İnsanlar Allah n bildirdiği gibi din ahlâk n yaşamaktan al koyan en önemli unsurlardan biri, ak l ve vicdanlar yla değil, nefisleriyle düşünmeleridir. Diğer bir deyişle, kendi istek ve tutkular na göre hareket etmeleridir. Bu da söz konusu insanlar n hak olana değil, bat l olana uymalar na, hem kendilerine hem de çevrelerine maddi manevi büyük s k nt lar vermelerine neden olur. Allah Kur anda, nefsin insanlar hep kötülüğe yönlendirdiğini bildirmiştir:
... Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği d ş nda- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağ şlayand r, esirgeyendir. (Yusuf Suresi, 53)
Bir başka ayette ise, insanlar n kendi istek ve tutkular na uymalar n n büyük belalara sebep olacağ şöyle haber verilmiştir:
Eğer hak, onlar n heva (istek ve tutku)lar na uyacak olsayd hiç tart şmas z, gökler, yer ve bunlar n içinde olan herkes (ve herşey) bozulmaya uğrard . Hay r, Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar. (Müminun Suresi, 71)
Allah n indirdiği din, insanlar n yarat l ş na en uygun olan d r. İnsanlar n kendi mant k örgülerine, kültürlerine, birikimlerine göre yapt klar değerlendirmeler ise çeşitli s k nt lara neden olur. Çünkü Kur an ahlâk n yaşamayan bir insan, herşeyin kendi nefsine uygun olmas n ister. Ona göre önemli olan, nefsinin isteklerinin tatmin olmas d r, bu durumun ne gibi sonuçlar doğurabileceğini ise çoğunlukla düşünmez. Düşünse dahi, nefsi kendi istek ve tutkular n ona daha önemli gösterir. Nefse göre hareket edildiğinde, kişinin en çok kendisinin rahat etmesi, en çok kendisinin gözetilmesi gerekir. Kur an ahlâk n yaşamayan insanlar n bu bitmek bilmeyen h rslar Kur anda şu şekilde haber verilmiştir:
Yoksa insana her arzu edip dilekte bulunduğu şey mi var (Necm Suresi, 24)
Nefsinin planlad ğ n n aksine bir durum geliştiğinde de bu insanlarda çok fevri tepkiler oluşabilir. Öfke, küskünlük, duygusall k gibi Kur an ahlâk na uygun olmayan davran şlar gösterilebilir. Bu durum söz konusu insanlar n bencil, sevgisiz, kibirli, insaniyetsiz olmalar na neden olur. Bu insanlar en çok kendilerini severler. Yak nlar n , dostlar n veya ailelerini sevdiklerini iddia ettiklerinde de, bu sevgi anlay ş n n muhakkak onlar n nefislerine uygun olmas gerekir. Yani, sevgilerinde Allah n r zas n , rahmetini ve cennetini gözetmez, dünyevi birtak m beklentilere göre hareket ederler.
Tüm bunlar n en başta kişinin kendisine zarar vereceği aç kt r. Sürekli nefsinin isteklerini yerine getirmeye çal şan insan, kendisini y pratan bir h rsla yaşaman n s k nt lar n çeker. Güven, huzur, itidal yerine, sürekli endişe, korku ve tedirginlikle yaşar. Sahip olduğu herşeyin Allah n bir lütfu olduğunun bilinciyle hareket etmediği ve tevekkül etmediği için, sahip olduklar n kaybetmekten ya da olaylar n kendi istediği gibi gelişmeyeceğinden duyduğu korku ruh dengesini bozar.