Merhum Yıldırım Akbulut’un, Başbakanlık, Bakanlık, TBMM Başkanlığı sırasında yaşanan kulisler çok konuşuldu.
Mesela, Başbakan iken parti (ANAP) Genel Başkanlığı’nı kaybeden ve dolayısıyla Başbakanlık koltuğundan da olan nadir siyasilerden biri olarak bilinir, Yıldırım Akbulut.
Zira bir Genel Başkan ya da Başbakan’ın görevi devam ederken kongre kaybetmesi pek nadirdir.
Biraz uzak geçmişte Başbakan ve ANAP Genel Başkanı Yıldırım Akbulut’un başına geldi böyle bir gelişme!
Yakın geçmişte ise, “mutlak butlan kararı ile” yeniden CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun…
Yakın geçmişte yaşanan bu siyasi gelişme şikâyetlere konu oldu!
Olay yargıya taşındı.
Ve mahkeme 38. Olağan CHP Kongresi’nde yaşananlarla ilgili ‘mutlak butlan’ kararı verdi.
Yani, 3 sene önce yapılan bu olaylı kongrenin sonuçlarıyla ilgili ‘yok hükmünde’ kararı verildi, yargı tarafından.
O kongrede seçilen Özgür Özel’in Genel Başkanlığı düştü, Kemal Kılıçdaroğlu görevine döndü!
“ÖZAL KULAĞIMA EĞİLDİ VE ‘BAŞBAKAN SEN OLACAKSIN’ DEDİ”
Başbakan ve ANAP Genel Başkanı Yıldırım Akbulut’un kaybettiği, Mesut Yılmaz’ın kazandığı ve bazı “akçeli” iddiaların dile getirildiği o ANAP Kongresi’ne yeniden gelirsek…
Yıldırım Akbulut’la ilgili, geçmişte kalan bir kulis bilgiyi paylaşmak isteriz.
Yıldırım Akbulut, TBMM Başkanı iken Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine Başbakanlığı üstlendi.
O kongreden yıllar sonra, bunun öyküsünü de anlatmıştı, Yıldırım Bey.
* “Yemin töreni için TBMM merdivenlerini çıkarken Turgut Özal kulağıma eğildi ve ‘Başbakan sen olacaksın’ dedi.”
Uzun bir hikâye…
Akbulut, daha sonra hem Başbakanlığı hem de ANAP Genel Başkanlığı’nı üstlendi.
Akbulut, bir buçuk yılı aşkın süre Başbakanlık koltuğunda oturdu.
Başbakanlık koltuğunda iken, bir kısım basının hakkında fıkralar yayımlayarak itibarsız hale getirmek için büyük çabalar içinde olduğu biliniyor.
Sonrasında ilginç bir şekilde ilk kongre yarışını Mesut Yılmaz’a karşı kaybetti ve ANAP Genel Başkanlığı’ndan ve başbakanlıktan ayrıldı.
Yinelersek; herhalde, Başbakan ve parti genel başkanı iken kongre kaybeden nadir politikacılardan biridir, Yıldırım Akbulut…
PEKİ, NASIL KAYBETTİ, YILDIRIM AKBULUT, BU KONGREYİ?
Yıl; 1991… Aylardan Haziran…
Mesut Yılmaz ile dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut’un yarıştığı Anavatan Partisi (ANAP) Kongresi...
Gergin ve gerilimli bir ortam vardı…
Kongreyi kimin kazanacağı son ana kadar belli değildi. Heyetlerin biri gidip biri geliyordu… Görüşmeler, temaslar… Hepsinden öte kulisler… Ama ne kulisler…
ANAP’ın önde gelen isimlerinden biri, kongreye kısa süre kala önce Başbakan, ANAP Genel Başkanı Yıldırım Akbulut’a gitti...
Kulislere yansıyan bilgilere göre söz konusu isim, Yıldırım Akbulut’a, “Beni bakan yaparsan seni destekleyeceğim…” dedi...
Ancak Akbulut, böyle bir söz vermedi...
Bu kez Mesut Yılmaz’ın karargâhındaydı... Benzer öneriyi Mesut Yılmaz’a yaptı. Mesut Yılmaz, kulislere göre bu teklifi kabul etti...
20’den fazla delege o kritik kongrede oyunu Mesut Yılmaz lehine verince bir anda dengeler değişti.
Mesut Yılmaz, 21 oy farkla genel başkanlık koltuğuna oturdu... Hem de Başbakanlık koltuğuna…
Türk siyasetinde pek nadir görülen bir olay da böylelikle gerçekleşti;
* “Başbakan ve parti genel başkanı olarak, Yıldırım Akbulut, hem başbakanlık hem de parti genel başkanlık koltuğunu” rakibi Mesut Yılmaz’a kaptırdı...
Pazarlık eden o isim de kongre sonrası kurulan Yılmaz kabinesinde bakan olarak görev aldı.
Ve bu kulis, yıllarca dilden dile dolaştı…
O KONGREDE DE AKÇELİ İŞLER DÖNDÜ İDDİALARI…
1991 Haziran ayında yapılan ve Başbakan, ANAP Genel Başkanı Yıldırım Akbulut’un kaybettiği, Mesut Yılmaz’ın kazandığı ANAP Kongresi’nde…
Çok fazla dillendirilmeyen bir iddia daha vardı; akçeli işler iddiaları…
Kongre mahallinde bulunan bir dernek mekânında “birtakım işler”in döndüğü iddiaları…
Böylelikle Mesut Yılmaz’ın önünün açıldığı dilden dile dolaştı, günümüze kadar…
Acaba o süreçte de bu iddialar yargıya taşınsaydı yine böyle bir ‘mutlak butlan’ kararı çıkar mıydı?
***
Konunun iki önemli aktörü, ne Yıldırım Akbulut ne de Mesut Yılmaz hayatta değiller!
Ancak, böyle “alengirli” işler dönem dönem gündeme geliyor, konuşuluyor, tartışılıyor…
35 yıl önce yapılan kongre de böylesi kongrelerden birisi idi…
İKİ KONU DAHA…
1) 28 Şubat darbesi sürecinin en kritik aşamalarından biriydi. Efsane icraatlara ve hizmetlere imza atan Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Başbakanlığı’ndaki Refah-Yol Hükümeti… Bu hükümetin diğer kanadı olan DYP milletvekilleri birer birer istifa ettiler. İddia oydu ki; bir meşhur otelin 9. katında milletvekilleri ile “akçeli” işler pazarlıkları yapılıyordu. Bu kulisler konu gündeme geldiğinde hâlâ konuşulan konulardan…
2) 12 Eylül öncesi... Güneş Motel hadisesi… Milletvekilleri ile pazarlıklar… Ardından bu milletvekillerinin bir başka siyasi partiye transferleri… Hükümetin el değiştirmesi… Ve bu vekillerin tümünün ‘Bakan’ yapılması… Bu pazarlıklarda da ‘akçeli’ işler yaşandı mı yaşanmadı mı? Tuhaf işler…
HAKKINDA EN ÇOK FIKRA ÜRETİLEN BAŞBAKAN!
Hakkında en çok fıkra üretilen siyasilerden biri idi, Yıldırım Akbulut…
Hiçbir dönem de ne mahkemeye gitti, ne dava açtı, ne de suç duyurusunda bulundu.
Tıpkı, Turgut Özal gibi, Süleyman Demirel gibi, Erbakan Hoca gibi…
Yukarıdaki üç isim de haklarında epey ağırca karikatürler yayımlanmasına karşılık soluğu hemen mahkeme koridorlarında almadılar!
Aksine, gazeteleri ellerine aldıklarında birinci sayfanın göbeğinde kendileri ile ilgili -üstelik hayli rahatsız edici- bir karikatür varsa, çizginin müellifini arar, “Şurasını eksik çizmişsin…” yollu latifeyle karışık takılırlardı!
Yıldırım Akbulut da bu isimlerden biriydi…
Hatta unutulması mümkün değil; Akbulut’u yıpratmak ve yerine Mesut Yılmaz’ı getirmek için müthiş bir çabanın içine giren o dönemki “büyük” gazetelerden biri, hemen her gün logosunun sağında yer verdiği kutucuklardan, “Yıldırım Akbulut fıkraları” yayımlardı…
Bizim matbuatın yatacak yeri yok!
Ne günlerdi…
---