31 Mart hezimetinden sonra iktidar partisi AKP’de yaşanan ve bu hezimetin nedenlerini araştırma yolunda başlayan çalışmalar hız kesmeden devam ediyor!
Toplantılar yapıyorlar!
Yetmiyor!
Kamplara giriyorlar!
Yetmiyor!
Her toplantıda, her kampta hezimetin sebebi olarak bir neden ileri sürülüyor!
Ama ileri sürülen nedenlerin hiçbiri hezimetin ortaya çıkardığı sonuçları gidermeye yetmiyor!
Soru hep aynı kalıyor:
Neden kaybettik?
Doğal olarak hezimetin faturasının kesileceği bir suçlu aranıyor.
Malum suç samur kürk olmuş hiç kimse giymek istememiş!
“Neden kaybettik” sorusuna cevap ararlarken de herkes kendisinin değil bir başkasının suçlu olduğunu düşünüyor.
Hal böyle olunca ortaya yeni bir fikir atılıyor.
Ve “hezimetin yaşandığı yerlerdeki il ve ilçe başkanları istifa etsinler” deniliyor.
Bu fikri seçim kaybedilen bir ildeki AKP’li dostlarımız ile tartıştık! Onlara “il ve ilçe başkanlarının istifa etmeleri yaşanan hezimetin telafisine yeter mi” dedik.
Aldığımız cevap bize hayli ilginç geldi.
Çünkü AKP’li dostlarımız böyle bir yola girilecekse AKP çatısı altındaki bütün başkanların istifasının istenmesi gerektiğini ileri sürdüler.
Ve tezlerini şöyle savundular:
Bu hezimeti sadece il ve ilçe başkanlarına fatura ederek ortadan kaldırmak mümkün değil!
Ortada bir hezimet varsa bunun sorumlusu parti çatısı altındaki bütün başkanlardır!
Yaşanan hezimette il ve ilçe başkanı ne kadar sorumluysa onları o görevlerde tutanlar da en az o kadar sorumludurlar.
Bu nedenle partide genel başkan dahil tüm başkanlar istifa ederek hezimetin faturasını paylaşmalılar.
Bize önce çok iddialı gelen bu görüş daha sonra oldukça makul ve mantıklı geldi!
Gerçekten ortada bir hezimet varsa ki var! Bunun sorumlusu olarak sadece il ve ilçe başkanlarını görmek sağlıklı bir yaklaşım olamaz.
Sorumluluğu tüm başkanlar paylaşmalılar.