Sözde devlet İsrail'in sözde Başbakanı Binyamin Netanyahu, Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl için düzenlenen devlet anma töreninde küstah açıklamalara imza attı.
İşgal altındaki topraklarda ve bölgede yürüttükleri katliamları meşrulaştırmaya çalışan eli kanlı lider, dünya siyasetindeki ikiyüzlülüğü de kendi ağzıyla ifşa etti.
Kapalı kapılar ardında yapılan gizli görüşmelerin detaylarını paylaşan Netanyahu, birçok dünya liderinin gizliden gizliye kendilerine destek verdiğini itiraf etti.
- "BİZE YARDIM İÇİN YALVARIYORLAR!"
Gazze'de on binlerce masumun kanına giren Siyonist rejimin başındaki isim olan Netanyahu, küstah konuşmasında uluslararası toplumun çifte standardını gözler önüne serdi.
Dünya liderleriyle yaptığı gizli görüşmelerde kendisine övgüler dizildiğini iddia eden Netanyahu, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Dünyada birçok lider kamuoyu önünde İsrail'e destek vermekten kaçınıyor, ancak benimle yaptıkları özel görüşmelerde çok farklı konuşuyorlar. Bana, 'Sayın Başbakan, yanınızdayız. Ülkelerimizdeki kamuoyu bunu açıkça söylememize izin vermiyor ama size hayranlık duyuyoruz. Yardımınıza ihtiyacımız var.' diyorlar."
Bu sözler, Filistin'de yaşanan soykırıma sessiz kalan ve sözde kınamalarla halklarını oyalayan ülkelerin arka planda işgalci İsrail ile nasıl bir ihanet çemberi içinde olduklarını bir kez daha kanıtladı.
- İSLAM DÜŞMANLIĞINI "RADİKALİZM" KILIFIYLA ÖRTBAS ETME ÇABASI!
Siyonist rejim lideri, ellerindeki askeri, istihbari ve teknolojik gücü övdüğü konuşmasında, asıl hedeflerinin İslam dünyası olduğunu bir kez daha üstü kapalı şekilde itiraf etti.
Netanyahu, yabancı liderlerin İsrail'in "radikal İslam" ile (!) mücadelesine büyük takdir beslediğini öne sürdü.
Batılı ve işbirlikçi liderlerin kendisine, "Bu kadar küçük bir ülke olarak bu gücü nereden buluyorsunuz?" diye sorduğunu iddia eden Siyonist lider, bu gücü sözde 'antik bir halkın dayanıklılığı' yalanına dayandırdı.
- LÜBNAN VE İRAN'A AÇIK TEHDİT!
Konuşmasında Büyük İsrail Projesi (Arz-ı Mevud) hezeyanlarının bir yansıması olarak komşu ülkelere yönelik tehditler savurmaktan da geri durmayan Netanyahu, Suriye ve Lübnan sınırlarındaki işgal varlığını daha da tahkim ettiklerini duyurdu.
Gözünü Lübnan topraklarına diken işgalci başbakan, hedeflerini şu sözlerle açıkladı:
"Kuzeydeki sakinlerimizi ve tüm İsrail vatandaşlarını korumak için gerekli olduğu sürece İsrail Lübnan'da kalmaya devam edecektir."
Netanyahu ayrıca, uluslararası alanda şeytani ittifaklarını genişletmeye devam edeceklerini ve bazı İslam ülkeleriyle yürütülen "normalleşme ihaneti" süreçlerinin çok yakın olduğunu iddia etti.
İsrail'in kendi menfaatlerinden asla taviz vermeyeceğini altını çizen Netanyahu, İran'a yönelik de küstah bir tehdit savurarak, "Bir anlaşma olsun ya da olmasın, İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğiz." dedi.
Dünyanın en büyük nükleer silah stoklarından birine gayriresmi olarak sahip olan terör devletinin bu sözleri, Siyonist aklın ikiyüzlülüğünü bir kez daha tescilledi.