Neden Müslüman öldürüyorlar

Abone Ol

Kaç defa yazdığımı bilmiyorum.

Ortadoğu’da bir Müslüman nerede durursa dursun haçlı kurşunuyla ölüyor.

Durdukları yer hiç önemli değil.

Beşşar’ın yanında olan askerlerinden ölenlerin çoğunluğu Müslüman.

Beşşar’ın ve Putin’in bombalarıyla ölenler Müslüman.

Amerikan ve Koalisyon ordularının tamamı Hıristiyan ve attıkları her bombayla öldürdükleri Müslüman.

Siyonist İsrail işgalcilerinin kurşunlarıyla ölenler de Müslüman.

Irak ordusundaki askerlerin hepsi Müslüman ve öldürdüklerinin hepsi de Müslüman.

“Ama hata Müslümanlarda, öldürmesinler” sözünü bize söyleten basın-yayın organları da koalisyon devletlerinin kontrolünde.

Bugünlerde hatanın bizde olduğunu kabul edelim, peki bin yıldır devam eden Haçlı seferlerine direnen Müslümanlar da mı hatalıydı.

Hırsızın hiç mi suçu yoktu?

Büruc süresinde Yahudilerin, gerçek Hıristiyanları diri diri yaktıklarını haber verirken Rabbimiz: “Mü›minler, Aziz ve Hamid olan Allah›a iman etmeleri sebebiyle, (kâfirler) onlardan intikam alıyorlardı.” (Büruc süresi ayet 85/8)

Medine’deki Sevgili Peygamberimize karşı Yahudilerin, Hristiyanların ve Mekkeli Müşriklerin birleşerek yok etme çalışmalarının nedenini açıklarken Rabbimiz şöyle buyurur:

“Ehli kitaptan çoğu, gerçek kendilerine açıklandıktan sonra nefislerinde ki haset nedeniyle sizi imandan sonra kafirliğe çevirmek isterler. Fakat size Allah›ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve afvedin. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara süresi ayet 2/109)

Son iki yüz yıllık eğitim politikamız üzerinde yaptıkları çalışmalarda sarf ettikleri para ve enerjileri, silahla yaptıklarından daha fazladır.

Bizi gavur edebilmek için aldırdıkları kararlara bakıvermek yeterli

En son 1999-2002 yılları arasında Ecevit başkanlığında kurulan Anasol-M hükümeti çocukların Kur’an’dan uzak tutulması konusunda kanun çıkarmışlardı.

Batının isteklerini emir kabul edenleri uyarmak için Rabbimiz 1400 yıl öncesinde bizi uyarıyor: “Kitap ehlinden bir gurup sizi saptırmak ister. Onlar ancak kendilerini saptırır da farkına varamazlar. (Al-i Imran süresi ayet 3/69)

İslam toplumunun birbirleriyle kaynaşmaları, yardımlaşmaları, ülkelerinde barış ve huzur rüzgarları estirmeleri onları rahatsız edeceğini şöyle haber verir:

“Size bir iyilik dokunsa onları tasalandırır. Size bir kötülük dokunsa onunla neşelenirler. Eğer sabreder ve sakınırsanız onların hilesi hiçbir şeyle size zarar veremez. Şüphesiz Allah yaptıklarını kuşatmıştır.” (Al-i Imran süresi ayet 3/120)

Kendi dinlerinden memnun değiller.

Yahudiler, tahrif ettikleri Tevrat’ın kindar tanrı tarifinden memnun değiller

Hristiyanlar “Neden İsa Allah’ın oğlu olsun” diyorlar?

Almanların en ünlü şair ve siyasilerinden  Johann Wolfgang Von Goethe (1749-1832) “Doğu-Batı Divanı” diye Türkçeye çevrilen eserinde Sevgili Peygamberimizi öven bir şiirini yazarak Avrupalıların kulağına küpe takıvermiştir.

Kendi dinlerinden uzaklaşanlar, bizim dinimize olan hasetlerinden dolayı bizim de kâfir olmamızı ve böylece onlarla kâfirlikte eşit hale gelmemizi istediklerini Rabbimiz:

“Onlar, kendileri inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr etmenizi, onlarla denk olmanızı isterler. Onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar, onlardan dost ve yönetici edinmeyiniz. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, nerede bulursanız onları öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.”  Haber verir. (Nisa süresi ayet 4/89)

Dünyanın tamamı altın olsa cennetten bir gül almaya değmez iken, Müslümanları, cennete götürecek, bu dünyayı da cennete layık ameller üretecek tarla haline dönüştürecek iman cevherini taşıdıklarından, şeytanın Hazreti Adem’e hasedi gibi haset içinde olduklarından bizi öldürerek kendi kirliliklerini görülmez hale getirmeye çalışıyorlar. Ama bin yıllık Haçlı orduları gibi başarılı olamayacaklar.