Neleri unutuyoruz?

Abone Ol

Bilinen bir hikayedir Geçimini buz satarak geçiren bir

adam pazarda sermayesi tükenmekte olan bu adama yardım edin diye

bağırmaktadır. Hava sıcaktır ve buz yavaş yavaş erimektedir. Oradan geçmekte

olan Cüneydi Bağdadi ise bu sözü işitince kendinden geçer ve tükenmekte olan

adamın bahsettiği buz değil benim ömrümdür der. Zamanın önem ve ehemmiyetine

çok fazla vurgu yapıyor ve bu konudaki farkındalığımızı aktive etmeye gayret

ediyoruz. Çünkü zaman zaten geçer ve biz bunun farkındayız diye düşünsek de,

en büyük sorunumuzun zaman israfı olduğunu görüyoruz. Zamanın israfı ekmeğin ve

emeğin israfından daha önemsiz değildir. Zira zaman bizim ya kazancımız ya da

kayıplarımız olacaktır Teknolojinin, dev alış veriş merkezlerinin, geçim

sıkıntısının, gündelik meşgalelerin ve hayatımızı işgal eden stres ve

korkularımızın arasında vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. En büyük

sorunumuz ise bu meşgaleler arasında birçok şeyi unutma gafletine düşmemizdir.

O yüzden zamanın ehemmiyetini ve ömrümüzün bir buz parçası gibi akıp gittiğini

hatırlamaya ve hatırlatmaya çok fazla ihtiyaç duymaktayız.

Unutuyoruz!

Vaktin Cennetimiz olabileceğini unutmayıp, bilinç

yüzeyinde tutmayı başarabilseydik kötülüklere yol açabilir miydik O vakit

adaleti katledip, zina, faiz, rüşvet ve yolsuzluğa kapı aralayabilir miydik

İnsanlığı acımasızca katleder miydik Unutuyoruz; unutmak ne kötü! Zamanın

hayatımız kadar sınırlı olduğunu unutup boş işler peşinde sürüklenmekten geri

kalmıyoruz.  Vaktimizi boş eğlencelerin,

dedikoduların, vesvese ve keşkelerin, incir çekirdeğini doldurmayacak işlerin

peşinde tüketirken ömrümüz bir buz parçası gibi eriyip gidiyor.  Ekmek israfını sıklıkla dile getirirken zaman

israfına yer vermiyoruz. Oysa zamanın israfı ekmeğin israfından daha önemsiz

değildir Unutuyoruz! Ölümün kulaklarımıza çarpan sesini, her nefeste ebediyete

biraz daha yaklaştığımızı unutup küçük bir çocuğun oyuncaklarına tutunduğu gibi

zevk ve eğlencelere tutunuyoruz. İnsan unutandır, insan nankördür insan

açgözlüdür ve zaaflarının esiridir.

 O yüzden her

durumda ve her şartta bilincini ayakta tutmaya ihtiyaçlıdır. Akıllı insan,

kapıyı kilitleyip zamanı çalan hırsızlara fırsat vermeyendir. Ancak hırsızın

içeri girebilmek için envai çeşit desiselere başvuracağını da unutmamalıdır.

Çünkü zaman bir kişinin yaşamındaki en değerli hazinedir ve zamanın hırsızları

bunun farkındadır.