Son günlerde çocuklarını suç odaklı örgütlere kaptıran ailelerin çaresizliğine ve imdat çağrılarına şahit oluyoruz. Biricik yavruları ciğer parelerini karanlık dehlizlerde kaybeden anne-babalar, “onları en iyi okullarda okuttuk, istedikleri her şeyi ellerine verdik ne oldu da çocuklarımız bu kişilerin ağlarına takıldı anlayamadık” diye şikâyet ediyor ve yetkililerden yardım istiyorlar. Ebeveynlerimizin bu ifadeleri sorunun nereden kaynaklandığını gözler önüne seriyor mu sizce? Yani idrak edebilirsek sorunun içinde aslında cevabı da gizli.
Çocuklarının cebine istedikleri kadar harçlık koyan, onları en gözde okullarda okutan aileler her şeyin maddiyatla çözülebileceğini düşünüyorlar. Eğitimcilerimiz için de durum bundan farklı değil. Maksat çocukları yarışın ön saflarına taşıyabilmek… Maksat onlara istedikleri mesleği edinebilmeleri için imkânlar sunmak… Anne-babaların ve eğitimcilerin bu çabaları takdire şayan bir çaba. Peki, bu çocukların sevgi ve ilgi ihtiyaçları ne olacak? Anne-babadan sevgi beklentisi içinde olan çocuk bu gereksinimini nasıl ve nereden karşılayacak? Öğretmeninden takdir edilmeyi bekleyen çocuk umutları boş geri döndüğünde bu ihtiyacını karşılayacak birine ihtiyaç duymayacak mı?
Anne-babaların ve çocuklarımızı teslim ettiğimiz eğitimcilerin öncelikle şunu bilmeleri gerekir: Çocukların sevgiye ve ilgiye olan ihtiyaçları yiyip içmeye olan ihtiyaçlarından daha önemsiz değildir. Çocukların sevgiye ve ilgiye olan ihtiyaçları onların meslek edinme gereksinimlerinden daha önemsiz değildir.
Çocukların sevgiye olan ihtiyaçları onların sosyal alanda hedefledikleri statüden daha önemsiz değildir.
Anne-baba çocuğu hayata hazırlarken onun sevgi ve ilgi ihtiyacını da karşılamak zorundadır. Fakat nedense ebeveynlerimiz sevgilerini verme noktasında cimri davranmakla kalmıyor, bunun önemini de inkâr eder duruma düşüyorlar. Oysa sevgi açlığı yaşayan çocuklar bu açlığı giderebilmek için hainlerin tuzağına düşme riski taşıyorlar. Sevgiden yoksun büyüyen çocuklar hayat boyu bu boşluğu doldurabilecek bir kişiye ihtiyaç duyuyor ve onlarca tehlikeli tünelden geçiyorlar. Nasıl mı? Suç odaklı örgütlerin attığı yeme aldanıp kolayca tuzağa düşebiliyorlar. Tuzağa düşen bir genci kurtarmak ve topluma kazandırmak yorucu bir yolculuğa çıkmak gibidir. Anne-babaların bunun için büyük çaba sarf etmeleri gerekir. O nedenle ebeveynler çocukları ile ilişkilerinde sevgiyi merkeze almalı ve “seni seviyorum, sana değer veriyorum, yanındayım” duygusu vermelidirler. Çocukları ile yakın temas kurmalı, onları saygı ile dinlemeli, sevgilerini ifade etmelidirler.
Sevgili anne-babalar unutmayın sevginiz siz verdikçe artacak arttıkça sizi umut çiçeklerinin açtığı bir diyara taşıyacaktır. Siz sevginizi verdikçe çocuğunuzun kalbine daha rahat ulaşacak ve onun ruhuna inebileceksiniz. Bundan emin olabilirsiniz.