Niçin "Önce Ahlak Ve Maneviyat"?

Abone Ol
DÜNYA İSLAM BİRLİĞİ İÇİN ERBAKAN IN MÜCADELESİNDEN

ÇIKARILACAK DERSLER 6

 

Niçin Önce Ahlak Ve Maneviyat

 

Ölümünde Bile

Sisteme İsyanını Sürdüren Adam:

Mücahit Erbakan

Giriş

Cumhuriyetle birlikte yeni bir ulus yaratmak (!) için

yola çıkan kadro, milleti ayakta tutan mevcut ne varsa hepsine savaş açmış ve

Milletin temel değerlerini doğrudan hedef seçmiştir: Allah ı da Sultan ile

birlikte tahtından indirdik. Artık Türkiye de ne din, ne Tanrı ve ne de

Peygamber vardır. Bizim dinimiz Kemalizm ve mabetlerimiz de fabrikalardır. (1)

Devlet eliyle yürütülen bu savaşın sonunda, kimlik,

ahlâk, kültür ve medeniyet gibi üç hayati alanda kırılma meydana gelmiş; bu da,

hem toplumda, hem de devlette bunalıma sebebiyet vermiştir. Birlik, beraberlik

ve dayanışma ruhu zedelenmiş ve kavgacı bir ruh hali herkesi etkisi altına

almıştır.

Rahmetli Erbakan Hoca, Parlamento eksenli bir siyasi

mücadeleye başladığında ele alıp seslendirdiği üç konu, kimlik (Milli Görüş),

ahlâk (Önce Ahlâk ve Maneviyat), kültür ve medeniyet (İslam Birliği) olmuştur.

Parlamento içi siyasete Ahlâk ve Maneviyat konusunu sokan ve üzerinde ısrarla

duran ilk siyasi kişi, Erbakan dır. Israrla ahlâki yozlaşma üzerinde durmuş,

bunun için hükümetlerin sorumluluklarını yerine getirmesini istemiş, birçok kanun

teklifinde bulunulmasını ve Meclis te sorunun tartışılmasını sağlamıştır.

Bu gün, Erbakan ın mücadeleye başladığı yıllara göre

ahlâkta, kimlikte ve kültür ve medeniyet alanında çok daha büyük çözülme,

kırılma vardır.

Devletin istatistikî verilerine ve yapılan akademik

çalışma sonuçlarına göre Türkiye de alkol, uyuşturucu kullanma ve fuhuş yaşı,

12 yaş civarındadır. Türkiye de eşcinsellik (!) ve nikâhsız birlikte

yaşam (!) yaygınlaşmakta, gayrı meşru çocuk sayısı artmaktadır. Toplumsal

değerlerdeki çözülmeye bağlı olarak aile yapısında çözülme hızlanmakta, rüşvet,

yolsuzluk, hırsızlık ve şiddet artmaktadır.

Medya, internet, yabancı istihbarat örgütleri, mafya,

fuhuş ve eğlence sektörü, müzik sektörü, kozmetik ve moda sektörü, bu millete

yabancılaşmış Batı kültür ve medeniyetinin savunuculuğunu yapan STK lar, ahlâkı

yozlaştırma hareketinin baş aktörleri olarak görev icra etmekteler. AB fonları,

ABD vakıf fonları ve Dünya Bankası kredileri bu amaçla kullanılmaktadır.

Büyük Ortadoğu Projesi , Büyük İsrail Projesi ve 2.

Sevr Projesi kapsamında, İslam coğrafyası ahlâki olarak çökertilmek isteniyor

ve bu amaçla Türkiye bir atlama tahtası olarak kullanılıyor. Bu sebeple,

Erbakan Hoca nın ahlâki çözülmeye karşı başlattığı mücadele, gelinen noktada

çok daha önemli hale gelmiştir.

Dünya İslam Birliği nin kurulmasında en temel yapı

taşlarından biri de, ahlâk ve maneviyattır. Güzel ahlâkın yeniden inşası için

rahmetli Erbakan Hoca nın gerek Parlamento içinde ve gerekse Parlamento dışında

verdiği mücadeleden alınacak dersler vardır. Burada, bu konu ele alınacaktır.

Ahlâk Nedir

 Ahlâk sistemi,

değerler sistemine dayanmakta olup temel fonksiyonu, değerler sisteminin ön

gördüğü hayat tarzının korunmasıdır. Ahlâkın ön gördüğü koruma, herhangi bir

kanun gücü içermemektedir(2-5). Sergilenen bir söz, davranış ve bir fiil

karşısında fertlerin, içselleştirilmiş olarak kendiliğinden olumlu ya da

olumsuz bir tarzda tepkisini ortaya koyması ahlâkın kullandığı güçtür.

Ahlâk sistemini oluşturan unsurlar, değer sistemi, niyet,

görev ve sorumluluk, müeyyide, fiil ve içselleştirme-kendiliğindenlik olarak

ifade edilebilir.

Ahlâk sistemleri, toplumun benimsediği değer

sistemlerinin hayata tatbik edilip yaşanabilmesini sağlayan birer koruma mekanizmalarıdır.

Değer sistemleri içerisinde kural koyucu üst otoriteden gelen değerler ile o

toplumun yüzyıllar içerisinde oluşturduğu ve temel değerlerle uyumlu örf, adet,

gelenek, görenek ve töreler vardır.

Değer sistemi, toplumun bütününü kuşatan emir ve yasakları

ihtiva ettiği gibi, toplumdaki farklı yapılara, birimlere ilişkin bazı özel

emir ve yasakları da ihtiva eder. Bu da, genel görev ve sorumluluklara ilave

olarak daha özel görev ve sorumlulukların varlığını ön görür. Bu farklı, özel

görev ve sorumluluk alanları, özel ahlâk kurallarının ortaya çıkmasına

sebebiyet vermiştir. Ahlâk sistemleri, genel olarak, aşağıdaki 11 alt ahlâk

alanını bünyelerinde barındırırlar:

Kulluk Ahlâkı: Değerleri koyan yüksek otoriteye karşı

uyulacak ahlâki kurallar.

Ferdi Ahlâk: Ferdin bizzat kendisine karşı uyması

gereken ahlâki kurallar.

Aile Ahlâkı: Aile hukukuna ilişkin ahlâki kurallar.

Akrabalık Ahlâkı: Akrabalık hukukuna ilişkin ahlâki

kurallar.

Komşuluk Ahlâkı: Komşuluk hukukuna ilişkin ahlâki

kurallar.

Sosyal Ahlâk: Topluma ilişkin ahlâki kurallar.

Devlet Ahlâkı: Yöneten ve yönetilenlerle ilgili ahlâki

kurallar.

Ümmet Ahlâkı: Ümmetle ilgili ahlâki kurallar.

Beşer Ahlâkı: Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan tüm

insanlarla ilgili ahlâki kurallar

Ekolojik Ahlâk-Çevre Ahlâkı: Tabiatla ve diğer

canlılarla ilgili ahlâki kurallar.

Meslek Ahlâkı-İş Ahlâkı: Meslekle, İşle ilgili ahlâki

kurallar

Bu alt alanlar için ihdas edilen kurallar, birbirlerini

karşılıklı olarak etkilerler.

Güzel Ahlâk Sistemi

Hz. Âdem le İblis arasında başlayan mücadele, Güzel Ahlâk

ve Kötü Ahlâk olmak üzere iki ana ahlâk sisteminin ortaya çıkmasına sebebiyet

vermiştir. Bu iki ahlâk sistemi, iki ayrı kaynaktan beslenerek ve nesilden

nesle intikal ederek günümüze kadar gelmiştir. 

 Kur an-ı Kerim de

Peygamberimizle ilgili olarak; Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlâk

üzerindesin (68/4) denmesi; Hz. Peygamberin, Ben ahlâkî prensipleri

tamamlamak üzere gönderildim demiş olması ve Hz. Âişe nin (radıyallahu anhâ)

Resulûllah ın ahlâkı Kur an dır demiş olması, Kur an ın (Kitapların) ve

Peygamberlerin çok önemli görevlerinden birinin, güzel ahlâkın inşası ve

korunması olduğunu ortaya koymaktadır. 

İslam ahlâk (Güzel Ahlâk) sisteminde, üst otorite

Allah tır. Bu ahlâk sistemi, tevhidi değerleri merkeze alarak inşa edilmiştir.

Amacı, tevhidi değerlerin ön gördüğü bir hayat tarzının inşa, ihya edilmesi ve

de korunmasını sağlamaktır. İslam ahlâkındaki niyet unsuru, Allah rızası, fiil

unsuru ise salih ameldir. İslam ahlâk sisteminde amelle niyet arasında ciddi

bir bağ vardır. (6)

İslam ahlâk sisteminin dayandığı temelleri ortaya koyan

birçok anahtar kavram var olup bunların tümü, iman kavramı ile yakından

ilişkilidir. (7)

Erbakan: Önce Ahlâk ve Maneviyat

Erbakan liderliğindeki Milli Görüş Hareketi nin diğer

siyasi hareketlerden en belirgin farkı, Önce Ahlâk ve Maneviyat ilkesini   bayrak edinmiş olması ve bu konuda ki

ısrarıdır:

Önce Ahlâk ve Maneviyat bayrağını açarak yola çıktık.

(8)

Ahlâk ve maneviyat en önde yürüyen bayrağımızdır. (9)

Dört ana prensibimiz vardır. Bunlardan birincisi ahlâk

ve maneviyattır. Bu ilke en önde gelen bayraktır. (10)

Farkımız maneviyatçılığımızdır. (11) 

Ahlâk ve maneviyat konusu, Milli Görüş stratejisinin bel

kemiğidir.

Erbakan: Her İşin Başı Ahlâklı İnsan

Erbakan a göre her işin başı, ahlâklı insandır. Bu yoksa

hiçbir kalkınma hareketi hedefine ulaşamaz, bütün emekler boşa gider ve en

ideal kanunlar bile uygulanamaz. (12,13)

Erbakan Hoca, sistematik olmamak şartıyla, değişik

zamanlarda, alt ahlâk alanlarına ilişkin görüşler ortaya koymuştur. Kullanılan

kavramları, ahlâk alt alanlarına göre tasnif ettiğimizde, Erbakan Hoca nın, şu

alt ahlâk alanlarında ahlâki bir değişime daha fazla ağırlık verdiği sonucunu

çıkarabiliriz: Ferdi Ahlâk (12, 13), Aile Ahlâkı (8), Komşuluk Ahlâkı (8, 14),

Sosyal Ahlâk (8, 15, 16), Devlet (Yönetim) Ahlâkı (8), Ticari Ahlâk (16),

Turizm Ahlâkı (17), Basın Ahlâkı (8,18).

Erbakan: Ahlâki Bunalımın Sebebi Millete Rağmen Uygulanan

Zihniyet ve Sistem

Erbakan a göre, Türkiye deki ahlâk bunalımın sebebi,

millete rağmen uygulanan, milletin fıtratına uymayan zihniyet ve

sistemdir: 

Bugün rüşvetten, iltimastan şikâyetçi isek, ticari

hayatta istikrarsızlık varsa, istismar, ihtikâr, haksız kazanç imkânları

mevcutsa bunlar yine ahlâk nizamına değer vermeyen bozuk zihniyetin camiamızın

sağlam bünyesinde açtığı yaraların neticesidir. (8)

Erbakan: Ahlâkçı ve Maneviyatçı Bir Eğitim

Türkiye de sistem ve sisteme vücut veren zihniyet, ithal

mal olduğu için Millet ile Devlet arasında bir çatışma vardır. Türkiye nin ana

sıkıntısı bu fay hattıdır. Sistem, eğitim ve medya aracılığıyla batılılaşmış ve

dolayısıyla bu ülkeye yabancılaşmış nesiller yetiştirmektedir. Erbakan a göre,

toplumsal barışın sağlanması, Devlet-Millet kaynaşmasının meydana gelebilmesi

için ahlâkçı ve maneviyatçı bir eğitim şarttır. (8) Bunun için iki mekanizma

harekete geçirilmeli ve mensupları, ahlâk ve maneviyata göre yetiştirilmelidir.

Bunlardan birisi, adliye mekanizmasıdır (8), diğeri ise eğitim sistemidir.

(13,19)

Ahlâk ve Maneviyatı Korumak İçin Yapılan Yasal

Teşebbüsler

Milli Görüş Hareketi en çok üzerine durduğu ahlâk ve

maneviyat konusunda Meclis te girişimci bir politika izlemiş, birçok kanun

teklifi, Meclis araştırması, gensoru, genel görüşme ve soru önergeleri

vermiştir. Verilen kanun teklifleri farklı alanlardadır. Ancak gerekçelerinde

hep ahlâki endişeler dile getirilmektedir. (20)

Erbakan: Çözüm İçin Milletin Değerleri ile Barışık İdare

Erbakan a göre, millete yabancılaşmış taklitçi

zihniyetler, ülkeyi bu güne kadar yönettikleri ve de hep sorunları yanlış

teşhis ettikleri için hastalıklara çare bulamamışlardır. (21)

Erbakan a göre milletin fıtri yapısına ve değerlerine

bağlı bir idarenin iş başına gelmesi ile bu sorun çözülebilecektir. (17)

Sonuç: Alınabilecek Dersler

Parlamento içi siyaset, rey alma eksenli bir siyaset

olup, toplumun o anki arzu, istek ve duygularına hitap eder. Toplumun zihinsel

değişimini istemek ve bunda israrcı olmak, genellikle, fazla rey getirmez.

Ahlâki yozlaşmadan şikayetçı olan insan unsurları, bu konuda mücadele eden

siyasi hareketlere rey verirler. O nedenle ahlâk ve değer eksenli siyasi

mücadelelerin gelişmesi ve yaygınlaşması uzun zaman alır. Bunun için sabırlı

olmak gerekir.

Erbakan Hoca nın mücadelesinden alınacak önemli

derslerden biri, onun mücadeledeki sabrı ve kararlılığıdır. Rey için

istikametini ve söylemini değiştirmemiş olması, zihniyet değişimi hedefinden

asla vazgeçmemesidir.

Parlamento içi siyaset, genellikle, vaad etmeye, aşırı

vaada dayanmaktadır. Olmayacak ya da olması mümkün olmayan şeylerin vaad

edilmesi, toplumu ifsad eder, yalanı meşrulaştırır ve toplumun kirlenmesine

sebebiyet verir. O nedenle Parlamento ya dönük siyasi mücadele veren İslami

hareketlerin, rey aşkına olur olmaz vaadlerde bulunarak; ne farkınız var

sorusunun muhatabı olmamalıdırlar.

Erbakan Hoca nın mücadelesinden alınacak bir ders de,

ahlâk ve maneviyat  eksenli siyasi

mücadelesinde farklılık şuurunu , farkındalık şuurunu zedelememe

noktasındaki hassasiyetidir.

İslami mücadele, adalet üzerine inşa edilen bir

mücadeledir. Sırf muhalefet olsun diye doğruya da yanlışa da karşı çıkmak

yanlıştır ve ahlâki değildir. Bu farklılık şuurunu öldürür.

Bir başka tehlike de, iktidarda iken başka muhalefette

iken başka davranmak ve söylemektir. Muhalefette iken kara denenlere, iktidarda

iken ak denmemelidir. Ya da tersi yapılmamalıdır. Bu durumda, doğru ile yanlış,

temizle pis, helal ile haram birbirine karışmakta, kalpler kararmaktadır.

Bunlar ahlâk ve meneviyat ilkesini bozan davranışlardır.

İktidar-Muhalefet İlişkilerinde kullanılan dil,

genellikle, yapıcı değil yıkıcıdır;

kavga, karalama, itham, suçlama, tehdit üzerine

kurulmuştur. Siyasi partiler suni olarak oluşturdukları bir gerilimle,

taraftarlarını diri tutmaya, rey kaybına uğramamaya gayret sarf etmektedirler.

Ama bu davranış, toplumu kamplaştırmakta, kalpleri karartmakta, kin ve nefreti

artırıp yaygınlaştırmaktadır. Dolayısıyla tebliğ için gerekli olan tüm algı

mekanizmaları kapanmakta, söylenenler etkili olmamaktadır. Kalplerin bu şekilde

kararması ve katılaşması ahlaki yozlaşmayı hızlandırmaktadır.

           

Unutmayın!

Allah bize kaç rey aldığımızı sormayacak; kaç kişiyi

imana getirdiğimizi soracaktır.

Allah bize kaç rey aldığımızı sormayacak; ama rey için

insanları ifsad edip etmediğimizi soracaktır.

O nedenle;

Resulûllah (S.A.V.): Allah ım, şikak ve nifaktan ve kötü

ahlâktan sana sığınırım. (22)

Kaynaklar

1-Öcal M., İmam Hatip Liseleri ve İlköğretim Okulları,

Ensar Neş. İst. 1994, s. 36

2-Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu, Ankara, 2005

3-Doğan D. M., Büyük Türkçe Sözlük, Pınar Yayınları,

İstanbul, 2005.

4-TDV İslam Ansiklopedisi, Ahlâk Maddesi, İstanbul.

5-İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ

Yayınları.

6-Sahih-i Buhari, İst. 1401, K. İman: 41 c. I, sh.19.

7-Tirmizî, Radâ 11, (1162); Ebu Dâvud, Sünnet 16, (4682).

Buhârî, Edeb: 39.

8-Erbakan N., Milli Görüş, Dergâh Yayınları, İstanbul,

1975, S: 20-57.

9-Saadet Partisi Programı S:  8

10-Erbakan, N., Gayemiz Bütün Beşeriyetin Saadetidir,

ESAM, Ankara, 2005 s12

11-Saadet Partisi Seçim Beyannamesi,  2002 s. 35 36

12-Erbakan N., Milli Görüş, Dergâh Yayınları, İstanbul,

1975 S: 110-111

13-Erbakan N., Milli Görüş, Dergâh Yayınları, İstanbul,

1975 S: 95-97, 306

14-Erbakan N., age., S: 161

15-Erbakan N., age., S: 316

16-Erbakan N., age., S: 151-155

17-Erbakan N., age., S: 181

18-Erbakan N., age. S: 332 334

19-Erbakan N., age., S:108

20-Meclis te İlk 100 Gün, Refah Partisi.

21-Erbakan N., RP 4. Büyük Kongre Açış Konuşması, 1993,

Ankara, s: 29-30

22-Ebu Davud, Salat, 367, (1546) Nesai, İstiaze, 21,

(8,264)