Nereye Kaçıyorsun?

Abone Ol

Yalnızlığın en yoğun yaşandığı an hataya en yakın

olduğunuz andır. Böyle durumlarda ya özünüze dönüp sukut bulursunuz ya da türlü

türlü yollara sapar, arayışlarınızı sürdürürsünüz.

Yalnızlaştığınız anlarda, dünyanın bütün yükünü

sırtınızda hisseder ve umarsızca koşturursunuz. Bir meditasyon salonuna, dilek

ağacına, uğurlu olduğunu sandığız nesnelere yaslanır ve içinizdeki sesi

susturmak istersiniz.

Ya da şöyle bir eğlensem, şarkı dinlesem, alış veriş

yapsam, yalnızlığımı savabilir miyim deyip sonunu düşünmeden çıkarsınız yola.

Bir sigara yaksam, eğlensem, seyahate çıksam, gezsem

tozsam bu kâbusla baş edebilirim der ve kendinizden sürekli kaçarsınız. Oysa

her adımda yalnızlığınız biraz daha artar ve yaşadığınız geçici mutluluğun

ardından sert bir uçuruma doğru yuvarlanırsınız. Küçük bir mutluluk elde etmek

için çalmadık kapı bırakmazsanız ama çare olmaz. Çünkü aradığınız şey dışarıda

değil gönül hazinenizde ve benliğinizin en derin noktasında gizlidir fakat

göremezsiniz. Eğer dışarıya değil içeriye kaçmayı ve aradığınız şeyin merkezine

ulaşmayı hedeflemiş olsaydınız yolunuz bu kadar uzamazdı. Ama sizi bu konuda

ikna etmek ne mümkün!

Yalnızlık insanın en yakın dostu ve kardeşi. Fakat siz

onu mutluluğunuzu çalan bir hırsız gibi görüp sürekli kaçıyorsunuz. Herhalde,

kendinizle yüzleşmekten, acıya duçar olmaktan, yenilmekten, yılmaktan,

kirlenmekten, mahrum kalmaktan korkuyorsunuz. Yalnızlığınız size

mahrumiyetinizi hatırlatıyor. Oysa kendinizi yalnız hissettiğiniz anlar

hayatınız için bir avantajdır. Zira insan mahrumiyetini hissettiğinde özüne

döner, yönünü hakikate çevirir ve dünya ile bağını yeniden gözden geçirir. Ama siz

bunu yapmak yerine sürekli kaçıyor ve yalnızlığın size sunacağı avantajları

kaybediyorsunuz. Peki, nereye kadar kaçabileceksiniz Sizi avutan bütün

eğlencelerin sonu yine yalnızlığa açılmıyor mu Hangi yöne savrulursanız

savrulun yalnızlığınızı da yanınızda götürmek durumundasınız. Onunla kurduğunuz

diyalog hayatınızın gidişatını ortaya koyacaktır. Eğer yalnızlığınızı doğru

okur ve hayatınıza yön verebilirseniz bu sizin için bir avantaj olur. Fakat

yalnızlığınızı bir çile olarak görür ve onunla sürekli boğuşmak durumunda

kalırsanız işiniz kötü. Zira bu fani dünyada yalnızlıktan kaçma imkânınız hiç

yok. Çünkü gerçek yurdunuzdan uzakta ve gurbettesiniz. Gurbetin insana

verebileceği en kalıcı şey ise yalnızlık ve hasrettir.