Neye üzülüyorum biliyor musunuz?
* Mesele “evet” ya da “hayır” meselesi değil ki! Türkiye halen darbeci askerlerin yaptığı bir anayasa ile idare ediliyor ama; ne sen bunun farkındasın ne de arkadaşın farkında!
- Neye üzülüyorum biliyor musunuz?
* Öyle bir noktaya geldik ki düşünmeden “evet”, düşündüğünüzde “hayır” diyorsunuz... “Bu nasıl değişiklik”, “Daha iyisi yapılamaz mıydı?” demeden edemiyorsunuz?
- Neye üzülüyorum biliyor musunuz?
* Bugüne kadar sıfırdan yapılan anayasaların hiçbirini siviller yap(a)madı... Sadece bu bile garip değil mi a be birader!
- Neye üzülüyorum biliyor musunuz?
* Yeni ve sivil bir anayasa yapma noktasında sivil irade yıllardır bir türlü nedense ağırlığını koyamadı...
- Neye üzülüyorum biliyor musunuz?
* Ülkenin en temel ihtiyacı olan kısa ve özlü bir anayasayı neden bir türlü yapamıyoruz? Elin gâvuru (mesela İngiltere) bu meseleyi yıllar öncesinde halletti ama biz hala kağnı arabasıyla yürüyoruz!
- Neye üzülüyorum biliyor musunuz?
* Bütün bunları yapma noktasında, sorunları çözmek hususunda her nedense bir gıdım yol alamıyoruz...
Bütün bunların üzerine müsaadenizle tek bir cümle kurmak istiyorum;
- Ben yanarım yanarım da işte buna yanarım!..
TÜRK BAYRAĞINI KALDIRIP İNGİLİZ BAYRAĞI ASARSANIZ NE OLUR!
REJİMİN karşısında tavizsizce durup Rabbine şehit olarak giden İskilipli Atıf Hocanın şehadetinin sene-i devriyesi.
* İskilipli Atıf Hoca, 04 Şubat 1926 tarihinde şehadet şerbetini içti.
* Vakarla ve dudağında ayetlerle gittiği idam sehpasında şunu söylüyordu: “Zalim ve katillerle elbette mahşer günü hesaplaşacağız!”
* İskilipli Atıf Efendi, deyince akla ilk gelen, “yazdıklarının altına kanı ile imzasını atan onurlu bir âlim!”
* İskilipli Atıf Hoca, mahkemede, “Sen biliyor musun ki, şapka da bez parçasıdır, fes de, sarık da!” cümlesine, “Evet, biliyorum... Ancak hâkim heyetinin arkasında asılı duran bayrak da bezdendir, İngiliz bayrağı da. Türk bayrağını kaldırıp İngiliz bayrağı asarsanız ne olur!” mukabelesinde
bulunan isimdir.
* İskilipli Atıf Hoca şapka devriminden 1,5 yıl önce yazdığı Frenk Mukallitliği ve şapka kitapçığında Müslümanlara ameli iman bütünlüğüne davet etti. Müslümanların Müslüman olmayanların kılık kıyafet ve kültürel alışkanlıklarına benzemeye çalışmasının caiz olmadığını ifade etti. “Batı medeniyeti ancak insanın hayvani ve cismani yönüne hizmet ediyor” diyordu.
* İskilipli Atıf Hoca, 26 Aralık 1925 tarihinde Frenk Mukallitliği kitabını yayınlayan ve dağıtanlarla birlikte Ankara’ya gönderildi.
* İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı. Frenk Mukallitliği kitabını kanunun çıkarılmasından önce yayınlamış olduğunu içerikleriyle ilgili görüşlerinden vazgeçmemiş olduğunu söyleyerek ilk savunmasını yaptı.
* Mahkeme müdafaa için bir gün sonraya bırakıldı. Ancak Atıf Hoca savunmadan vazgeçtiğini belirterek idama götürülmesine razı bir tutum aldı.
* Ertesi gün mahkeme reisi Ali Çetinkaya (nam-ı diğer Kel Ali) müdafaa yapmaya gerek görmeyen Atıf Hocayı idama mahkûm etti.
* Atıf Hoca bir hafta sonra Ankara Saman Pazarı Meydanı’nda asıldı; tarih; 4 Şubat 1926.
* İskilipli Atıf Hoca inandığı değerler uğruna hiç çekinmeden şehadet şerbetini içti.
* İskilipli Atıf Hoca aynı zamanda şuurlu bir öğretmendi. Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) farklı platformlarda İskilipli Atıf Hoca’yı andı.
Rahmet olsun inşallah…
BİR TATLI HUZUR BEYKOZ’DA…
SAADET Partisi Beykoz İlçe Teşkilatı güzel bir gelenek başlattı. İki haftada bir gençler bir araya gelerek -çiğ köfteli bir ortamda- ülke meselelerini masaya yatırıyor. Bir de konuk alarak çiğ köftelerine ve muhabbetlerine ortak kılıyorlar.
İşte bu tatlı muhabbetlerden birine ben de katıldım. İstanbul “devlet” diyoruz ya, hani! Sahiden de devlet. Güya İstanbul doğumluyum, yıllarımı İstanbul’da geçirdim, işte şu kadar yıldır İstanbul’da yaşıyorum ama daha ilk kez gördüğüm yerler var.
Meğer, Beykoz tarafı ne kadar da güzelmiş. Bir o kadar insanları da… Neyse…
Peki, kimler vardı sohbette; ErkamKetenoğlu (Saadet Partisi Beykoz İlçe Gençlik Başkanı), Ferhan Şahin (Saadet Partisi İlçe Eğitim Başkanı), Süleyman Karadağ (Saadet İlçe Yönetim Kurulu üyesi), Şükrü Bircan (Saadet İlçe Yönetim Kurulu üyesi), Şefik Biçer (Saadet Partisi Paşabahçe Mahalle Başkanı) Musa Yılmaz (Saadet İlçe Yönetim Kurulu üyesi), Yüce Uzun (Saadet Partisi İncirköy Mahallesi Yönetimi), Murat Meral (İncirköy Saadet Mahalle yönetimi) Adnan Öner, Ömer Zurnacı, İlhan Öner, Semih Cafer, Yusuf Şahin, Yunus Yılmaz…
***
Şu kadarını söyleyeyim, gençlerin en çok şikâyet ettiği husus işsizlik ve geçim. Mesela, “patoloji” bölümünden mezun olan bir gencin işsiz olması beni de şaşırttı.
Hâlâ çok konuşulan ve Beykoz’la neredeyse özdeş hale gelen Şişe-Cam ve deri-kundura fabrikaları kapanalı yıllar olmuş… Fabrika arsaları hakkında ilginç spekülasyonlar dinledim… Hoş ve huzurlu bir akşamdı…
PASAPORT DEFTERİ
ADNAN Bey, öncelikle yazılarınızla bu hayatın biraz daha yaşanılabilir hale gelmesi adına yaptığınız tüm gayretlerden dolayı teşekkür ediyorum.
Mevcutta yaşadığım bir olayla alakalı olarak bir şikâyetimi dile getirmek istiyorum;
Şu an yurt dışına çıkmak istediğinizde pasaportunuzun süresi bitmiş ise, mevcut pasaportunuzda yer kalmış olmasına rağmen; “pasaport süre uzatma işlemleri kaldırılmış olup, her seferinde yeni pasaport müracaatı yapılacaktır” deniyor ve ekstra pasaport değişikliği ve ekstra pasaport defter ücreti alınıyor.
Uygulamada boşuna giden pasaport defterleri, devlet kurumları tarafından yapılan gereksiz harcamalar düşünüldüğünde bu konuya dikkat çekmenizi rica ediyorum. Saygılarımla… (Hamza DEMİR-Makine Mühendisi)
SGK’DAN BİR TALEP
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Beyaz Bastonu da Sosyal Güvenlik kapsamına aldı. Eyvallah! Bu güzel ve insani bir uygulama elbette.
Ancak, SGK beyaz baston başına sadece 22 TL gibi bir ücret ödemekte. Bu, haliyle düşük bir rakam. Görmeyenler bu miktarın 50 TL’ye çıkarılmasını istiyor. Yapılamaz mı, acaba?
Buradan duyuruyorum…
MESAJ PANOSU
ŞU AN gündemde ÖTV ile alakalı haberler var… Bakanlar Kurulu’nun ÖTV kararına göre bazı ürünlerde ÖTV sıfırlandı, bazı ürünlerde ise oran düşürüldü.
Nisan ayının sonuna kadar devam edecek. Acaba birileri YAT ticaretini mi hızlandıracak? Acaba, üç ay içinde neleri batıya kaydıracaklar? Yayınevleri ve kitapçılar çok zor durumda. Biraz da eğitime destek versinler, turizme verdikleri desteğin yarısı kadar… (Nihan Burç)
NOT: Bugün, 6 Şubat 2017, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibarıyla asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlık’a bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!