İbrahim Ethem dervişin sözlerine önce önem vermez, suyunu içmeye devam eder. Derviş sözlerini tekrarlar ve sürdürür. Son söz üzerine dönüp bakan İbrahim Ethem dervişi göremez. Derviş yerinde yoktur. Ancak sözleri İbrahim Ethem‘in kulaklarında uğuldamaktadır.
- Bu iş için emrolunmadın!
- Sana emrolunanı yap! Uyan Ey İbrahim Ethem!...
İbrahim Ethem avdan döndüğünde taht odasında bir sağa bir sola geziniyordu Kapıdan veziri içeri girmek için izin istedi.
- Sultanım size hakaret eden bir derviş yakalamışlar!Ne ceza verelim?
- Derviş mi?Bana hakaret etmiş ha!?Buraya getirin bakalım!
Üst başı fakir görünümlü bir adamı içeriye getirirdiler.
- Sen kimsin?
- Bir derviş Sultanım!
- Nedir bu dervişlik?
- Sözle anlatılmaz!...
- Anlatılır o kadar çok şey varken anlatılamayan bir işle mi uğraşıyorsun?