Erdal İnönü de öldü.
Hayatı babasının gölgesinde, kısacık siyasi hayatı da Demirel in gölgesinde kalan Merhum İnönü nün sessizleştirildiği gibi bir his hep içimde olmuştur.
Siyasette olduğu günlerde babasının oğlu olarak anılması veya böyle kabul görmesi sol u biraz toparlamasını ve CHP nin tekrar eski mal varlıklarına kavuşmasına yaramıştır ama bu ülkeye ne kazandırdığının hiç sorgulaması yapılmamıştır. Ardından yazan sol kalemlerin, bilim adamı idi, deyip durması kimi tatmin eder
Doğduğunda babası başbakan, gençliğinde Cumhurbaşkanı olan başka kim var bu ülkede Ya da soruyu şöyle soralım: Erdal İnönü de bu ülkenin verdiklerini, o biraz olsun ülkesine geri vermiş midir
Ben bu soruya evet diyemem. Sanıyorum ki sol kalemlerimiz dahi evet diyemiyeceklerinden hiç gündeme taşımadılar ODTÜ rektörlük günlerini. Hani şu anarşinin düğmesine basılıp, idamlara taşınan o günlerden...
ANAP lı yerel yöneticilerin (Dalan gibi) başarısızlıklarının ateşlediği bir seçimde SHP yi seçim kazanan parti yapması dahi onca yıldır masaya yatırılıp tartışılmadı. Neresi doğru, neresi yanlıştı o seçim ve sonrasının Bilinmesi bu ülkenin insanlarına çok şey kazandırdı halbuki. HEP i Meclis e taşıması mı yoksa Demirel e payanda olması mı saklanmak isteniyordu acaba
Ona yakın olsam ve sohbet etme imkanı bulsaydım, şu soruyu sorardım: Seçim meydanlarında sizinle koalisyonyapacağını hiç söylememiş bir Demirel, neden sizinle hükümet kurdu Demirel e, diğer sağ partilerden artı olacak ne vaat etmiştiniz
Gülümseyerek şöyle bir cevapla savuşturacaktı sorumu: Demirel şöyle düşünmüş olabilir. Ben bunun babası ile kavgalı siyaset yaptım; Ecevit i sardı başıma. Oğlu ile barışık olmamayı göze alamam. Çünkü artık yaşlandım.
Çankaya ya çalışma mesajı olarak TV kanallarında İsmet Paşa hayranı olduğunu söyleyen Demirel in yanındaki oğul İnönü görüntüsünü hatırlayanlar bugün, o görüntünün oluşmasına emek vermiş olmanın pişmanlığını yaşıyor olmasınlar.