Ortalık fena halde karıştı. Bu durum bana Yunus Emre’nin “Ol imaret eylemez sen vuran olmayınca” sözünü hatırlattı. Aslında çok daha önceden beri içten içe var olup dershaneler ve onunla bağlantılı olarak ortaya çıkarılan yolsuzluk hadiseleri, ekonomiden siyasete, kültürden inanca kadar birçok hususu fena halde salladı ve sorgulanmasına sebep oldu. Olaylara taraf olan veya olmayan, seyirci kalan veya bunlarla hiçbir ilgisi bulunmayan insanlar şaşkınlık içinde, “Neler oluyor orada Bu durum neyin nesi ” demeye başladı.
Ne çilesi bitmez bir milletmiş ki iç ve dış işbirlikçilerin ortak hareket ederek, ülkemde vebali büyük bir sapma ve saptırma yaşanıyor. “Millet” diye ifade edilen insanların, tırnaklarıyla kazıya kazıya elde ettiği kazanımları, yıkmak, pasifize etmek ve hatta ellerinden almak için şer odaklarının maşası olarak bir “câmia”nın kullanılması ve onların da bu durumu kemâl-i ciddiyetle üstlenmesi, tarihin derinliklerindeki müslümanı müslümanla karşı karşıya getirip, müşrik ve münafıkların ellerini ovuşturarak bayram etmelerine sebep olmuş ve olmaktadır.
“Hırsızlar ve hırsızlıklar” bahane edilerek büyük bir oyun tezgâhlanmak isteniyor. Birileri yine kendilerinden mülhem bir şeyler çalmış veya yolsuzluk yapmışlar! Canları cehenneme! Çalmak, suistimal yapmak ne yazık ki insanın olduğu her yerde oluyor ve olmaya da devam ediyor.
“Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi hazretleri” de internete düşen bir konuşmasında “Hâkimleri, yargıçları rüşvet vererek satın alın!” demiyor muydu Eğer yolsuzlukla ilgili bir şey yapılacaksa önce buradan başlamak gerekmez mi Olup bitenlerin, bu talimat üzerine hareket edilmediğini nereden bilebiliriz ki
Her şeyden önce “hizmet hareketi” diyerek milletten para toplayan bir oluşumun, topladığı bu paraları nerelere harcadığını milletin bilmesi ve bunların hesabının verilmesi gerekmez mi Her taşın altından niçin bu “hizmet hareketi mensupları” çıkıyor Siyasetin kılcal damarlarına kadar her alanda söz söyleyen bu cemaat, dinî bir hizmet yapan bir kuruluş mu, yoksa siyasî bir örgüt mü
Onların maksadı siyaset yapmaksa işte siyaset meydanı, buyursunlar yapsınlar ama siyasî bir örgüt olarak! Siyasetin her alanında söz söyleyeceksin, her gün “ana muhalefet partisi lideri” gibi açıklama yapacaksın, sonra da “Ben masumum” diyeceksin, yakışıyor mu bir din önderi olduğunu söyleyen birine
Elbette suç da günah da insan içindir. Fakat bile bile, milletin gözünün içine baka baka bu kadar büyük cürüm işlemek, insanların hayallerini yıkmak, “iman” adına insanların imanlarını tahrip etmek size yakışıyor mu, ya da kendinize nasıl yakıştırıyorsunuz böyle bir cürmü
Ortada bir suç varsa suçlunun suçunu tespit etmek elbette “âdil yargıçların bulunduğu mahkemeler”e düşer. Zaten mahkemeler de bunun için vardır. Fakat adaletin, saptırmadan yerine getirilmesi şarttır. Milletin bugününü ve geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli gelişmelere, bu tür karanlık uğraşlarla engel olunmaması gerekir.
Millet, İttihaçılar’ın deformasyonundan beri hâlâ kendine gelememişti, sürekli eziliyordu, horlanıyordu, bir lokma bir hırka ile ama umutla kendi “millî değerler”inin hâkim olacağı, şehitlerin kanıyla yoğrulmuş bu topraklarda insanca ve müslümanca yaşayacağı günlerin özlemi içindeydi, fakat ne yazık ki her defasında “irtica maskaralığı” maskesinin muhatabı oldu. İrtica suçlamalarının tam da bitti dendiği bir zamanda, “din” eksenli bir hareketin önderliğinde, tekrar eski günlere dönmek isteyenlerle kol kola girmek hangi mantıkla ve vicdanla açıklanabilir merak ediyorum.
Yolsuzlukları bahane ederek “günlük politika” yapacaksanız İslâm’ı ve İslâm’ın argümanlarını kullanmayınız. Eğer kullanmaya kalkarsanız, böyle bir durumda kendinize “hizmet hareketi” diyemezsiniz. Konumunuzu yeniden belirleyiniz. Hem öyle hem böyle olmaz, olmaması gerekir.
Günlerdir “Milletin enerjisi boşa harcanıyor” diyeceğim fakat demek ki bunların da yaşanması gerekiyormuş! Kim bilir daha da neler yaşanacak Belki de bu hal, her iki açıdan da safraların temizlenmesi için çok gerekli bir ameliyedir. Allahu a‘lem!
Bütün bu olanlardan sonra birçok insandan, “Demek ki aynı kıbleye yönelmek yetmiyormuş!” sözünü duydum ve duyuyorum. Bunu dedirtmeye ne hakkınız var Çağdaş müşrik, münafıklar bayram ediyorlar, onların bayram yapmasına vesile oldunuz, yoksa dilim varmıyor ama “hizmet” dediğiniz şey yoksa bu mudur
“Hizmet”i dünyaya taşıyacağız diyerek, “kıbleyi şaşırmak, saf değiştirmek, sınıf atlamak -ailecek görüştüğümüz ve nurcu olduğunu söyleyen biri, sosyal ve maddî çevresini biraz genişletince ‘Biz sınıf atladık, öyle herkesle görüşmüyoruz’ demişti-, dünyaya açılmak, Pensilvanya’dan keramet beklemek, Washington Post’un desteğini almak, İsrail yöneticilerini sevindirmek, Neoconlar’ı mutlu etmek” midir esas niyetiniz
Nasıl, yaptıklarınızı / ektiklerinizi beğendiniz mi Allah ıslah etsin, inşallah! Hiç kuşkunuz olmasın ki bütün bunlar Yunus Emre’nin de söylediği gibi “imar” içindir.
DR İHSAN ALPEREN