Oğuzhan Asiltürk ağabeyin ardından

Abone Ol

Millî Görüş Hareketi’ni kuran Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca, yol arkadaşlarını “ Oğuzhan Asiltürk, Temel Karamollaoğlu, Yasin Hatipoğlu, Recai Kutan, Şevket Kazan, Süleyman Arif Emre gibi” sadıklardan seçmişti. Hareket büyüdükçe verdiği sözü unutanlar oldu ancak bu çınarlar sadakatten hiç ayrılmadılar.

İmam hatip yıllarımda, Millî Gençlik Vakfı’nda Millî Görüş Hareketi’nin önemli hatiplerinin kasetleri dinlenirdi. Bense Erbakan Hoca’nın “TBMM’deki ekonomi üzerine yaptığı konuşmaların kasetlerini” Millî Gençlik Vakfı’na getirir, dinler ve dinlettirirdim. Zaman zaman “burada siyaset yapmamak lazım, her kesimden gençlerin uğrak yeri, bu konuşmaları partide dinle” diye uyarırlardı. Benimse o meşhur hatipler değil, Erbakan Hoca’nın konuşmaları ilgimi çekerdi.

Refah Partisi’nin yükseliş döneminde Erbakan Hoca’yla birlikte yol arkadaşları “Oğuzhan Asiltürk, Temel Karamollaoğlu, Yasin Hatipoğlu, Şevket Kazan, Recai Kutan ve Süleyman Arif Emre”ye kulak vermeye başladık. Yasin Hatipoğlu ağabeyin TBMM başkan vekilli sıfatıyla yaptığı konuşmalardan etkilenir, hatipliğinden sitayişle bahsederdik. Temel Karamollaoğlu’nun Sivas belediye başkanlığıyla gururlanırdık. Süleyman Arif Emre ağabey daha çok MNP ve MSP’de aktif olduğundan o günlere yetişememiştik.

Anadolu’da uzaktan tanıma fırsatı bulduğumuz bu değerlerle, İstanbul’a geldiğimizde tanışma fırsatı bulduk. Recai Kutan ve Yasin Hatipoğlu, Ali Nar Hocamızın dostlarıydı. Hocamızın vefatından sonra Yasin Hatipoğlu ağabeyin Ali Nar Hocamıza muhabbetini, hocamızın da kendisine muhabbetini daha yakından gördük. Hocamız, “Günümüzün en büyük aruz şairi Yasin’dir” derdi. Biz de şiirlerini İslâmî Edebiyat dergimizde büyük bir keyifle yayınlamaktayız. Temel Karamollaoğlu Beyefendi’yle Millî Gazete’nin organize ettiği toplantılarda konuşma fırsatımız oldu. Ondaki imanı, mücadele azmini ve kararlılığını yakinen gördüm.

Oğuzhan Asiltürk ağabeyi İslâmî İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı (İSEV) ziyaretinde daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Erbakan Hocamızın vefatından sonra Ankara’da Oğuzhan Asiltürk başkanlığında ilim heyetiyle istişare toplantısı yapılmıştı. Bu toplantıya Ali Nar Hocamız katılamamıştı. Oğuzhan ağabey hocamızı ziyaret için İstanbul’a vakıf merkezimize geldi; burada yakinen tanıdık.

Cumartesi günü ebedî âleme uğurladığımız merhum Oğuzhan Asiltürk ağabey hakkında çok şey söylenebilir ancak şu beş özelliğiyle ön plandadır:

1-            Ehl-i Sünnet inancına sıkı sıkıya bağlıydı. Aktif siyasi yaşamında bu özelliği erbabınca bilinirdi ancak son yıllarda herkesçe malum oldu. Onun inancındaki dirayeti konuşmasının her kelimesinde kendini hissettirirdi. Şuur Dersleri vasıtasıyla imanlı bir nesil yetiştirmeye gayret ederdi.

2-            Erbakan Hocamıza sadakati Oğuzhan ağabeyi sıradan bir siyasetçi değil, bir dava adamı, bir mücahit yapmaktaydı. Siyonizm’in ve küresel emperyalizmin Millî Görüş Hareketi’ni bitirmek için kurduğu tuzaklar karşısında Erbakan Hoca’nın yanında yer aldı, mücadelesine omuz verdi. İlk gün verdiği söze hep sadık kaldı. Sadece Hocamız hayattayken değil, vefatından sonra da yolundan ayrılmadı, doğru bildiği yolda yürüdü.

Millî Görüş Hareketi büyüdükçe insanlar buraya akın etti. Dünya menfaati, makam ve mevki beklentisi için harekete eklemlenenler oldu. Daha büyük menfaat devşirilme ihtimalini gördükleri zaman da hemen terk ettiler. Bir avuç dava adamı kaldı Erbakan Hoca’nın yanında. Başka yere gidemedikleri için değil, bilinçli bir tercihti bu kalışlar.

Partileri kapatılsa da baştan başlamayı bildiler. Mutlaka “zaferden değil, seferden sorumlu olma” bilincini taşıyorlardı. Menfaatsiz, pazarlıksız davaya sadakat başkadır. İşte Oğuzhan Asiltürk ağabey bu başka adamlardandı.

3-            Milliyetçi Cephe Hükümeti’nde içişleri bakanı olarak görev yapan Oğuzhan Asiltürk’ün Türkiye’deki ABD üslerinin kapatılmasındaki kararlılığı önemliydi. Bu kararda elbette aslan payı MC hükümetinde başbakan yardımcısı olan Erbakan Hoca’ya aitti. Ancak kararın uygulanma aşamasında verdiği demeçlerle ve kararlı duruşuyla Oğuzhan Asiltürk süreci iyi yönetmişti.

4-            Millî Görüş Hareketi’nin önemli isimlerinden Konya eski milletvekili Lütfi Yalman’ın naklettiğine göre “Oğuzhan Asiltürk, 1974’te içişleri bakanı olduğu zaman bakanlıklarda mescidi açtıran kişidir.” Sadece bu hizmeti bile Oğuzhan ağabeye dua etmemiz için yeterlidir. Millî Görüş işte böyle bir harekettir. Hareketin kurucusu Erbakan Hoca, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mescit açtırmıştı. İktidara gelince bu uygulama bakanlıklara kadar uzanmıştır.

5-            FETÖ’nün Ergenekon operasyonlarıyla ülkeyi kasıp kavurduğu bir hengâmda Oğuzhan Asiltürk, televizyonda aynen şöyle demişti: “Ergenekon operasyonu, vatansever askerlere karşı yapılmış bir operasyondur. Ergenekon, altını çizerek söylüyorum, Türk ordusunda Amerikan karşıtlarının tasfiyesidir. Nokta ve bir de ünlem koyuyorum.”

Bu konuşmadan sonra FETÖ’cüler ve bunların dümenine girenler Asiltürk’e saldırmıştı. Bu öyle bir süreçti ki; Erbakan Hoca’ya dil uzatma cüretini de göstermişlerdi.

Millî Görüş Hareketi’nin öncü isimlerinden, Erbakan Hocamızın dava arkadaşı, davaya sadakatini ve duruşunu hiç değiştirmeyen, Ehl-i Sünnet yolunda yürüyen Oğuzhan Asiltürk ağabeye Allah-u Teâlâ rahmet etsin, Millî Görüş camiamızın başı sağ olsun.