Almanya da Neo Nazi davasının ilk duruşması olaylı geçti.
Sanıklardan Beate Zschaepe, duruşmadan yaklaşık bir saat
önce mahkemeye polis eşliğinde zırhlı araçla getirildi. Zira cinayete ortak
olmak, terör örgütü üyeliği ve kundaklama ile suçlanıyor.
Diğer cinayetleri işleyen sanıklar da bir karavanda
intihar etmişti.
Davanın daha ilk duruşmasında basın akreditasyonu
uygulandı. Türk gazetecinin bulunmamasından dolayı Anayasa Mahkemesi yabancı
gazetecilere en az üç yer ayrılması gerektiği kararını vermiş.
Gerçi mahkeme iptal etti ve akreditasyon işlemlerin
yeniden yapılacağı gerekçesiyle davayı 6 Mayıs a ertelemişti. Duruşmalara
girecek 50 medya kurumu, yabancı basına da kontenjan ayrılarak kurayla
belirlendi.
Öte yandan, TBMM İnsan haklarını Araştırma Komisyonu da
izleyici sıralarında yerini aldı.
***
Nasyonel Sosyalist Yeraltı terör örgütünün üyesi ve 10
kişinin öldürülmesi için bu örgüte yardım ve yataklık suçundan yargılanan Beate
Zschape nin reddi hakim talebi bir yana, mahkemede sergilediği küstah ve rahat
tavırları bana bir isim çağrıştırdı nedense;
Ogün Samast!
Hatırlarsanız, Hrant Dink in katili Samast, bir emniyet
müdürlüğünde, sağında ve solunda iki emniyet mensubu olduğu halde gülümseyerek
tarihi pozunu veriyordu.
Ayrıca o fotoğrafın gazetelere servis edilmesindeki amaç
neydi hâlâ anlamış değilim.
Bir kahraman profili çıkarılmak istendiği belliydi.
Bir katil zanlısının tutuklandıktan sonra, çok rahat
bir tavır sergilemesinin arkasında, onun kulağına fısıldayanların ona güvence
verdiği izlenimi bırakıyordu.
Daha sonraki dönemlerde Samast bir vicdan muhasebesi
yapmış ve sormuştu:
Beni bu sürece getirenler nerede, kim onlar diye.
Damarlarımda cahillik aktığı ilk gençlik yıllarında ben
nereden bilirdim Agos Gazetesi ni, nereden tanırdım Hrant Dink i, Ermeni nedir,
tarih nedir, hiç bilmezdim! (aa)
Hayalleri olduğunu söylüyordu Samast Deniz kenarında gün
batımını melisa düşleri eşliğinde karşılamak, yârinin karşısında terlemek
Yalnızlığın bile yalnız olduğu demir duvarları hayal
etmiyordum diyordu.
Ta ki Evet, ta ki, eski sabıkalı, Yasin in ona
internetten gösterdiği manşet ve okuttuğu yazılarla baskı oluşturana kadar.
Kin ve nefret girdabında kaybolmamla başladı olaylar.
Yaşarken tuz katmazlar aşına, methiyeler düzerler mezar taşına diyor Ziya Paşa.
Vatan haini, utanmaz Ermeni diye manşetleri ben mi attım
Adamın yazdığı yazının bir bölümünü cımbızla alıp
provokatörlük yapan ben miydim
Samast sormaya devam ediyordu:
Bu manşetler ve bu yazılar yüzünden mahkeme köşelerinde
Dink i ve Orhan Pamuk u süründüren halkımızın önüne bunlar vatan haini, devlet
düşmanı, bizi küfreden bizi aşağılayan, bölmeye çalışanlar işte bunlar diye
hedef gösteren ben miydim
Televizyon tartışmalarında parmaklarını sallayarak yok
mu bunları vuracak vatan evladı diye içindeki nefreti kusan ben miydim
O manşetler atılmasaydı, Emin Çölaşan o yazıyı cımbızla
çekip yazmasaydı bunların hiçbiri yaşanır mıydı Bunlar bilmezler mi yurdumdaki
cahil ve milli duyguları kullanılmaya bu kadar açık olan gençlerimizden birinin
bir kötülük yapacağını Bilirler amaç da o zaten.
Benim yaşımda 10 gence okutun o manşetleri Gösterin o
yazıları, arkadan eski bir sabıkalı korkutsun gaza getirsin Tümü benim
yaptığımı yapar. Yapmadı mı Ne çabuk unutuyoruz. Ben kurban oldum, başkaları
olmasın. Ben buradayım, bunları yazanlar nerede
Beni teşvik edenler, o manşetleri atan gazeteci yönetici
ağabeyleri nerede Bugün yalılarında Petrus Şarabı içip ruhlarındaki
gestapoların onlara gösterdiği yeni hedef ve kurbanlarını arıyorlar.
***
Samast ı bu ruh haline sokan güçler şimdi yeni
kurbanlarını arıyor kuşkusuz.
Evet, Avrupa da derinden derine üflenen ve adım adım
yükselen ırkçılık belası, Beate Zschape gibi gençlerin beyinlerini tıpkı Samast
gibi ifsat etmekte, pişmanlık duymak yerine, kendini yargıladığı mahkemede
sırtını dönebilecek kadar küstah ve bir o kadar kibirli.
Sorun şu:
Teröristler nasıl olur da Almanya da ellerini kollarını
sallayarak cinayet işleyebildi Hem neden soruşturmayı yürütenler kurbanların
bazılarına suçlamada bulunarak Beate Zschape gibi bir sanığın elini rahatlatma
çabasına girer
Daha da garibi; tüyler ürperten hatalar ve örtbas etme
girişimlerinden kimlerin sorumlu olduğu, hangi sonuçların çıkartılması
gerektiğine dair hüküm de verilmeyecek Yani mahkemede yapılacak olan, sadece
haklarında iddia edilen suçları ne derece işledikleri ni tesbit etmek!
Cevap aranan sorular şunlar:
-Cinayetlerde hedeflenen kişiler neden seçildi
-Onları kim seçti
-Tetiği çeken kim
Bir numaralı sanık Beate Zschape ve diğer 4 zanlının
işlediği suçlar, belgelerle net bir şekilde ortaya konmalı.
Almanya daki bu derin yapılanmayı bakalım hangi hakim
korkmadan, cesurca üstüne gidecek
Eğer bu cinayetler devam ederse, bilin ki, Almanya daki
derin yapılanma bu suçları örtbas edecek.