Terör örgütünün kurucusu Öcalan bir yandan demokratikleşmenin mimarlığına soyunurken bir yandan da kurduğu örgüte hakarete varan ağır eleştiriler yöneltiyor ve kendisini anlamadıklarını ileri sürüyor.
Kurduğu terör örgütünü “kendinizi dahi taşıyamıyorsunuz” diye ağır bir biçimde eleştiren Öcalan yıllardır bir şeyler anlatmaya çalıştığını ama onların kendisini anlamadıklarını iddia ediyor.
Peki, gerçekte durum nasıl?
Kurmuş olduğu terör örgütüne mensup olanlar ger ekten Öcalan’ı anlamıyorlar ve gerçekten kendilerini dahi taşıyamıyorlar mı?
Bunu söylemek ya da iddia edebilmek çok zor!
Zira yıllardır Öcalan ile birlikte hareket etmiş olan isimler tarafından yapılan açıklamalar bu iddianın tam aksini söylüyor.
Yani örgüte mensup kişilerin Öcalan’ı çok iyi anladıkları görülüyor. Anlamaktan da öteye çok yakından tanıdıkları belli oluyor.
Yıllar önce Öcalan ile birlikte yola çıkan oma bir süre sonra Öcalan tarafından istihbaratın ajanı ve devletin adamı suçlamaları ile kara listelere alınıp dışlananlar bugün aynı suçlamaları Öcalan için yapıyorlar.
Ve gerçek istihbarat ajanı ve devlet adamının kim olduğunun Öcalan’ın izlediği politikalar ile ortaya çıktığını ifade ediyorlar.
Dahası terör örgütü tarafından infaz edilen arkadaşlarının hesabını soruyorlar.
Cumartesi annelerinin eylemlerini örnek göstererek “onlar devletten çocuklarını hesabını soruyor ve kemiklerini istiyorlar ama örgüt tarafından infaz edilenleri kimse konuşmuyor” diyorlar.
Örgüt tarafından infaz edilenlerin sayısı binlerle ifade edilmeyi de aşıyor ve on binlerle ifade ediliyor.
Evet, terör örgütü tabanından gelen açıklamalar örgüt mensuplarının Öcalan’ı çok iyi anladıklarını ortaya koyuyor.
Tabir caizse Öcalan’ı iliklerine kadar tanıyorlar.
Kimlerle işbirliği içinde olduğunu ve kimlerin direktifi doğrultusunda hareket ettiğini bildiklerini söylüyorlar.
Öyle anlaşılıyor ki Kürtler bugüne kadar devletle sürdükleri savaşı bundan sonra kendi aralarında sürdürecekler.
Öcalan’ı anlayan O’nu daha yakından tanımış oluyor ve hemen karşısına dikiliyor.
Dün Öcalan ile birlikte olanlar bugün nasıl karşısına geçmişler ise bugün Öcalan ile birlikte siyaset yapmak isteyenlerin de yarın Öcalan’ın karşısında yer almaları adeta kaçınılmaz bir hale gelmiş bulunuyor.
Yani Öcalan’ın Kürtlere yönelik beni anlamıyorlar iddiası doğru değil O’nu çok iyi anlıyor ve tanıdıkça da karşısına geçiyorlar.