Necdet Gökçınar’dan Erbakan Hoca anekdotu…

Abone Ol

Necdet Gökçınar…

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı…

Necdet Gökçınar, Milli Görüş’ün iş tutuşunu, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dan verdiği bir örnekle şöyle anlattı:

“2002 yılları… AKP’nin iktidara geldiği yıllar…

Uçak alımı için uluslararası ihaleye çıkılıyor. Bir süre bekleniliyor, ne arayan var ne soran. “Nasıl olur?” diye, “Acaba ihale haberi ulaşmadı mı?” düşüncesiyle bir kez daha ihaleye çıkılıyor. Yine ne arayan ne soran var! Bu kez ünlü uçak firması aranarak, “Neden ihaleye girmiyorsunuz?” diye soruluyor. Aldıkları cevap manidar: “Biz sizi neden arayalım, neden gelelim! Siz zaten eliniz mahkûm, bize geleceksiniz!”

Şimdi, gidelim Refah-Yol dönemine…

Erbakan Hoca başbakan…

Dünyaca ünlü uçak firması olan Boeing’in CEO’su Başbakan Erbakan’la görüşmek için Ankara’ya geliyor ve Başbakan’dan randevu almak için Başbakanlık koridorlarında bir hafta bekliyor. Neden? Uçak ihalesi için. Erbakan Hoca, bu CEO ile alınacak uçaklarla alakalı olarak, bu uçakların Türkiye’de üretimi ve ‘yerli katkı’ konusunda son derece ciddi bir müzakere ve pazarlık yapıyor. Ankara’da bir hafta beklemesi bu yüzden...

İşte iki ‘iş tutuş’ arasındaki fark budur. Milli Görüş ile diğerleri arasındaki fark bu kadar barizdir…”

GÖKÇINAR’IN EN İDDİALI PROJELERİ

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Necdet Gökçınar’ın “Medya Buluşması’nda ben de vardım. Aldığım notları aktarmak istiyorum:

* Necdet Bey, Ankara’da okuduğu liseden 1. olarak mezun oldu.

* İTÜ’de kalmak arzusunda iken, MSP’nin hükümet ortağı olduğu dönemde, davet üzerine ağır sanayi yatırımları çalışmalarında yer almak için yeniden Başkent’e döndü. 

* Belediyenin 1 lirasının dahi israfına karşı.

* Gökçınar’ın metrobüs projesi şu şekilde: “Metrobüs hattını ‘raylı sistem’e dönüştüreceğiz. Hem daha çok yolcu taşınacak hem de İstanbullu oturarak seyahat edecek.”

* İstanbul’da su fiyatları Ömerli Barajı yüzeyine yerleştirecekleri elektrik üretim amaçlı panellerle düşecek. “Su fiyatlarını artıran en büyük faktör elektrik sarfiyatı.” cümlesi Necdet Bey’e ait.

* Adalet, mutluluk, israf, refah, huzur, millilik ve yerlilik vurgularını sık sık kullandı, “Reklam yok.” cümlesinin altını çizdi. Gözlemlerini aktarırken, “İstanbullu mutsuz.” dedi.

* Bölmeden, ayrıştırmadan İstanbulluyu kucaklamak istediklerini dile getirdi.

* Otoparklara özel vurgu yaptı ve şu cümleyi kullandı: “Ruhsat çıkarırken otopark parası alınıyor. Nerede otopark paraları?”

* Benim de bu köşede birçok kez dile getirdiğim bir yaraya neşter vuracağını ilan etti Necdet Gökçınar; “2 bin kişilik okulda sadece 2 tane temizlik görevlisi var. Yeterli olması mümkün değil. Anneler çocukları için tedirgin. Biz ne yapacağız; parasını biz karşılayacağız ve okullara temizlik görevlisi istihdam edeceğiz…”

* Deprem olasılığına yönelik olarak yeni ‘toplanma alanları’ projesi de masasında, Necdet Bey’in.

10 MADDEDE NECDET GÖKÇINAR

1) İkna edici.

2) Rahat ve güven telkin ediyor.

3) Mühendis mantalitesi hâkim.

4) Şık ve zarif.

5) Konuşması beliğ ve akıcı.

6) Ekip ruhuna sahip.

7) Statik değil, konuşurken mimiklerini de kullanıyor.

8) Teklemeden konuşuyor. 

9) Patron tavırlı ama babacan.

10) Konuşmasını somut örneklerle süslüyor.

CELAL ADAN ARADI…

Celal Adan…

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başkanlığına vekâlet eden isim.

Biliyorsunuz, Binali Yıldırım Meclis Başkanlığı’ndan istifa ettikten sonra TBMM başkanlığı mührünü yeni başkan seçilinceye kadar ‘en yaşlı üye’ sıfatıyla Celal Adan’a emanet etti.

“Pazar’a kadar” başlıklı yazımda, Celal Adan’ın biyografisini, kim olduğunu işlemiştim, bu sütunlarda; https://www.milligazete.com.tr/makale/1883421/adnan-oksuz/pazara-kadar

Önceki gün cep telefonum çaldı.

Arayan Celal Adan.

“Yazınla ilgili görüşlerim var!” dedi ve şunları anlattı:

1) “MHP davasında yargılandım, doğrudur ama davanın zamanaşımı ve de düşmesi söz konusu değil, ben askeri mahkemede beraat ettim. Aynı şekilde Kemal Türkler dosyası konusunda da delil yetersizliği ve zamanaşımı gerekçesiyle değil, beraat ettim.”

2) “Ben ’68 kuşağıyım. Ağrılıyım ama Erzurum Lisesi’nde okudum. 12 Eylül askeri darbesinden sonra işkencelerden geçtim. Bir gün gelirsen bize (ülkücülere) yapılan işkence raporlarını da gösteririm.”

3) “Geçmişte adımın, Flash TV’nin kurşunlanması ve Budapeşte’de Mesut Yılmaz’ın yumruklanması olayına karıştığı” iddiası tamamen uydurulmuş kuru bir iftiradan ibarettir. Flash TV’nin kurşunlanması tarihinde DYP İstanbul İl Başkanı idim. Birileri çıkıp aleyhimde ileri geri konuştu. Ama ne Emniyet raporlarında ne de mahkeme kayıtlarında böyle bir husus söz konusu değil. Her iki olay hakkında benim dahlim olduğuna ilişkin bir belge ortaya çıksın, o gün siyaseti bırakırım. Mesut Yılmaz ve Flash TV olayıyla hiç alakam olmadı.”

***

Adan’ın görüşleri böyle… Ben de yansıttım.

Celal Adan Bey’le bir Millî Gazete yemeği konusunda anlaştık. İstanbul’a geldiğinde bekliyoruz, inşallah.

Son bir not; dün baktım; TBMM web sayfasında istifa etmesine karşın ‘TBMM Başkanı’ olarak Binali Yıldırım yazıyordu.

Meclis bürokrasisi anlaşıldığı kadarıyla “seçimle işbaşına gelmediği sürece” kurumsalla oynamıyordu.