İki yıl önce bir semt pazarına gitmiştim. Gözlerim pazarın hemen çıkışında daha ucuz satılan elma ve eriklere ilişmişti. Elmalar küçük küçük ve kurtların oluşturduğu deliklerle kaplıydı. Erikler de küçük ama canlıydı. Kadına sorduğumda bu ürünlerin köyden geldiğini söylemişti. Yani ürünler organikti, herhangi kimyasal bir madde ihtiva etmiyordu. Ama insanlar görüntüye bakıyor ve daha fazla para vererek hormonlu ürünleri tercih ediyorlardı.
Yol kıyısında bekleyen bir adam... Ayaklarının ucundaki kitaplara bakıyor ve "sudan ucuz kitaplar, alın ve okuyun" diye bağırıyor. Kitaplara baktığımda, dünya klasiklerinden tutun da, tanınmış meşhur yazarların eserlerine kadar her çeşit eserin bulunduğunu görüyorum. Tanesi bir lira... Kitapçı dükkanlarının raflarında kalan kitaplar bunlar. Kiminin basım hatası var kiminin kapakları eski ve yırtık. Bir yazarın bir şairin bu eserleri oluştururken ne kadar büyük emek verdiklerini aşağı yukarı tahmin edebiliyorum. O yüzden içim sızlıyor. Emek verilen her şeyin değerli olduğunu da biliyorum. Ama raflarda kalmış son ürünlerin her zaman değeri düşük oluyor modern dünyada. Çünkü görüntü muhtevanın önüne geçiyor.
İki yıl önce bir semt pazarına gitmiştim. Gözlerim pazarın hemen çıkışında daha ucuz satılan elma ve eriklere ilişmişti. Elmalar küçük küçük ve kurtların oluşturduğu deliklerle kaplıydı. Erikler de küçük ama canlıydı. Kadına sorduğumda bu ürünlerin köyden geldiğini söylemişti. Yani ürünler organikti, herhangi kimyasal bir madde ihtiva etmiyordu. Ama insanlar görüntüye bakıyor ve daha fazla para vererek hormonlu ürünleri tercih ediyorlardı.
Engelli bir arkadaşım, "elbiselerin defolu olanlarını, mağazaların önünde bir sepete atıverirler. Çünkü bunların fiyatı çok ucuzdur, su fiyatına gider, değeri yoktur. İşte biz engelliler de toplumda öyle anlaşılıyoruz." demişti. Gerçi son yıllarda bu anlayış biraz kırıldı ve artık engelliler hayatın her alanında iş güç sahibi olabiliyorlar ama bütün bunları yan yana koyduğumda, insanın ya da eşyanın niteliğinin göz ardı edildiğini ve niceliğine bakıldığını görüyorum.