İçişleri Bakanı Beşir Atalay, yazar Nuri Pakdil‘in sadece Türkiye için değil, tüm dünya için çok değerli bir isim olduğunu belirterek, ‘‘Nuri Pakdil, bizim birikimimizde, hayatımızda rolü ve katkısı olan, yetişmemizde emeği geçen, farklı okumalara yönelmemizde rolü olmuş insanlardan birisi. Dolayısıyla bu belgeselin yapımından çok heyecan duydum‘‘ dedi.
‘‘Nuri Pakdil Asla ve Daima‘‘ belgeselinin Harbiye‘deki TRT İstanbul Radyosu‘nda düzenlenen galasında konuşan Atalay, Necip Fazıl Kısakürek ve Nuri Pakdil gibi yazarların, medeniyet bakışı olan büyük yazarlar olduğunu söyledi.
Atalay, Pakdil‘in, keskin çizgilerle yaşayan, kendine has bir kişilik olduğunu ifade ederek, yazar için kolay bir tasnif yapmanın mümkün olmadığını kaydetti.
Pakdil‘in, gençlik döneminde kendisine çok önemli ufuklar açtığını belirten Atalay, ‘‘Nuri Pakdil, bizim birikimimizde, hayatımızda rolü ve katkısı olan, yetişmemizde emeği geçen, farklı okumalara yönelmemizde rolü olmuş insanlardan birisi. Dolayısıyla bu belgeselin yapımından çok heyecan duydum‘‘ dedi.
Bu tür belgesel çalışmalarını, ‘‘toplumun yetiştirdiği insanlara vefa borcunun ödenmesi‘‘ olarak değerlendiren Atalay, ‘‘Nuri Pakdil Asla ve Daima‘‘ belgeselinin büyük bir iş ve yapılan işin Nuri Pakdil‘e yakışır bir eylem olduğunu anlattı.
Pakdil‘in son yıllarda pek görünmediğini ifade eden Atalay, ‘‘Ama bize Pakdil‘in konuşmayı da keskin bir eylem olarak kabul ettiği zamanlarda birlikte olduk. Rabbime hamd ediyorum. Ne kadar büyük bir zenginlik içinde yetişmişiz. Kendimi öyle şanslı görüyorum ki. Hayatımızdaki bütün bu görüşmeler, dostluklar, faydalanmalar bizim yetişmemize vesile oldu‘‘ diye konuştu.
Hayattayken çekilen nadir eserlerden biri
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin de, Türkiye‘ye değer katan isimlerin hep ölümünden sonra kıymete bindiğini belirterek, ‘‘Birileri öldüğünde başlarız arkasından mersiyeler, methiyeler dizmeye, ama o kişi hayattayken arkasından da hep olumsuz şeyler söyleriz. Batılılar, söz konusu kişi hayattayken ona hak ettiği değeri vermeyi film, belgesel, yazılı biyografik eserlerle çok daha iyi beceriyorlar. Bizde biraz doğu toplumu olmamızdan, biraz kıskançlıklarımızdan, belki bazı ilkel duygularımızı hala köreltmemiş olmamızdan kaynaklanan olumsuzluklar var. Biz de TRT olarak zaman zaman bu hataya düşüyoruz. Ne mutlu ki, Nuri Pakdil belgeseli, söz konusu isim hayattayken çekilen nadir eserlerden biri. Bunun için de çok mutluyum‘‘ diye konuştu.
‘‘Nuri Pakdil Asla ve Daima‘‘ belgeselinin 29 Aralık Çarşamba gecesi saat 23.30‘da TRT 1 ekranlarından yayınlanacağını ifade eden Şahin, böyle bir belgeselin TRT arşivlerine girmesinden ve gelecek kuşaklara aktarılabilecek olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Şahin, daha önce hazırladıkları Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek ve Cahit Zarifoğlu belgesellerinin toplumun algısındaki pek çok şeyi yıktığını ve bu yazarların toplum tarafından artık daha fazla sevildiğini söyledi.
"Nuri Pakdil, eserleriyle var olan bir isim"
Belgeselin danışmanlığını üstlenen Necip Evlice de, Nuri Pakdil‘in eserleriyle var olan bir isim olduğunu söyledi.
Projenin, 2 yıl önce Mevlana İdris ve İbrahim Sadri tarafından kendisine anlatıldığını ifade eden Evlice, Pakdil‘in bugüne kadar hiçbir televizyona görüntü ve röportaj vermemesi, hiçbir gazetede söyleşisinin yer almamasından dolayı çok zorlandıklarını belirtti.
Evlice, kendi arşivi için oluşturduğu görüntülerin bu belgeselde kullanıldığını kaydederek, ‘‘Projeye başlamadan önce, bunu Nuri Pakdil‘e sunmanın anlamsız olduğunu düşündük. Çünkü Pakdil, tıpkı bizden önceki hiçbir röportaj talebini kabul etmediği gibi, bizi de kabul etmeyecekti. Zaten kendisi sadece yazılarıyla var olmayı isteyen, hatta bu sebeple kitaplarında biyografisine bile yer vermeyen bir insan. Biz de projeyi tamamlayınca Nuri Pakdil‘in kapısını çalmayı kararlaştırdık. Belgesel tamamlandığında da kendisine götürdük ve onayını aldık‘‘ diye konuştu.