O hava, o saha ve Atiba ile Talisca...

Abone Ol

Osmanlıspor’un  saha zemini çok kötü idi. Hava sık sık karla karışık yağmurla ziyaret etti o stadı... Osmanlıspor ki, bana göre ligin en iyi kadrolarından birine sahipti, bu maçta Musa gibi ön libero garantisi, Pinto gibi bana göre ligin en iyi sol arka adamı, NDaye gibi orta alan forvet arası yine bana göre ligin en tehlikesi gibi elemanlardan yoksun kalmıştı. Beşiktaş’ta ise yeni transfer Babel sahada olacaktı. Bence daha önemlisi Talisca’nın uzun bir süreden sonra ilk lig maçına çıkacak olması idi. 

Kadrolar elimize geldiğinde bunlar vardı. Böyle bakınca da Beşiktaş’ın maçı daha az sıkıntılı yaşayacağı gerçeği de açık ve net görünüyordu. Orta alanda karşılama adına riskli bir kurgu vardı ama rakipte de hem Musa, hem de NDaye olmayacaktı. Savunmada sanki her gün birlikte nefes alıp veren bir dörtlüydü ki, bu da deplasmana gelmiş bir takım için büyük avantaj sayılmalıydı. Ama gelin görün ki aynı Beşiktaş’ta solda sadece Adriano’ya sık sık destek ama öne doğru etkisiz, sağda ne oynadığı belli olmayan Quaresma vardı. Hal böyle olunca da Cenk’in çırpınışları da boşuna olacaktı.

Osmanlıspor ise yukarıda saydığım önemli eksiklikleri yüzünden özellikle atağa kalkarken pas sıkıntısı yaşadı. Sadece Meher’den umutluydular. Umar ofsaytta kalma rekorunu kırarken, Regaretten de Gökhan Gönül gibi bir usta savunucunun kelepçelerinden kurtulamadı. 

Maç nasıl mı geçti bütün bunlar varken... Bence sadece hava ve saha koşullarıyla mücadele halinde idi. İşte bu sıralardan birinde Talisca denen topa nasıl vurduğu ciddi şekilde araştırılmasını gereken Brezilyalı öyle bir sol çekti ki yine, Karcemarskas gibi  deneyimli bir kaleci bile uzandıkça uzandı ama top yan file ile direk arasına sıkışıverdi. Sonrasında kör döğüşü vardı. Tabii bir de Quaresma’nın büyük ayıbı... 

Şenol hoca Quaresma’yı alarak, Bablel de sakatlanarak Beşiktaş’ın ön tarafına hayat taşıdılar. Kerim ve Tolgay’ın girişiyle ki diri idiler doğal olarak, Osmanlıspor bloklarını birbirine bağlamada sıkıntı çekti ve kalesinde biri gol, ikisi de net pozisyon gördü. 

Sonuçta Fenerbahçe hariç yukarıdakilerin kazançlı haftasında Beşiktaş ben de varım dedi.   

Bir son paragraf borcumu ödeyeyim. Atiba gibi bir ön liberoyu ben son zamanlarda bırakın bizim ligi başka liglerde bile görmedim desem yeridir. Sanki o zeminde, o havada yerin altında çıkar gibi ya da gökten iner gibi her pozisyona maydanoz oldu, bütün rakip atakların kesilmesinde vardı, bir de gol attırmaz mı, hem de 93. dakikada... Bence Atiba’sız bir Beşiktaş ne yapar diye düşünüyorum. Tabii ki o takımın teknik sorumluları daha fazla düşünmeye başlamışlardır bile...