İran ın nükleer enerji üretme çalışmalarına karşı ABD ve İsrail in oluşturmaya çalıştığı kampanya kelimenin tam anlamı ile bir çifte standart örneği olarak karşımızda duruyor.
ABD ve İsrail tarafından yapılan açıklamalarda; İran sanki nükleer enerji peşinde değil de sadece nükleer silah üretme emelinde bir ülke olarak takdim edilmekte ve dünya kamuoyunun zihni karıştırılmaktadır.
Peki nükleer enerji ya da silahla ilgilenen sadece İran mı
Elbette değil!
Uluslararası Enerji Ajansı nın verilerine göre nükleer silaha sahip olduğu bilinen beş ülke var!
Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin!
Bu ülkelere ilaveten resmen ilan edilmemekle birlikte Hindistan ve Pakistan ın da zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarına sahip oldukları ve ellerinde nükleer silah bulunduğu biliniyor.
İsrail ve Güney Kore nin de zenginleştirilmiş uranyuma sahip oldukları ve bunu her an nükleer silaha dönüştürebilecek kapasitede oldukları kimsenin meçhulü değil!
Keza Kuzey Kore nin de konuyla ilgisi biliniyor.
Güney Afrika nın ise yakın geçmişte yönetimin el değiştirmesinden sonra ülkesinde bulunan nükleer silahların sökülmesini istediğini herkes biliyor!
Evet, on kadar ülkenin nükleer silahlarla ilgisi bilinip dururken sadece İran ın çalışmalarına karşı çıkılması iyi niyet eseri olabilir mi
Bölgede İsrail gibi bir ülkenin nükleer güce sahip olması kimseyi tedirgin etmezken İran ın böyle bir güce kavuşması halinde barışın ve huzurun bozulacağını savunmak inandırıcı olabilir mi
Nükleer güç bir tehlike alametiyse İsrail in elinde iken de tehlikeli olarak kabul edilmesi gerekmez mi
ABD ile İsrail in dünya kamuoyunun kafasını karıştırmaya çalışmaları boşuna değil!
İstiyorlar ki bu güç sadece kendi ellerinde olsun, başkaları böyle bir güce sahip olmasınlar!
İran ın nükleer enerji peşinde olmasının ardında ard niyet aramaları da bu yüzden!
"Böyle bir güce sahip olurlarsa bunu kolayca nükleer silah haline dönüştürebilirler" diyerek aslında kendi kötü niyetlerini ortaya koyuyorlar.
Ve şimdi tüm dünyayı önemli bir tehdit daha kuşatıyor.
İsrail in elinde bulunan zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarını terör örgütleri ile devreye sokarak faturayı İran a kesmeye çalışabileceği yolundaki varsayımlar hiç de yabana atılmaması gereken varsayımlar olarak önümüzdedir.
Sahi neden sadece İran ın üzerine gidiliyor
Amerika ve İsrail bu çifte standartı neyle izah edecekler
Samimiyetsizlikleri bir kez daha sırıtmıyor mu