Ortadoğu Teknik Üniversitesi nde (ODTÜ) yaşanan rezaleti
biliyorsunuz:
Bir grup öğrenci, 3 başörtülü öğrenciye Buradan gidin
baskısı yaparak kimlik sormaya kalkmış.
ODTÜ de yaşanan başörtülü öğrencilere taciz olayı, yangın
öncesi kıvılcım niteliği taşıyor.
Eğer bu yangın tutarsa, bazı mahfiller alevlere körükle
gidecek veya üstüne benzin dökecek.
Tıpkı nereden geldiği bilinmeyen orman yangınları gibi,
birdenbire milletçe kendimizi alevlerin ortasında bulacağız.
İki kere iki: dört!
Dün böyle yaptılar, bu gün de Yarın da muhtemel!
***
ODTÜ de bu çirkin provokasyonu gerçekleştirenler,
üniversitenin kurucusu eski Başbakanlardan Adnan Menderes in kemiklerini
sızlatıyor.
Bu ülkeyi karıştırmak isteyen eller, 27 Mayıs darbesinden
sonra Menderes i idam sehpasına gönderdi.
Darbeciler, ODTÜ nün Menderes in eseri olduğunu ileri
sürerek kapatılmasını istedi...
Ancak Milli Birlik Komitesi üyesi cuntacı Kurmay Albay
Sami küçük, bu üniversitenin eğitim faaliyetlerine devamını sağlayarak, Prof.
Dr. Turhan Feyzioğlu nu rektör olarak atadı... Böylelikle ODTÜ, Türkiye deki
yasa ve hukuk sistemine uyum(!) sağlamış oluyordu.
Aslında ODTÜ Sovyet bloğu na karşı ABD nin ekonomik
desteğiyle kuruldu.
Yani, komünizm e karşı bir set oluşturabilmekti asıl
amaç.
Ama 27 Mayıs darbesinden sonra hep sol eylemlerle
adından söz ettirecekti.
Hatta Amerikalı bir öğretim görevlisi, İngilizce eğitim
gören ODTÜ lü eylemci bir lidere şu soruyu soruyordu:
Yıllardan beri ODTÜ de İngilizce eğitim görüyorsunuz.
Nasıl İngilizce bilmezsiniz
Eylemci:
Biz, ODTÜ de İngilizce üç kelime öğrendik: Yankee go
home! (Turhan Feyzioğlu, Nurhak ta Bir Şafak Vakti)
***
Böylelikle ODTÜ, bu güne kadar üniversiteler arasında hep
yaramaz çocuk rolünü üstlendi. Üniversite amacından saptırılmış, öğretim,
araştırma ve toplum hizmetleri etkinliklerinin evrensel standartlarda olması
gerekirken hep provokatif eylemlerle adından söz ettirir olmuştur.
ODTÜ nün sabıka dosyası hayli kabarık.
Mesela;
-1969 daki eylemde dönemin ABD Elçisi Robert Commer in
aracının yakılması;
-1977 deki rektör atamasında ODTÜ lü öğrenciler, MHP li
rektör Hasan Tan aleyhinde gösteriler yaparak, çatışmaları başlatmaları;
-CHP li İsmet İnönü nün oğlu eski SHP Lideri Erdal
İnönü nün ODTÜ rektörü olduğu yıllarda, İnönü nün yurtta kalan öğrencileri
silahlandırdığı iddiaları, dönemin gazetelerine yansımıştı. Hatta yetmemiş,
İnönü nün iki katlı evlerinin giriş kapısı ODTÜ lü öğrenciler tarafından
dinamitle havaya uçurulmuştu.
-Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının bütün kampusu dolaşan
yeraltı tünellerini kullanarak kaçması bir yana, arkadaşlarıyla birlikte 4
Amerikalıyı kaçırıp yine aynı üniversitede saklaması, ODTÜ nün provokatif
eylemlerin tam göbeğinde yer aldığını gösteriyor.
Çok yakın tarihe gelelim.
Mesela ODTÜ nün 1. Teoloji Sempozyumu na daha önce
Peygamberimize ağır hakaretler savuran Sevan Nişanyan ı bizzat davet etmeleri,
başlıbaşına bir provokasyon örneği idi.
***
Özetle;
ODTÜ merkezli tahrik, kuşku yok ki, önümüzdeki günlerde
adım adım tırmandırılacak gibi görünüyor.
Belli ki, nokta atışlarla bu milletin en hassas damarı
olan inanca saldırı olacaktır.
Biz üzerimize düşen sorumluluğumuzu yerine getirirsek, bu
fitneyi atlatacağız.
O da; mümkün olduğu kadar itidal imizi muhafaza
etmektir.
Elbette tepki mizi göstereceğiz. Ama cam/çerçeve
indirmeden. Meşru zeminlerde, düşüncelerimizi millete aktararak, onların
oyununa veya tuzağına düşmeden, vazifemizi yapabilmektir.
***
Not:
Önceki günkü yazımda İstiklal Şairimiz Mehmet Akif in
şiirinde Mazlumu sevemem yazılmış. Severim olacaktı.
Düzeltir, özür dileriz. (Banu Polat a teşekkürler)