Oğuzhan Asiltürk’ten çarpıcı mesajlar

Abone Ol

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından düzenlenen, 26. Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’nde konuşan Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk, önemli mesajlar verdi. Aldığım notlar şöyle:

* “3. Dünya Savaşı’na doğru gidiliyor. Nükleer silahlar Batılıların elinde çoğunlukla; Amerika’da, İsrail’de, Rusya’da, Çin ’de, kısmen Pakistan ’da var. Bunlar kullanılırsa dünya nüfusunun yarısı gider. Ama ahir zamanda Asr-ı Saadet’e benzer bir dönem yaşanacak. Peki, böyle bir dünyayı Batılılar mı oluşturacak? Yaşım itibari ile ben görür müyüm bilmiyorum ama bu yaşanacak…”

* “Dünya büyük bir yıkıma doğru gidiyor.”

* “Vaktiyle Avustralya’da büyük bir kasırga meydana geliyor. Bu felaket başka ülkelere ve diğer büyük yerleşim yerlerine doğru ilerlerken aniden yön değiştiriyor ve okyanusta etkisini kaybediyor. Şaşkınlık meydana getiriyor bu yön değiştirme. Araştırmalar sonunda ortaya çıkıyor ki, kasırganın çıktığı dönemde kelebeklerin göçünden meydana gelen manyetik etki bu kasırganın yönünü farklı bir tarafa çeviriyor. Kelebeklerin kanat çırpınışı ile güç yer değiştiriyor. Müminler kardeşçe bir araya gelir güç oluştururlarsa tüm kötülüklerin önüne geçebilirler. Müminler kardeştir.”

* “Batılıların kökleri eski Roma’ya, onlar da Firavun’a dayanır.”

* “Batı medeniyetine göre çocuk günahkâr doğar. Oysa bizim inancımızda çocuk masum doğar.”

* “Batı medeniyeti, ‘İlah 3’tür’ diye başlıyor. Bundan ancak anarşi çıkar.”

* “Kendi savunma birliğimizi oluşturmak zorundayız. Bunu yapmazsak zillet içinde yaşamaktan kurtulamayız.”

* “Biz bu toplantıları konuşalım, konuşalım, konuşalım; sonra dağılalım, bir sene sonra aynı şeyleri yeniden konuşalım diye yapmıyoruz. İcraat şart…”

* “Müslüman ülkeler kendi aralarında ekonomik birliğini oluşturmak zorundalar…”

* “Müslüman ülkeler yeni bir Birleşmiş Milletler kurmak zorundalar…”

* “Allah kurallar koymuş; bunları dikkate almadan nefsi hareket edersek helak oluruz.”

* “60’tan fazla Müslüman ülke var. Hep birlikte olacağız.”

* “İslam ülkeleri bütün dünyada fesadın sona ermesi için çalışmalıdır.”

* “Yeryüzünde Hakk’ın hâkim olması için çalışmalıyız.”

* “Hedefimiz Yeni Bir Dünya…”

* “İslami usullere uymak zorundayız.”

* “Müslüman ülkeler şahsiyetli bir dış politika izlemelidir. Müslüman ülkeler, Batı ülkelerinin dümen suyuna girmemelidir. İslam ülkeleri uydu değil, lider ülke olmalıdır.”

NOTLAR… NOTLAR… NOTLAR…

* İstanbul’da toplanan Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’ne, 80 ülkeden 250 Müslüman lider katılıyor.

* Kongrenin bu yılki ana gündem konusu, ‘Küresel Krizler, İslam Dünyası ve Batı’.

* İki gün boyunca düzenlenecek olan toplantılarda ümmetin sorunları istişare edilecek, çözüm önerileri gündeme taşınacak.

* TV5 kongreden gün boyu canlı yayın gerçekleştirdi.

* Kongreye başta İhvan-ı Müslimin olmak üzere Cemaat -i İslam ve daha pek çok büyük hareketin lideri de katılıyor.

* Kongrenin bugünkü bölümünde, “Sorunlar ve Fırsatlar Denkleminde İslam Dünyası” başlıklı toplantı yapılacak. Öğleden sonraki oturumda ise “Batı ve Müslüman Algısı, İslam Dünyasının Felaketi; Etnik ve Mezhep Çatışmaları” konuları ele alınacak.

BURHAN KUZU BUNDAN SONRA NE YAPABİLİR?

* Ünlü gazetecilere, “Siyasetin adaleti yoktur…” türünden mesajlar atabilir…

* “Bıktım ben bu siyasetten, politik ayak oyunlarından artık yaka silktim, ne yaptıysam olmadı, sıtkım sıyrıldı…” diyerek çiftliğine çekilebilir. Meyve ve sebze yetiştirebilir.

* Üniversiteye tam günlü dönebilir.

* Bir gazetede günlük köşe yazısı yazabilir.

* Melih beyin bahsettiği, “Külliye’nin hemen karşısına müze” projesinin başına geçebilir.

* Bir TV kanalında ‘günün yorumu’nda deneyimlerini paylaşabilir.

* Oturup anılarını kaleme alabilir, kitabın adını da, “Bir siyaset virtüözünün hatıraları” koyabilir…

* Birkaç emekli siyasetçiyle birlikte bağımsız “siyaset akademisi” kurabilir, siyasetçi olmak isteyen gençlere düşük bir ücret karşılığında tecrübelerini paylaşabilir.

* Bir dünya seyahatine çıkabilir…

* Halen parlamenter sistemle idare edilen bir ülke başkanına, “Başkanlık sistemine nasıl geçilir?” dersleri verebilir.

* Melih Gökçek’le birlikte yumurta tüccarlığına soyunabilir.

* Kanaat önderi olarak bir köşede oturup tavassutta bulunabilir.

* Twitter ’da tam bir fenomen olabilir.

* Uzak Doğu ülkelerinden birine, büyükelçi olarak tayinini isteyebilir.

* Demokrasi Hakem Kurulu Başkanlığı’nı yeniden üstlenebilir.

* Ya da hiçbir şey olmamışçasına milletvekilliğine ve Külliye’de fahri başdanışmanlık görevlerine, “nerede kalmıştık?” diye düşünerek devam edebilir…

MESAJ YAĞMURU…

“Temizlik işçisi kadrolu İmam-Hatip’ler…” başlıklı yazıya çok sayıda mesaj aldım. Başka mağduriyetler de ortaya çıktı, çıkıyor. Görevimiz bu mağduriyetleri hakkaniyetle ortaya koymak ve yetkililerin bunlara çözüm bulmasını temin etmek… İşte o mesajlardan bazıları…

“Adnan Bey, yazılarınızda objektif konulara temas ediyorsunuz. Sizi kutlarım. Ancak son zamanda çok iyi bildiğiniz, ısrarla işlediğiniz Fahri Kur’an Kursu öğreticilerinin dramını unutmuş gibisiniz. İstirham ediyorum ki siz bu üvey evlatların sözcüsü durumundasınız. Başka da sahiplenen yok! Ne yazık ki taşeronlara kadro verilmesi ile ilgili hükümette bir çalışma varken fahriler yok…”

***

“Mağdur insanların sesi olduğunuz için size teşekkür ediyorum. Rabbim razı olsun. Bu konuda şunu eklemek istiyorum. İş-Kur’dan da olsa imam olamayan, KPSS ve DHBT’ye girmiş puanını almış, bir yıldır alım olur diye bekleyen benim ve benim gibi olan kardeşlerimin de sesini duyurmanızı rica ediyorum. Biz bu sınavlara girerken 110 TL para verdik. 1 yıl geçti alım olmadı. Eylül’de tekrar sınavlar var, o zamana kadar alım olmazsa tekrar girmek durumunda olacağız. Madem alım olmayacak neden sınavlara 110 TL para ödedik? Bizi de unutmayın. Saygılarımla…”