yapılmıştı.

Şer odaklar bir taraftan Millî Görüş ü 2 ye, 3 e bölme

planları yapmaya başladılar. Refah Partisi içinden bazı kişilerle irtibata

geçtiler. Bu süreçte RP yi kapattılar. Erbakan Hoca yı siyasî yasaklı hale

getirdiler. RP den sonra kurulan FP 28 Şubatçıların baskısına rağmen yüzde 15

oy aldı.

Halk, Millî Görüş ten vazgeçmiyordu. FP nin de

kapatılmasından sonra Millî Görüşçüler Saadet Partisi yle yola devam kararı

aldılar. Oyunu fark edemeyenler R. Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül öncülüğünde

AKP yi kurdular.

28 Şubatçılara rağmen süreç Millî Görüş lehine işliyordu.

Karizmatik liderlerden Alpaslan Türkeş ölmüş, Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığı

sebebiyle devre dışı kalmış, Ecevit hastalanmıştı. Şartlar hep Millî Görüş ün

lehineydi. Erbakan Hoca, Millî Görüş gömleğini çıkaranlara oynanan oyunun iç

yüzünü anlatmasına rağmen onlar bildiklerini okumaya devam ettiler. Erbakan

Hoca, son söz olarak şöyle demişti: Okşayan elin kıymetini bilmeyenler,

tekmeleyen ayağı öperler.

Kale İçten Alınır

AKP iktidar oldu ama ABD ve AB yörüngesine girdi. Bu

sebeple Türkiye nin genleriyle oynayan icraatlar yapıldı. Erbakan Hoca nın

şefkatli uyarılarını göz ardı edenler ABD nin pek çok direktifini uymaya,

AB nin ev ödevlerini yapmaya başladılar.

Millî Görüş modelinin uygulanmasının önündeki en büyük

engel AKP oldu. Kale içinden alınır sözü bir kez daha doğrulandı. 2 Mart

2014 te yapılan 2. Uluslararası Erbakan Konferansı nda konuşan Sosyolog Yazar

Ali Bulaç o dönemle ilgili olarak şunları anlattı:

Millî Görüş siyasetiyle, Erbakan kafasıyla iktidar

olunmaz, iktidar olunsa da iktidarda kalınmaz görüşü o günlerde yapılan bir

propagandaydı. AKP kurulmasaydı, Millî Görüş ün tayin ettiği yön yine iktidar

olacaktı. Çünkü Fazilet Partisi beklendiği gibi ağır bir oy kaybına uğramadı.

28 Şubat uzmanları, dikkatli bir hesap yaparak, Millî Görüş ün 2002 veya 2004

yılında oylarında bir patlama yapacaklarını hesaplamışlardı. Çünkü merkez sağ

ve merkez sol çökmüştü. Sistem son nefesini veriyordu. AKP adı verilen oksijen

çadırına bu ceset alındı ve tekrar diriltildi. Şimdi AKP için de sona gelindi.

Evet, AKP 12 yıldır iktidarda ama Türkiye nin genetiğini

bozan icraatlara imza atıyor. Yol, hastane, köprü gibi icraatlarla halkın

gözünü boyadıktan sonra Batı nın bir dediğini iki etmiyorlar.

Mehmet Şevket Eygi şunları yazdı: Ceza Kanunu ndan zina

suçu kaldırıldı ya, sadece bu bile büyük sille yemeye sebep olur. ( ) Ribayla

(faiz) kalkınmanın sonu korkunç bir yıkımdır. Yeni Medeni Kanun aileyi

yıkmıştır. Aile yıkılınca toplum da çöker. (Millî Gazete, 15. 4. 2014)

Bakalım, AKP yöneticileri AB istiyor diye Müslüman bir

toplumu bu kadar ifsada uğratmanın lekesini ne zamana kadar taşıyacaklar İşte,

söz dinlemeyenlerin acı akıbeti!