Neyimiz eksik?

Abone Ol

Evet; dünkü yazımızın sonunda, insanlar artık işsiz, aşsız, eşsiz olmaktan çıkacaklardır, çıkmalıdır; ama Allah daha fazlasını vaat ediyor, o da muasır medeniyetin fevkine çıkmış olacaklardır dedik.

Bu nasıl olacak, muasır medeniyetin üstüne nasıl çıkılacaktır

Türkiye nin terör sorunu yok, aksine dört önemli sorun var; işsizlik, dış borç, yargının çalışamaması ve sermayenin esiri basın. Bu sorunlarımız çözülmelidir. Bu sorunları çözdüğünüz zaman, mesela son yıllarda en büyük belâmız olan Irak taki veya dağdaki PKK bizim kardeşimiz olur. Eski yaraların hepsi sarılır. Şehitlerimiz Çanakkale şehitlerinin yanında huzur içinde olurlar.

Bu dört temel sorun nasıl çözülecektir

1. İşsizlik sorununun çözümü için işçiye faizsiz ve icrasız çalışma kredisi verilerek işveren borçlandırılacaktır. Böylece sermayesizlik yüzünden işletmeler durmayacak, işsiz insan kalmayacaktır. Sermaye sömürüsü de bu sayede sona erecektir. Faizsiz kredi bulan artık faizli krediyi kullanmayacaktır.

2. Dış borç sorununun çözümü için dış borçlar iç borca, faizli borçlar faizsiz kredileşmeye, nakit borçlar mal borcuna ve nihayet borçlar iştirake çevrilerek dış borçlarımız tasfiye edilecektir. Faiz yükünden kurtulan ülke yüzde yüz zenginliğe erecektir.

3. Basın yayın sorununun çözümü için medya kooperatifleri kurulacak ve yazarlara devletten dolgun maaş verilecek, yazarlar istedikleri yayın organında yazacaklardır. Basın serbest olmayacak, para serbest olmayacak, yazarlar serbest olacak, yazarlar sermayenin esiri olmaktan kurtarılacak, böylece millî medya oluşacaktır.

4. Adalet sorununun çözümü için hakemlik ve bilirkişilik sistemi çalıştırılacaktır. Yargı teşkilatı bağımsız olmayacak, yargıçlar bağımsız olacaklardır. Hakemlerin verdiği kararı üst mahkemeler bozamayacak, böylece tarafsız, bağımsız, etkin ve saygın mahkemeler ortaya çıkacaktır. Bunlar sayesinde eski yaralar sarılacak ve ülkemiz muasır medeniyetin fevkine çıkacaktır. Biz bugünlerde değil de 1950 lerde "Adil Ekonomik Düzen"i getirmek isteseydik getiremezdik. Çünkü yeterli altyapımız yoktu, yeterli makinemiz yoktu, yeterli eğitimli halkımız yoktu. Bugün ise "Adil Ekonomik Düzen"in gelmemesi için hiçbir sebep kalmamıştır.

a) Ülke imar edilmiş, altyapısı tamamlanmıştır. Tüm köylere her türlü ulaşım ve haberleşme altyapısı ile elektrik, yol, su vs götürülmüştür. Altyapı tamamdır. b) Bugün her türlü makine sanayii parkları oluşmuş, ancak bunlar bir vardiyenin yarı kapasitesi ile çalışmaktadır. Üç vardiye tam kapasite ile bugünkünün altı misli insan çalıştırabilir bir iş kapasitemiz vardır. Bunların ham maddelerini de rahatlıkla bulabilmekteyiz. c) Eğitilmiş işçi ve işveren kapasitemiz en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Avrupa ekonomisini bile son yıllarda bizim işçilerimiz ve müteşebbislerimiz yürütüyor. d) Güçlü ve bilgili ordumuz var, her zaman ülkemizi savunur durumdadır.

O halde neyimiz eksik

Tek şeyimiz eksik; sistemimiz eksik, düzenimiz "Adil Ekonomik Düzen"imiz eksiktir. Hani kimi insanlar vardır; namaz kılarlar ama namazın ne işe yaradığını bilmezler, domuz eti yemezler ama niçin yemediklerini bilmezler, faizli işlem yapmazlar ama faizin neden haram olduğunu bilmezler. Bunların hikmeti ancak içtihatla ve ilimde derinleşmekle bilinir. Siz iktidara bilgi sahibi olmayanları getirirseniz, onlar yapıyoruz diye yıkarlar.

Türkiye KİT leri (Kamu İktisadi Teşekkülleri ni) oluşturdu ve bunlar dört önemli görevi gördü. a) Batıdan  teknoloji transferi yapıldı, b) Halkı teknik olarak eğitti, c) Halkımızı kentlere taşıdı, d) Tekel sermayenin sömürüsünü önledi. Bu hikmetleri bilmeyen beyinsizler şimdi o KİT lerimizi düşmanların istekleri üzerine "özelleştirme" adı altında tasfiye edip kapatıyorlar.

Günümüzde KİT lerin görevi değişmiştir ama bitmemiştir. a) KİT ler teknoloji transferi yerine teknoloji üretimi yapacaktır. b) Halkı tarımdan sanayiye geçiş için eğitecektir. c) Sanayiyi köylere götürerek oraların boşalmasını önleyecektir. d) Tekel sermayeye karşı yaygın sermayenin yani halk sermayesinin organize olmasını sağlayacak, bunu gerçekleştirecek olan hizmet kooperatiflerini kuracaktır.

İşte bunları anlamak hikmettir. İlimde derinlik sahibi olmayanlar bunları anlayamazlar. Halkın bunları yani ilimde derinlik sahibi olanları bulup iktidar etmesi gerekir: Hikmet sahibi olmayanların iktidarı helakten başka bir şey getirmez. Çağımızda hikmet, Kur an ın Batıdaki müsbet ilimler üzerinden tafsilidir. Kur an bizden bunu yapmamızı istiyor. Bunu yapanlar kurtulur, yapmayanlar helâk olur. Vesselâm