Tabi özellikle süreçleri takip eden ve Siyonizm’in ne olduğunu bilenler için bu başlıktaki sorunun cevapları çok sarihtir. Ancak bir genel değerlendirme yapmakta fayda var. Zira bugün dünyanın süper gücü olarak lanse edilen ve dünyanın siyasal, sosyal ve kültürel hegemonik gücünün ne olduğunu tekrar düşünmek gerekiyor. Bu güç vurgusu doğru mu yanlış mı veya eksik mi? Genel bir değerlendirme yapmak isabetli olacaktır. İlk olarak bir WASP kavramına bakmak gerekiyor.
WASP nedir?
WASP kavramının iki ana boyutu vardır. Birincisi arı manasına gelir. Bu manası neden önemlidir? Zira bu affedersiniz “Eşek Arısı” zararlı böcekleri yer ve doğal dengeyi sağlama noktasında fayda sağlar. Bu manasının yanında ikinci olarak da kelime bir sosyal ve kültürel manaya sahiptir.
WASP diğer manası ile "White Anglo-Saxon Protestant" (Beyaz Anglo-Sakson Protestan) ifadesinin kısaltması olarak ifade edilir. ABD'de kökeni İngiliz olan, Protestan mezhebine mensup, genellikle yüksek sosyoekonomik statüye sahip beyaz Amerikalıları tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terim olarak ön plana çıkar. Beyaz, Anglo-Sakson (İngiliz kökenli) ve Protestan olan kişileri ifade eden bu kavram, ABD tarihinde siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan en baskın, ayrıcalıklı grup olarak kabul edilirler. Nitekim Obama başkan olana kadar gizli bir kural gibi WASP olmayanlar başkan olamıyordu veya olanların ipi hemen çekiliyordu. Kavramı ilk duymam Selçuk Üniversitesinde Lisans okurken Siyaset Bilimi dersinde Prof. Dr. Birol Akgün hocamızın anlatımı üzerine olmuştu, o zaman Obama da başkan olmamıştı henüz. Buna rağmen, aslında ben bile ilk olarak yok canım olur mu böyle şey? 200 yıllık devletin (bize çok geliyor tabi) başkanlarında bir tane bile WASP olmayan yok mu? demiştim. Aslında var, mesela bazıları doğrudan olmasa da Protestanlığa biraz uzaklar, ancak en tipik ve uzak örnek kim peki Katolik olan John F. Kennedy…
Bu grup yani WASP’lar genellikle eğitimli, zengin ve üst sınıf Amerikalıları temsil etmek için kullanılan bir terimdir. Amerikan toplumunun "ana akım" yapısını şekillendiren grup olarak bilinseler de, günümüzde bu tabir daha az kullanılmaktadır. Bir manada makul ve makbul vatandaş ve asli unsur olarak değerlendirilen grup WASP’lardır. Diğer yandan ise sistemdeki aykırı sesleri yok eden zararlıları yok edenler manasına gelir. İkisi de aynı yere işaret eder. Dünyanın asıl hâkimlerine…
Peki, Yahudiler Nerede?
İşte bu noktada makbul vatandaş olarak bu grup özellikle de Protestanlığın Evangelist kısmından olanlar ön plana çıkar. Evangelizm’in Siyonist Hristiyanlar olduğunu izah etmemize gerek yok. Erbakan Hocamızın defaatle anlattığı Mesihlerin uyumlaştırılması, Tanrıyı kıyamete zorlamak ve benzeri hususları hepimiz biliyoruz. Bu noktada bahsedilmesi gereken husus Evangelistler değil Yahudi Siyonistlerdir. Bu ifadede özellikle Yahudi Siyonistler demek belki daha doğru olacaktır. Zira Siyonizm bir dini fikir akımı olarak çok eski olsa da toplumsal ve siyasal olarak Theodor Herzl ile bir manada vücut bulmuştur. Yine bir ekleme sadece bir kişiye bir olaya yani Basel’deki kongreye de indirgemek yanlış olur. Daha kapsayıcı olarak bakmak gerekir olaya. O yüzden vücut bulması ifadesinin tercihi daha isabet olur. Konunun özüne dönecek olursak Yahudiler, Amerika’da ve hatta dünyada onların inşa ettiği sistem ile üstün ve dokunulmaz insanlar olarak hale getirilmişlerdir. Nitekim İsmet Özel’in güzel bir tanımlaması var insan hakları ile ilgili, “İnsan hakları, bütün insanları ifade eden bir şey değildir. İnsan hakları belli bir insanı esas alır. O da Yahudi’dir. Yani insan hakları Yahudi haklarıdır. Bunun literatürde de yeri vardır. Bir Yahudi’nin dünyanın her bir yanında rahat yaşaması hakkına insan hakları denir.” İşte bunu Amerika özeline indirgersek bu durumu daha belirgindir. Adalet, Serbest piyasaya, serbest girişimcilik hepsi Yahudilere tanınan özgürlükleri ifade eder. Yahudiler, ABD nüfusunun yaklaşık %2'sini oluşturmalarına rağmen, Kongre'deki oranları %6 civarındadır. Bu bir veri sunmaz zira Siyonistler sadece Yahudi değildir. Bugünlerde biraz oran düşese de Aksa Tufanı Operasyonu sonrası yapılan analiz bulgularına göre, Kongre üyelerinin yüzde 93'ü Washington'un İsrail'e askeri yada mali destek vermesini isterken, yüzde 81'i İsrail'in Gazze'ye saldırılarını desteklemiştir. Bu bağlamda kongre üyelerinden sadece yüzde 17'si İsrail'i eleştirip ateşkes çağrısında bulunurken, yüzde 17'si de 7 Ekim'in İsrail'in yıllardır Gazze'ye uyguladığı abluka ve işgali nedeniyle gerçekleştiğini savunmaktadır. Bu oranlar aslında yönetici olarak görünmesine gerek olmadan ne şekilde yönetimi elinde tuttuğunu göstermektedir.
Amerikan Siyasetinin Ana Unsurları
Amerikan siyasetinin ana unsurları denilince akla ilk başta lobiler, para baronları, askeri endüstriyel kompleks ve yönetici sınıf veya siyasetçiler gelir. Buna enerji oligarkları (petro-devlet fraksiyonu), medya imparatorlukları (medyatik gündem belirleyiciler), teknoloji devleri ve silikon vadisi, (bigtech), kripto para ve risk sermayesi (venturecapital) yapıları da eklenebilir. Bakınız bunları tek tek açmak çok uzun olabilir. Ancak tek bir gerçek var bunların hepsi Siyonistlerin kontrolündedir. Erbakan Hoca’mızın Dolar bir “Yahudi parasıdır” ifadesinden şirket sahipleri veya yatırımcılarının İsrail destekçisi ve katliam sever olmaları üzerinden geniş bir yelpazede olaya bakılabilir. Sorunun özünde aslında şu var. Aslında kim yönetiyor. Net bir şekilde görünen bu dünyayı bu şekilde dönüştüren ve yöneten Siyonistlerdir. İfade ettiğimiz gibi bu sadece ABD için değil sarmal tüm dünyaya uzanmaktadır.
Diğer bir soru da şu “Peki Trump?” süreçler içerisindeki dahlinin çok sınırlı olduğunu önüne konulanı Trump’ça yapmak dışında oynama alanı olmayan bir durumda olduğunu görmek lazım… Ya böyle olur mu? Bu nasıl okuma? Diyenlere Epstein dosyalarını ve her İsrail’in aksi konuşması sonrasındaki yeni şantajlara bakarak olayı okumalarını söylemek gerekiyor. İşin aslı bir başka konu için bir tanıdığımızın ifadesini dikkatinize çekmek isterim. “Ya bu kadar göz önündeki adamlar bunu yapar mı? Sizce mantıklı mı?” demişti. Düz mantıkla haklı ancak görünen sanki bunun çok ötesinde olaylar yaşandığı ve görünen veya servis edilenin asılın bir kısmı olduğudur. Daha neler var da peyderpey ortaya çıkıyor. Veya çıkarılıyor. Veya gerektiğinde çıkartılacak…