Kan gölüne dönen şehirde, umut taşıyordu. Bir genç hangi
hayallere koşuyorsa o da aynı hayallere koşuyordu. Lakin mermilerin yağdığı bir
şehirde hayallerinin kaçını gerçekleştirebilecekti Evlenebilecek miydi,
evlense eşini, çocuklarını koruyabilecek miydi, iş sahibi olup evine ekmek
götürebilecek miydi Zira gökten yağmur gibi mermiler yağıyordu. Ama hayat her
şeye rağmen yaşamaya değerdi. Üstelik o birçok gencin umudunu sırtında
taşıyordu.
Gökten sağanak sağanak yağıyordu mermiler, o ise sevmek,
sevilmek, çalışmak, üretmek ve hayata bir şeyler katmak istiyordu. Hayallerinin
tam ortasında ise özgürlük vardı. Filistin le birlikte özgürlüğe koşmak ve
Kudüs ü korumak
Ateş topuna dönmüştü şehir. Ölüm yaşam kadar doğal
karşılanıyordu Gazze de.
O ise bir yandan önündeki habercilere, o metruk şehrin
başına gelenleri özetliyor diğer yandan yaralılara yardımcı oluyordu. Sonra
birden yığıldı yere. Kör bir kurşunla uzandı toprağa. Özgürlük hayalleri
kurduğu, koşturduğu ve sapandan uçurtma yaptığı o toprağa yığıldı. Can
korkusuna ne yardım eden ne de koruyan vardı. Herkes bir kıyıya çekilmiş
mermilerin dinmesini bekliyordu. Genç ise güçlükle kalkmak ve hayallerine
kaldığı yerden devam etmek istiyordu. Evlenmek, yuva kurmak, çalışmak ve
yaşadığı toprakları korumak... Fakat doğrulmaya fırsat vermediler mermiler ardı
sıra geldi, kesik seslerle şehadet getirdi. Kanatlarını çırptı ve EŞHEDÜ ENLA
İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDİ ENNE MUHAMMEDEN ABDÜHÜ VERESÜLÜH. Sonra toprağa
yaslandı ve sessizce Hakk a yürüdü.
Gazzeli genç, çocukluğundan beri hayalini kurduğu
özgürlüğe ulaşmıştı. Artık ne Yahudi kurşunu ne de mermiden sözler onu
etkileyebilecekti. Allah ın huzurundaydı. Burada ona hiçbir zalim zarar verme
gücüne sahip değildi. Gencecik hayatına bunca dramatik fotoğrafları sığdıran
genç artık özgürdü. Fakat bu yolculuk geride kalan anası için oldukça zor bir
imtihandı. Umutlarını bağladığı ciğerparesini bir Yahudi kurşunu alıp
götürmüştü. Anne çaresizdi. Üç Yahudi genci için demeç üstüne demeç veren
zümrelere karşın yalnız ve çaresiz bırakılmıştı. Ama o oğlun yerine özgürlük
mücadelesini sürdürmeye bir kez daha söz veriyordu. Şehidin ardından ise sadece
toprağa kazınmış o fotoğraf kalmıştı