Sultanahmet
Meydanı bomboş.
Kızılay Meydanı ıpıssız.
Korku algısı muvaffak oldu.
Terör, patlamalar, bombalar, kaos bir milleti canından bezdirdi, artık insanlar sokağa çıkmaktan çekinir oldu.
Nevruzla birlikte büyük ateşin fitilinin yakılacağını davullar eşliğinde ilan ettiler.
Bu kadar büyük fitne, ölüm, cinayet, acı bir davaya yar olabilir mi, bunun kimseler farkında değil mi ki, her gün ocaklara düşen şivandan medet umulmakta.
Ekonomi sallantıda, ülkeye turistlerin ayağı kesilmiş, iç istikrar sıkıntıda, dışarıdaki yarasalar avuçlarını oğuşturmakta, iyi çocuklarının darbesi için her şart hazırlanmış vaziyette.
Fedai olmanın cazibesine kapılmış birkaç genç, ya da taşeron olarak kullanılan örgütleri de aşan uluslar arası savaş lobisi, darbe şartlarını olgunlaştırmak için canla başla çalışmaktalar.
Bizim yaşlarımız bu şartların olgunlaşması hususunda yeterince tecrübeli, 12 Eylül ün o acımasız kan deryasına ne kadar benzemekte her şey.
Kurulu saat gibi bir sağdan bir soldan patlamalar, işçilerin öğrencilerin üzerine yağdırılan kalleş bombaların, nasıl ihtilal doğurduğunu, daha dün gibi anımsamaktayız.
Başkentte, üçüncü katliam, ne tren garı kesiyor yarasaların hızını ne Çankaya, ne Kızılay patlamaları. Ocaklar sönmekte, toplum kan kusmakta, aileler akıl yitiminde; yaralılar, kolunu bacağını elini, gözünü kaybetmiş, bir ömür sakat kalmakta, acıları ekmeğine süren vampirler iştahla daha fazla kan akıtma derdinde.
Hangi acımıza yanalım şaşırmışken, kamplaşmaların ölümler karşısında bile çözülmemesi.
Sözcü gazetesindeki sözün bittiği yerdeki yorum, her şeyin nasıl çığırından çıkıp gaddarlaştığını anlatmakta.
Ankara daki terör olayında yaşamını yitiren Gazi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisi Feyza Acısu için Sözcü de yer alan habere yapılan yorum, insanlığın bittiği yeri göstermekte.
Feyza nın başörtülü fotoğrafına bir nefret erbabı, Tesellimiz ölenlerden biri başörtülü yorumunu paylaştı. Gazetenin de bu insan düşmanı yorumu onaylaması hayretlere düşürdü. KPSS için dershaneye giden Feyza, evine gitmek üzere Güvenpark ta durağa geldi. İngilizce öğretmen adayı genç kız, telefonda annesi ile konuştuğu sırada, telefonu patlamanın etkisiyle kapandı. Genç kıza tekrar ulaşılamadı. Cenazeler arasında bulunan Feyza için yapılan yorum, toplumun nefret kuyusuna nasıl yuvarlandığını da anlatmakta:
Hiç yoksa bunun öğretmen olup bağnaz bir nesil yetiştirme olasılığının ortadan kalkmış olması ufak bir tesellidir. Can düşmanım olan yobazlardan birisinin ölmüş olmasına üzülemem.
Zaten memleketin durumu da, bu kin kusan cümlelerde gizli değil mi, her birimiz çil yavrusu gibi savrulmaktayız etrafa. Niçin birbirimizin ölümüne sevinmekteyiz bu kadar. Kim olursa olsun insan ölümüne sevinmek insanlığın düşeceği en alçak konum. Yaşamak, yaşatmak, elinden tutmak, konuşmak, birlikte yürümek varken sadece öldürmeye, düşmanlığa, acıya yönlendirilen bir ülkede her birimiz derin kayıplardayız. Bu ölümlerin, nefretlerin, saygısızlığın, sevgisizliğin çok kötü bir puanlaması var ve her birimize eşit başarısızlık oranı olarak dağıtılmakta, hâlâ farkında değiliz ve berbat bir savaştan medet umacak kadar sefilleşebilmekteyiz.