Neden bu hallere düştük?

Abone Ol

Önce Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in Mü’minun suresinin 71. ayetinin mealini görelim. Orada Yüce Mevlamız: “Eğer hak (ve hak taraftarları) onların (batıl taraftarlarının) hevasına uyarsa yer ve gökler ve onların içindekiler bozulur. Aksine biz onlara kurallarını getir(miş)dik, fakat onlar kurallarından yüz çeviricidir (çeviriyorlar)” uyarısında bulunuyor. Bu ayeti okuyunca hemen aklıma ülkemizin son aylardaki manzarası geldi. Manzara şöyle:

Her gün bir anarşik olay duyuyor, okuyor, hatta karşılaşıyoruz. Doğu ve Güneydoğu şehir ve kasabaların sokaklarına teröristlerce mayınlar yerleştiriliyor, yolcu vasıtaları durdurulup kaçırmalar, öldürmeler uykularımızı kaçırırken otobüs taramaları, yakmaları hepimizi can evinden vuruyor. Karısını döven, hatta öldüren, kocasını vuran, eşinden boşanan, yani yuvasını yıkan kişilerin haberleri huzurumuzu dinamitliyor. Alkol alma belası yaygınlaşırken, uyuşturucu cinnetleri ilkokul çağına kadar inmiş bulunuyor. Ülkemiz içindeki bu dertler yetmiyormuş gibi komşu ülkelerde meydana gelen hadiseler sığınmacı problemlerini getiriyor. Hatta bu savaşlar yüzünden önemli üs ve limanlarımızı yabancı güçlere açmış bulunuyoruz. Bunları dile getirmek bile öldürüyor insanı. Peki, neden bu hallere düştük, bu hastalığın sebebi nedir Bunları bilmeden alacağımız önlemler yeterli olmayacaktır. Öyleyse hastalığın menşeini (kaynağını) tespit etmek zorundayız.

Biz 1974 yılında Kıbrıs harekâtını yapınca, orada bizim hem ırkdaşlarımız ve hem de dindaşlarımız vardır demişken ve hem de orası bizin için stratejik bir yer olmasını ileri sürmüşken Irak Basra Körfezine rahatça ulaşmasını önleyen bir konumda olması ve Irak’ı rahatsız edecek bazı hareketlere sahne olması dolayısıyla kansız bir şekilde Kuveyt’i ilhak eden Irak’a ABD ile birlikte savaş açıp ikiye bölünmesine sebep olmadık mı 2003 yılında ise ABD’nin “Saddam’ı devirip Irak’a demokrasi getirelim, kimyasal silahlarını imha edelim” aldatmacasına kapılıp Irak’ın ABD ve İngiltere tarafından işgal edilip üçe bölünmesine yardımcı olmadık mı Ve böylece Irak’ın dostluğunu kaybetmedik mi Mısır’da Müslüman Kardeşler normal bir seçimle işbaşına gelince o zamanki Başbakanımız oraya gidip “Laikliğe geçin” diyerek Müslüman Kardeşlerin tepkisini çekerken ve onları darıltırken darbeci Sisi ve taraftarlarına cesaret vermiş olmadı mı Kıbrıs Harekâtında bize en büyük desteği veren ve ABD’nin ambargosu karşısında “hiç endişe etmeyin, istediğiniz silahı bana söyleyin; beni alıp vereyim* demek alicenaplığını gösteren Libya lideri Kaddafi’yi devirmeye çalışan NATO kuvvetlerine altı gemiyle yardımcı olup Kaddafi’nin öldürülmesine ve Libya’nın çeşitli parçalara ayrılmasına sebep olmadık mı Komşumuz Suriye ile vizeleri kaldırıp serbestçe gidip gelme imkânını sağlamışken BOP belası hatırına oradaki Sünnileri “bir ayaklanırsanız Eset üç ayda düşer, hatta bir kıyam ederseniz Eset üç hafta dayanamaz” diyerek dört yıldır devam eden Suriye iç savaşını teşvik etmedik mi ABD’nin Malatya Kürecik’e füze kalkanı yerleştirmesine müsaade ederek İran’ı darıltmadık mı Daha ne gaflar Bütün bu hataları telafi etmeden anarşiyi önlemek mümkün olmayacaktır.

Alkol belası yanında uyuşturucu felaketi almış yürümüş. Ne okullarımızda ve ne de camilerimizde bunların ne kadar zararlı oldukları bilimsel olarak ve insanları gülünç hale getirdikleri filmsel olarak anlatılmadıkça gençliği kurtaramayız. Sokaklarımızda erkeklerin bile gezemeyeceği kıyafetlerle gezen kız ve kadınlar olduğu halde camilerde çıplaklığın dini hükmü gereği kadar anlatılmadığı gibi bu olayın biyolojik, sosyolojik, estetik, seksolojik, hatta psikolojik zararları anlatılmadıkça bu rezaletin önüne geçilemeyeceği gibi İslam’ın huzur dolu aile hayatı örnekleriyle birlikte anlatılmadıkça boşanmaların ve aile yuvalarının yıkılmasının önüne geçemeyiz. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında Tahiyyat duasının sonundan “ve yine şehadet ederim ki Muhammed onun kulu ve elçisidir” meali çıkarılırsa, Fatiha suresinin sonundan “Gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil” meali atlanırsa, Veda hutbesinin ortasından “Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır; en evvel kaldırdığım faiz amcam Abbas’a (ra) ait olan faizdir” paragrafı es geçilirse çocuklarımızı ahlaklı bir şekilde yetiştiremeyiz beyler!!!