Nefret sarmalında Müslüman olmak

Abone Ol

İmtihanın seveni olmaz. Çünkü kolay imtihan yoktur. Her

imtihan bir risk barındırır. Ama gerçek olan o ki hayat imtihansız olmaz. İyi

ve kötünün, tembel ile çalışkanın, cennet ve cehennem yolcularının belli olması

için; imtihan/sınav.

     Dağ başında

evliya olmak kolay derler. Çünkü günah işleyecek ortam yok. Ya da uzanamadığın

üzüme ekşi demek. Zaten elin yetişmiyor. Asıl erdemlilik üzüm bağında

bulunduğun halde üzüme el uzatmamak veya kalabalıklar içerisinde erdemli

kalmak.

Bu bağlamda 17-21 Aralık Operasyonu ve beraberinde

getirdiği olaylar mütedeyyin Müslümanların müminler kardeştir inancının

turnusol kâğıdı olmuştur. Hatta MİT krizi, dershaneler ve yargıdaki gelişmeler

vd. Müslümanların; samimiyet, ihlas ve hoş görü testine dönüşmüştür.  Doğrudur bir ihtilaf/yanlışlık var. Ama bu

ihtilaf nefret sarmalında fitne ateşiyle çözülmez.

Durduğu yer yani cemaati, tarikatı, meşrebi ve partisi

senden farklı olan mümin ve Müslümanların kahrolması, yok olması, ölmesi ve

başarısız olması için; Geceleri Teheccüd vaktinde kalkıp Yasin suresini okumak,

Tebbet suresini okumak ve Allah ın el-Kahhar isminin 999 defa okumak; bu hal

Müslümanca bir hal değildir. Hangi insaf sahibi mümin kardeşi için böyle

bedduada bulunabilir!

Ya da dilin dedikodu, gıybet, sui-zan ve kana bulama

aracı yapılması, kalemlerin birer kılıca dönüştürülmesi, medyanın savaş saldırı

kulelerine dönüşmesi; Müslümanca bir tavrın göstergesi olabilir mi Olmaz. Bu

kavganın kazananı yok ama barışın kazananı her taraf.

Fakat tarihte olduğu gibi bu kavganın devam etmesi hatta

daha da şiddetlenmesini isteyen yerel ve ulus ötesi çevreler fitne kazanına

petrol! atmaya devam ediyorlar. Uyuyan hücrelerini uyandırdılar. Ufku açık

olmayan, olayları tahlil edemeyen, taassup ehli mensuplarını yanlarına alarak

savaş çığırtkanlığına devam etmektedirler.

Medyada savaş kulelerinde konuşlanmış ancak manevi

kazanımlarda hiç bedel ödememiş kalemşorlar, laf ebeleri ve münafık tipler;

ahlaki kaygı taşımadan günah kamuoyu oluşturmayı sürdürmektedirler.     

Şunu anlarız; münafıklar, ateistler ve muhalifler

saldırıda sınır tanımazlar. Ama ben Müslümanım diyen insanlara ne oluyor da,

onlarla beraber aynı karede fotoğraf çektiriyor! Yoksa onlar şu ayeti hiç

okumadılar mı Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını

bulup-düzeltin ve Allah tan korkup sakının umulur ki esirgenirsiniz (Hucurat

49/10) veya şu hadis-i şerifi duymadılar mı Hiçbiriniz kendi nefsiniz için

arzu ettiğinizi kardeşiniz için etmedikçe iman etmiş olmaz (Buhârî, imân, 7).

Ya şu nebevi emri Birbirinizle kinleşmeyiniz hasetleşmeyiniz birbirinizden yüz

çevirmeyiniz. Ey Allah ın kulları kardeş olunuz... (Buhârî, Edeb, 57)

Durduğu yeri kutsayan kimse ne ile yetindiğine bakmalıdır

Bir kişiye, Müslüman kardeşine hakaret etmesi kötülük olarak yeter (Müslim,

32).Kişinin durduğu yer kendisini Müslüman/erdemli yapmaya yetmeyebilir. Onu

Müslüman yapacak olan şey duruşudur. Neden mi Hz. Peygamberin arkasında da saf

tutup namaz kılan münafıklar vardı. Ama Asiye, Firavun un sarayında bir mümine

hanım!

Nefret sarmalından kurtulup Müslümanca davranmak