Netanyahu’nun Kirli Ermenistan Planı

Abone Ol

Ekim 2023'te başlayan Gazze soykırımı İsrail'in mazlumların kurduğu ülke anlayışı üzerine inşa ettiği propaganda duvarını yerle bir etti. 1940'lı yıllardan bu yana Holokost'un arkasına saklanan İsrail, kendisini hep bu soykırımla özdeşleştirmeye çalışarak bir oyun kuruyordu. Fakat bu duvar 2023 sonrası süreçte yerini bambaşka bir şeye bıraktı.

70 binden fazla masum Gazzelinin katledilmesi, on binlerce kişinin yaralanması, yine yüz binlerce Gazzelinin saldırılar sonucu evsiz bırakılması, İsrail'in ne kadar gaddar ve insanlık düşmanı bir rejime sahip olduğunu ortaya koydu. Durum böyle olunca İsrail Başbakanı Netanyahu artık kendisini saklamanın bir anlamı olmadığını anladı ve Orta Doğu'da katliamlarını aleni bir şekilde, hiçbir bahane uydurmadan, hiçbir maskenin arkasına sığınmadan yapmaya başladı.

Netanyahu'nun bu pervasızlığı ABD ve İsrail'in İran'a karşı geniş çaplı bir savaş başlatmasıyla sonuçlandı. Ancak Netanyahu'nun İran üzerine kurguladığı planlar her şeye rağmen tutmadı. İran'da yönetimi devirip, böylece Orta Doğu'da büyük bir başarı kazanmayı hedefleyen Netanyahu, İran savaşından yenilmiş olarak ayrıldı.

Büyük İran stratejisi çöken Netanyahu bu kez daha küçük, taktiksel zaferlere odaklanmayı düşünür oldu. Netanyahu'nun şüphesiz ki İran yenilgisinin hıncını ilk olarak Lübnan'dan almaya çalıştığını görüyoruz ama İran ile ABD arasında yapılan anlaşmada Lübnan'a saldırılmaması şartının yer alması, Netanyahu'nun elini kolunu az da olsa bağladı.

Netanyahu artık şunun farkında: Bundan sonra istese de Lübnan'da eskisi kadar pervasız şekilde saldırılar gerçekleştiremeyecek ve Hizbullah'ı yalnızlaştırıp hedeflerine ulaşamayacak.

Şimdi Orta Doğu'da biraz daha sıkışan Netanyahu, kendisine yeni müttefikler bulmaya çalışıyor. Netanyahu'nun bu taktiksel müttefik bulma planının yeni parçasının, ABD'de ve Avrupa'da yüz yıldan fazla zamandır organize şekilde hareket eden Ermeni lobisi olduğu ortaya çıktı.

Netanyahu şunun farkına vardı: Artık iyice yalnızlaştı. 2023 yılından 2026 yılına kadar sürdürdüğü bu pervasızlık dönemi Netanyahu'ya hiçbir şey kazandırmadı. Tam aksine, özellikle İran savaşı ve daha önce yaşanan Gazze süreci nedeniyle tüm dünya tarafından lanetlendiğini gördü.

Bu nedenle Netanyahu artık halkları kandırmak yerine, lobiler üzerinden doğrudan yönetimlere ilişki kurmaya çalışıyor. Bunun için de başta Fransa olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde organize olan Ermeni lobisiyle kendi imajını düzeltmek adına yeni bir arayışa girdi. Bu arayışın "hediyesi" olarak da sözde Ermeni soykırımını, yani 1915 olaylarını tanıma kararı aldı.

İsrail'in yıllardır Ermeni lobisiyle arasında adeta bir soğuk savaşa neden olan soykırım politikası böylece kökünden değişti. Çünkü İsrail hükümetleri 1940'lı yıllardan bu tarafa, dünyada soykırıma maruz kalan tek kesimin kendileri olmasını istiyorlardı. Bu nedenle de Ermenilerin sözde soykırım iddialarına her zaman mesafeli yaklaşıyorlardı. Fakat görünen o ki Netanyahu bu stratejiyi yaklaşık 80 yıl sonra tamamen değiştirmek istiyor.

Ermeni diasporasının da şüphesiz burada çıkarları var; öncelikle Ermeni lobisi Avrupa'da Netanyahu hükümetine ve İsrail'e yardım ederken, aynı şekilde Amerika'da özellikle güç sahibi olan Siyonist lobiden de yararlanmaya çalışacaktır.

Ancak görünen o ki, İsrail'in planı sadece bu lobiyle sınırlı değil. İsrail aynı zamanda Ermenistan üzerinde de birtakım oyunlar kurmaya çalışacaktır. İsrail, Ermenistan'a yeni yatırımlar yönlendirerek Erivan'ı kendisine ekonomik ve askerî yönden bağlamayı hedefleyecektir. Böylece Güney Kafkasya'da kendisine yeni bir müttefik bularak hem Türkiye'ye hem İran'a karşı hem de genel olarak Avrupa ile Asya'yı birleştiren Güney Kafkasya bölgesinde muhtemel rakiplerine ve düşmanlarına karşı yeni bir hat kurmak isteyebilir.

Bu nedenle de Netanyahu'nun Siyonist lobi eliyle ve Ermeni lobisi aracılığıyla Erivan'da gelecekte daha büyük ekonomik adımlar atabileceğini ve Ermenistan ordusunu silahlandırabileceğini düşünüyorum.

Şimdilik Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın "soykırım konusu bizi ilgilendirmez" demesi, Ermenistan'ın Netanyahu'nun bu planına çok da sıcak bakmadığını gösteriyor. Fakat mesele bu kadarla sınırlı değil. Ermenistan'da ekonomik durgunluk uzun süredir devam ediyor ve İsrail bu ekonomik durgunluğu sıcak parayla kırmayı hedeflerse, Ermenistan'ı etkisi altına alabilir.

Bu nedenle Ermeni ve Siyonist lobinin Ermenistan üzerinde ve Güney Kafkasya'da etkili olmaması için Bakü, Ankara ve Tahran arasında bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi gerekir. Öncelikle Ermenistan ile Azerbaycan arasında bir barış anlaşmasının imzalanması, ardından Ermenistan ile Türkiye arasında sınırların açılması ve Gürcistan'ı da içine alacak şekilde Azerbaycan, Türkiye, Ermenistan, Gürcistan ve İran arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgede İsrail'in hedeflerinin Ermenistan üzerinden hayata geçirilmesini engelleyebilecek güçlü bir girişim olacaktır.