Hayatın boş olduğu gerçeğini idrak ederek bunalıma
düşenler kırılganlıkları taşıyamaz hale geliyorlar. İntiharı da bir çıkar yol
olarak görüyorlar. Boşluğu düşüp de bir şekilde hayata tutunanlar da vardır. Bu
tip insanlar hayal kırıklıkları nedeniyle hayata daima olumsuz yaklaşırlar.
Hayatın boş bir hülyadan ibaret olduğu gerçeğini er geç
her insan anlar. Bazıları ifade etmeye çalıştığımız gibi çıkmaza sürüklenir
bazılarıysa bu çıkmazdan kurtulmanın yolunu bulur. Bu dünya çıkmazının yolu her
iki dünyayı düşünerek ayakta kalmaktır. Bunun da yolu iman etmektir, inançlı
olmaktır.
İnsanların çıkmaz sokaklarda gezinmelerinin saikleri
oldukça fazladır. Bu saiklerden biri de izimlerdir. Bu izimler kapılmalarının
nedeni de güvensizlik bunalımlarıdır. İnsanın içine düştüğü boşluk; manevi
boşluk, uğradığı haksızlık ve eşitsizlik gibi düşünceler kimini kapitalizme,
kimini faşizme düşman yapar. Bu gibi fikir sistemlerinin yanı sıra kimi
ideologların ileri sürdüğü karşıt fikir sistemleri, boşluktaki bazı insanları
sapkınlığa varan inançlara da itmektedir.
İnsanların hiçbir
fikir sahibi olmadığı bir kısım sapık inançlar ortaya çıkıyor. Bu sapık
cereyanların gün yüzüne çıkması, çoğu zaman da bu bataklığa düşen
sempatizanları vesilesiyle oluyor. Bir de bilinen ve taraftarı olan örgütlü
veya örgütsüz fikir sistemleri vardır. Bu fikir sistemlerinden biri de nihilist
düşüncedir.
Bu düşünce ne anlama geliyor
Bilgimizi yenileyelim: Nihilizm nedir Nihilizm: İnsanın
yaşadığı dünyanın da içinde bulunduğu evrendeki her şeyin anlamsız ve tamamen
değersiz olduğunu savunan bir görüştür. Bilginin herhangi bir kaynaktan
gelmediğini savunan Nihilistler, aynı zamanda Tanrı kavramını da kabul
etmezler. Tüm metafiziksel kavramları gerçek dışı kabul eden Nihilizm, sosyal
hayatta var olan tüm değerlere de karşı çıkar.
Bu düşüncenin savunucuları veya sempatizanları kendi
fikirlerini kitlelere yaymak için çaba gösterirler.
Bazı insanlar var ki inandığı fikirler uğurunda kendini
feda etmekten imtina etmemektedirler. Batıl da olsa davası uğruna hayatlarını
hiçe saymaktadırlar. Kendi canlarını hiçe sayan bu kimseler kendi ahir
hayatlarını karartmakla kalmayıp ailesine ve çevresine de acılar
yaşatmaktadırlar.
Fatih Balkış ın Fars adında bir romanı yayınlandı.
Kitabın arka kapağından bir bölümü buraya alıyoruz:
Fatih Balkış ın Fars ı, sık dokunmuş, göndermelerle dolu bir metin. Gençlik
hayalleri insanı ne zaman terk eder Yoksa bir yumruk gibi tıkanır mı boğazına
Sanatın insana kapılarını açması neden bu kadar zordur Ve yaşamın her alanına
yayılmış haksızlık, sanat ideallerinin içinde de yok mudur Fatih Balkış,
Fars ta, kısıtlı bir alanda çok derinlikli bir hikâye anlatıyor. Dikkatli iç
gözlemler, çarpıcı yaklaşımlarla, umutsuz da olsa çıkışı yine sanatın içinde
arıyor.
Bu roman bugünkü
sanatçıların nihilist düşünceyle varlıklarını sürdürmeleri anlatılır. Roman
kahramanı Can ın içine düştüğü sanattaki dev boşluk ve nihayetinde ruhsal
hiçliktir.
Asuman Kafaoğlu Büke ye göre bu durumun hepsi
nihilisttir, ama gizliden gizliye Tanrı ya dualar okurlar. Bu nihilizm, sonunda
ne felsefi düzeyde bir umursamazlığa ne de ruhsal dinginliğin mutluluğuna
varır; asıl yeteneksizliğin ifadesidir bu, yalnızca nihilist olmak yeter.
Düşünce olmadan, mutlak bir yargıları olmadan yaşarlar ve
asla berrak değildirler.
A.Kafaoğlu Büke, ( ) eleştirel tonda bir roman okumak,
belki de umutsuzluğumuzu dağıtacak en güzel şey demektedir.
Gençler üzerinde kısmen de olsa etkili olan benzeri
fikirler akımlarının oluşmasında arkadaş grupları kadar avareliğin, serkeşliğin
de neden olduğunu belirtmeliyiz.
Oldukça serbest, özgür ve dilediğince yaşamak ve hiçbir
şeyi umursamamak
Böyle bir düşünce içinde olan gençler için ne ailenin ne
de toplumun bir değeri ve önemi vardır. Sadece düşüncelerinde şekillenen ve
oradan oraya atılan ve sallanan bir hayat!
İnsanlar zaman zaman boşluğa düşer. O boşluğun ne kadar
derinleştiği veya yüzeye yakınlığı içine düşen kişilerin hayata bakışına ve
kendi inancına bağlıdır. İnancın boyutları da bu bakış açısında amildir.
Allah a inanan bir insan basit boşlukları, bunalımları,
buhranları yaşasa da bu tür travmaları çok çabuk atlatır. En amansız
hastalıklardan biri olan kanser illetini bazı insanlar moral gücü ile
yenmektedirler. Yani maneviyat birçok arızi halleri bertaraf eder. Bunalım durumlarında kimisi sigara, kimisi
alkol ve uyuşturucu maddelere sığınırken, inançlı kimselerin Allah a tevekkül
ve tefekkür etmesi; duaya başvurması yeter.
Allah inancı ve ahkâmına uyan bir kul nihilist
hayranlarının ne kadar boş olduğu gerçeğini görür.
Allah, insanlar için ne güzel bir vekildir. O bütün
insanlara yeter. Bütün dertlerin ilacı, bela ve musibetlerin çıkış yolu O na
layıkıyla halis bir kul olabilmektir.