Katıldığım bir çay sohbetinde hanımlar kendi aralarında
okudukları kitapları tartışıyor ve birbirlerine tavsiyelerde bulunuyorlardı.
Aralarından yaşlıca bir hanım ileri doğru atıldı ve
roman, hikâye, çocuk eğitimi, şiir okuyorsunuz da, Allah ın kitabını ayda kaç
kere açıp okuyabiliyorsunuz diye sordu. Ortamda derin bir sessizlik oluştu
sonra hanımlar bu konuda ihmalkâr davrandıklarını şu ifadelerle
belirttiler: Ben Ramazan dan Ramazan a Kur an okuyabiliyorum, yalan söylemem
Allah biliyor
Keşke okuyabilsek
ama bir meşgaledir gidiyor, Allah tan babaannem okuyor da ondan faydalanıyoruz
Bize okuma bilinci kazandırılmadı ki, her şey okuyoruz
bir tek Kur an ı ihmal ediyoruz aslında çok yanlış
Ben arada okuyorum fakat anlamayınca hemen bırakıp başka
şeylerle meşgul oluyorum
Ben geçen yıl komşu vefat etmişti de gittiğimde cüz
dağıtıyorlardı, orada bir cüz okumuştum
Emekli Kur an kursu öğreticisi olan yaşlı hanım, biraz
nasihat ettikten sonra şu tavsiyelerde bulundu:
Büyüklerimiz okuduğumuz her şeyi sadece bir kitabı yani
Kur an ı anlamak ve yaşamak için okumalıyız demişler. Ama sizler Allah ın
kitabını hiç tanımadan, bir çok şey okuyor ve okuduklarınız çerçevesinde
düşünüyorsunuz. Bu zihinsel kirliliğe yol açacaktır.
Çocuklarınızı daha iyi yetiştirmek için eğitim
kitaplarını okuyabilirsiniz ama bundan evvel Allah ın kitabını ve Peygamberin
sünnetini okumalı ve doğru bir bakış açısı kazanmalısınız. Eğer tavsiyemizi
dikkate alırsanız, okuduklarınızı analiz ederken doğru bir pencereden bakma
imkânınız olur. Okumak bilgiye ulaşmanın yollarından biridir. Fakat önce başucu
eserlerimizi okumak ve anlamak zorundayız. Diğerlerini ise ihtiyaca binaen
seçip, faydalanabilir, öğrendiklerimizi yakınlarımızla paylaşabiliriz.
Ama bu ikinci aşamada gerçekleşebilecek bir şeydir.