Nemrut'un ateşini kim söndürecek?

Abone Ol

DÜNYA hareketli günler yaşıyor. 13 Kasım da Fransa da

yaşanan saldırılar başka olayların habercisi özelliğinde. Papa nın 3. Dünya

Savaşı nın başlangıcı yorumu sebepsiz değil.

Bir Rus uçağı uluslararası angajman kurallarını ihlal

ederek ülkemizin hava sahasına girdi. Türkiye haklı olarak Rus uçağını düşürdü.

Rusya nın bu tavrı da sonraki olayların hazırlığı görüntüsü veriyor.

15 - 16 Kasım da Antalya da toplanan G - 20 ülkeleri

İslam dünyasını sömürmeyi devam ettiriyorlar. Bu ülkeler, dünyanın binde birini

oluşturan zenginlerin hizmetçisi durumunda. Bu binde bir 2009 da dünyadaki

zenginliğin yüzde 42 sini ele geçirmişken; bu oran 2014 te yüzde 48 e ulaştı.

Amaçları, zengini daha zengin, fakiri daha fakir hale getirmek! Sömürgecilik

iliklerine işlemiş.

Yaşanan felaketlerin reçetesi bizde! İslam, mal ve

paranın belirli ellerde toplanarak zengin ve fakir arasında uçurum oluşmasına

fırsat vermiyor. İnsanı, insanın kurdu yapmak yerine, onları birbiri için

yaşayan kardeşler topluluğu haline getiriyor. Paylaşmayı öğretiyor: Mal,

yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet olmasın. (Haşr, 7)

Dünyada hareketli olayların yaşandığı; Türkiye de

Diyarbakır Baro Başkanı nın teröristlerce öldürüldüğü, şehit cenazelerinin

gelmeye devam ettiği günlerde İstanbul da ümitlerimizi yeşerten 2 önemli

çalışma yapıldı: 1. 10. Uluslararası Müslüman Gençler İşbirliği Toplantısı. 2.

24. Uluslararası Müslüman Topluluklar Kongresi.

YENİ VE ADİL BİR DÜNYA İÇİN

26 - 27 Kasım da gerçekleşen Uluslararası Gençlik

Forumu na (IYFO) 65 ülkeden 100 den fazla Müslüman gençlik ve öğrenci

temsilcisi katıldı. Müslümanların İttifakı ve İslam Birliği ana başlığı

altında 7 ayrı çalıştay düzenlendi. Çözüme yönelik konular görüşüldü. Sonuç

bildirgesinde, İslam dünyasındaki huzur ve barışın ancak Müslümanların ittifak

ve dayanışması ile sağlanabileceği vurgulandı.

Müslümanlar, ümmet birliğini parçalamak için ortaya

atılan bölgecilik, kavmiyetçilik, mezhepçilik fitnelerine karşı uyarıldı.

İslam âlemi ve tüm dünyadaki terör saldırıları

faillerinin kimliğine bakılmaksızın lanetlendi.

İlk kıblemiz Mescid-i Aksa ve Kudüs konusundaki

duyarlılık pekiştirildi.

İslam dünyasını tehdit eden problemler karşısında Yeni ve

Adil Bir Dünya tesisinin zorunlu hale geldiği anlatıldı; her alanda iş

birliğini esas alan İslam Birliği nin bir an önce kurulması için çalışmak çözüm

olarak sunuldu.

Müslüman gençlerdeki şuur uyanıklığı, bulundukları

ülkelerdeki insanları uyandırabilecek düzeydeydi. Bu durum İslam dünyasının

geleceği açısından ümit vericiydi.

29 - 30 Kasım da Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi

(ESAM) tarafından organize edilen kongrenin teması Emperyalizmin Kıskacında

İslam Dünyası ydı. Toplantıda, emperyalistlerin oluşturduğu uluslararası

kurumların kendilerine hizmet ettiği vurgulanarak; İslam dünyasının da kendi

kurumlarını oluşturup İslam Birliği ni kurarak geleceğine sahip çıkmasının

kaçınılmaz olduğu anlatıldı.

ÜMİTLERİMİZ YEŞERDİ

Müslüman Topluluklar Kongresi ne katılan üyeler Erbakan

Hoca nın mücadelesini devam ettirmekte hemfikirdi. İslam dünyasını bekleyen

sıkıntılar ve Akdeniz in sularında can veren çocuklar benzeri vahim olayların

Müslümanların güç birliği yapmasıyla çözülebileceği; gelişen olayların

Müslümanları her alanda ittifak halinde olmayı zorunlu hale getirdiği konusunda

fikir birliği oluştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak,

Zulüm ve sömürü düzeninin 250 bin çocuğu savaş ve çatışma ortamına ittiğini

belirterek, İslam medeniyetini ihya etmenin büyük bir ihtiyaç olduğunu

hatırlattı.

Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk ise,

Demokrasi, İslam düzenini ortadan kaldırmak için kurulmuştur diyerek,

Örneğimiz sahabe hayatıdır. İnandığımız gibi yaşamak istiyoruz görüşünü

seslendirdi.

Suriye Âlimler Birliği Başkanı Şeyh Üsame Rifai, Batılı

emperyalistlerin komplolarının ümmetin geleceğini tehlikeye soktuğunu

anlatarak, bunun çözümünün ise, Allah ın ipine sımsıkı sarılmak olduğunu

söyledi.

İslam düşmanlarının Müslümanlara karşı birleştiği

belirtilen Kongre de, Emperyalistlerin Osmanlı nın bütün mirasını parçalamak

istediği, İslam dünyasının zenginlik kaynaklarını sömürdüğü ortaya konularak,

Emperyalistleri yaşadığımız ülkelerden çıkarmalıyız denildi.

İletişim kopukluğunun giderilmesi ve Müslümanların

birbiriyle kucaklaşmasına büyük ihtiyaç duyulduğu, Mescid-i Aksa nın ortak

değerlerimizin başında yer aldığı konuları da pekiştirildi. Kongre de,

Batılıların medyayı sömürüleri için silah olarak kullandıkları örnekleriyle

açıklandı. Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Emperyalizmin en

büyük silahı medyadır diyerek, savaşlarda en büyük rolü medyanın üstlendiğini

anlattı: Medya yoluyla hem topraklarımıza, coğrafyalarımıza giriyorlar; hem de

zihnimize ve kalbimize. Sömürü ve fesadı yaygınlaştırıyor; halkları

kimliksizleştirerek tepki veremez duruma getiriyorlar. Nemrut un ateşine su

taşıyan bu toplantılar ümitlerimizin yeşermesine yol açtı.