Niyet hayır akıbet hayır

Abone Ol

Sabah bismillah deyip kalkacağız, abdestimizi alacağız,

namazımızı kılacağız.

Sabahın sahibine sığınıp hayata atılacağız.

Güneşe bakacağız ve bu gün dünden daha iyi olmalıyım,

etrafıma ışık saçmalıyım, nur borsası açmalıyım diyerek günlük işlerimize

başlayacağız.

Yaptığımız her işte niyetimiz güzel olacak.

O bizi rahatlatır, iş yapma azmini artırır ve yorulmayı

engeller.

Niyetin güzel olması yeterli değil, yaptığımız eylem,

Rabbimizin tabiat kanunlarına ve de şeriat kanunlarına aykırı olmayacak.

Kuralına uygun yaptığımız her işi yalnız Allah ın rızası

için yapacağız.

Bütün bunları yaptıktan sonra iyilik diye yaptığımız

şeyin kötülük meydana getirdiğini gördüğümüzde üzülmeyeceğiz.

Güzel çeşmenin başına atıyla gelen adam, atını bağlayacak

yer bulamamış.

Tutmuş çayıra bir kazık çakmış ve gelen geçen atını

bağlasın, çeşmenin başında rahatça bir otursun demiş ve sevaba girmiş.

Ondan sonra gelenin biri de çayırın ortasındaki kazığı

görünce birilerinin ayağına takılmasın diye kazığı söküp çıkarmış o da sevaba

girmiş.

İyilik olsun diye yardım ettiğiniz, yol gösterdiğiniz

adam siyasette, makamda veya servette zirvelere çıkar ama yolunu sapıtır,

şaşırır.

Yine iyilik olsun diye tanıştırdığınız insanların

işbirliğinden çok kötü sonuçlar doğabilir.

Bütün bu durumlarda eğer bizim niyetimiz temiz, metodumuz

Rabbimizin tabiat kanunlarıyla şeriat kanunlarına uygun ve hedefimiz de

Allah ın rızası ise biz, yine de sevabımızı alırız.

İşlerin nereye varacağını biz bilemeyiz.

İyi zannettiklerimiz kötü çıkabilir, kötü sandıklarımız

ise iyi çıkabilir.

Rabbimiz buyurur: Hoşunuza gitmediği halde savaş size

farz kılındı. Olur ki, hoşunuza gitmeyen şey sizin için hayırdır ve yine olur

ki, sevdiğiniz şey sizin için şer olur. Allah bilir siz bilmezsiniz. (Kur an-ı

Kerim, Bakara Suresi, ayet: 216)

İtalyanlar, Libya yı işgal ederlerken harpten kaçanlar ve

sıcacık evine sığınanlar olmuş.

İyi yaptıklarını zannetmişler ama İtalyanlar

ilerlemişler, şehirdekileri de öldürmüşler, cepheden kaçan o insanlara önce

kendi kabirlerini kazdırmışlar sonra tek kurşunla öldürüp diğer kaçağa

gömdürdükten sonra ona da kabrini kazdırmışlar ve böylece iyi sandıkları şey

onlar için çok kötü oluvermiş.