Ne yazık ki, yazık oldu!

Abone Ol

Bugün insanımız, milli iradeye saygıyı meydanları doldurmakla gerçekleştireceğine inandırılmaya çalışılıyor, ne yazık! Bugüne kadar az konuşup çok iş yapmakla sorumlu olanların bu sorumluluklarından kaçmasının milli iradeye ters düştüğünü kimse söyleyemiyor, ne yazık! Kimse, “ben nerde yanlış yaptım” diye kendine sormuyor, ne yazık!

Geçmişte millete hizmet etmek ve Allah’ın rızasını kazanmak için siyaset yapanlar, bugün birilerinin gönlünü hoş etmek için çabalıyor, yazık oluyor. Dört partisi kapatıldığı halde, tek bir taş atmayanlar, bugün kamplaşmanın tetikçisi yapılıyor, yazık oluyor. Hayra motor, şerre fren olmayı temel ilke sayanlar, bu ilkeden vazgeçiyor, vazgeçirilmeye çalışılıyor, yazık oluyor.

On yıllık iktidarında faiz lobilerine 600 milyar dolar ödeme yapıp da, bu gün faiz lobisinden şikâyet edenlere tepki vermeyenlere yazık oldu. IMF’ye borcumuz bitti diyerek ülkenin borcunun bittiği havasını oluşturarak milleti yanıltıp, ülkenin borcunu 217 milyar dolardan 600 milyar dolara çıkaranların yakasına yapışmayanlara yazık oldu.

Irkçı emperyalizmin istek ve arzularına uygun olarak, Ortadoğu’da milyonlarca müslümanın öldürülmesine ortak olanlara hesap sormayanlara yazık oldu. İsrail ve Amerika’nın isteği ve arzusu doğrultusunda hareket edip, Suriye’de uzun yıllar sürecek kardeş kavgasına sebebiyet verenlere dur demeyenlere yazık oldu. Avrupa’nın peşine takılıp, hatta Avrupa Birliği Bakanlığı kurup, sonra Avrupa’dan şikâyet edenlere İslam Birliği’ni hatırlatmayanlara yazık oldu.

Bize benzemeyen, bizim gibi düşünmeyenlerin hakkının bize emanet edildiğini, iktidar ve güç hesaplarıyla bize zulmetmek isteyenleri durdurmanın da bize düştüğünü unuttuk, ne yazık ki! Yok ederek, küçümseyerek değil, adalete emin kılarak, onların yaşam kültürlerine saygı duyan bir tebliğ sorumluluğu ile insanımızı ıslah sorumluluğunu unuttuk, ne yazık ki. Kulun iradesi üstünde Allah’ın takdirinin olduğunu unuttuk ne yazık ki.

Adalet ölçüsünden ayrılan yöneticileri her şartta haklı görmeye meyledenlere yazıklar olsun. Bir zamanlar mazlum iken şimdi zalimin yanında yer alıp nefsini hesaba çekmeyenlere yazıklar olsun. Modern batı uygarlığının, dünyanın hiçbir yerine uygarlık götürmediği; uygarlaştırma misyonunu yalnızca sömürgeciliğin ayartıcı kılıfı ve maskesi olarak kullandığını bildiği halde bilmemiş gibi gözükenlere yazıklar olsun.

Son on yılda yaşadığımız mantıksal kayma, adalet eksenimizi de kaydırmıştır. Bu yüzden, devletle sistemi bir türlü birbirinden ayırt edemiyoruz, çünkü; ferasetimizi de kaybettik. Ve bugünlere, faturayı sadece ve sadece millete kesen bir sistemden medet umarak, “taban demokrasisi” diyerek, “oylarınızı çöpe atmayın” diyerek geldik. Üstelik İslam’ın “iktidarı ele geçirmek” değil, “iktidarı sınırlandırmak” gibi bir mesajı olduğu ve bunu “hak” kavramı üzerine bina ettiğini bile bile…

Yazık oldu, ne yazık! Ve yazık oluyor, ne yazık ki! Siyaseti, kamplaştıran, ötekileştiren, yabancılaştıran bir üslup üzerine devam ettiren, bütün Türkiye’yi derleyip toparlayacağı halde, ihtirasına yenilenlere sormak lazım. Vazgeçmemiz gereken bir sistem varken, bu sistemi muhafaza etme adına yapılan yanlışları sorgulamak lazım. Hocasının arkasında “duran adam” olmayanları uyarmak lazım: sahi, gömleği çıkardınız da ne oldu! Ne yazık ki, yazık oldu!